İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
15-21 HAZİRAN 2014

TÜRKİYE-AB KATILIM MÜZAKERELERİNDE İLERLEME SAĞLAMA ÇABALARI SÜRÜYOR

Türkiye-AB ilişkilerinde sürece yeniden işlerlik kazandırılması yönünde adımlar atılıyor. Bu kapsamda, Avrupa Komisyonunun Genişleme ve Komşuluk Politikasından Sorumlu Üyesi Štefan Füle’nin Türkiye’de ve AB-Türkiye ilişkilerinde meydana gelen son gelişmelerin yanı sıra, katılım sürecinin geleceğini ele almak üzere Ankara’ya gerçekleştirdiği ziyaret; yeni kabul edilen 5’inci yargı paketi ve Başbakan Erdoğan’ın Fransız Cumhurbaşkanı François Hollande ziyareti öncesi  “hukuk devleti, demokrasi ve insan hakları gibi Avrupa değerlerini Türkiye'nin de paylaştığı ve uygulamak istediği” yönündeki mesajları, Türkiye-AB ilişkilerinin yeni bir ivme kazanacağı yönündeki umutları artırdı.

Türkiye’de son aylarda yaşanan siyasi gelişmelerin ardından AB-Türkiye ilişkileri ve müzakere sürecinin geleceğini görüşmek üzere 16-17 Haziran 2014 tarihlerinde Türkiye’ye iki günlük bir ziyaret gerçekleştiren Avrupa Komisyonunun Genişleme ve Komşuluk Politikasından Sorumlu Üyesi Štefan Füle, Ankara’da bir dizi temasta bulundu. Son olarak 2013 yılın Kasım ayında Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştiren Füle, bu ziyaretinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile bir araya geldi.

Füle: Reformlarda güçlü bir kararlılık ve Kıbrıs sorununda ilerleme gerekli

Avrupa Komisyonu Üyesi Stefan Füle’nin Ankara ziyaretinde Türkiye-AB ilişkilerinde gelinen aşama ve katılım sürecinin geleceği görüşüldü. Füle’nin mesajlarında katılım müzakerelerinin ilerleyebilmesi için siyasi reformların sürmesi ve Kıbrıs sorununda gelişme sağlanmasının gerekliliği vurgusu öne çıktı. Füle’nin ziyareti, yeni Komisyon’un oluşturulmasından önce Ekim 2014 tarihinde açıklanması öngörülen 2014 Yılı İlerleme Raporu’nun tonu açısından da büyük önem taşıyor.

Stefan Füle, ziyaretinin ilk gününde öncelikle Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüştü. Füle daha sonra, AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile birlikte 23. Yargı ve Temel Haklar Faslı Çalışma Grubu toplantısına katıldı. 17 Haziran 2014 tarihinde AB Bakanlığı’nda gerçekleştirilen toplantıda, Türkiye'nin katılım süreci açısından hayati öneme sahip olan “yargı ve temel haklar” alanında yapılacak reformlar değerlendirildi ve Yargı ve Temel Haklar Faslı kapsamında Türkiye’nin son yıllarda gerçekleştirdiği reformlar konusunda Komisyon yetkilileri ile görüş alışverişinde bulunuldu.

Toplantı sonrası konuşan Füle, "katılım müzakerelerinin Türkiye-AB ilişkilerinin merkezi lokomotifi olduğunu"; bununla birlikte siyasi reformlar ve Kıbrıs ile ilgili konularda ikna edici bir ilerleme olması durumunda katılım sürecinde ilerleme kaydedilebileceğinin altını çizdi. Avrupa Komisyonu Üyesi Füle, söz konusu iki konuda herhangi bir aksaklık olması durumunda Türkiye’nin AB’ye karşı taahhütleri konusunda şüphelerin artacağı uyarısında bulundu. Štefan Füle “AB katılım sürecinin ilerlemesi için Türkiye tarafınca daha fazla reform yönünde sergilenecek güçlü bir kararlılık, vazgeçilmez niteliktedir.” dedi.

Türkiye’nin” bugüne kadar uyguladığı birçok cesur ve pozitif reforma tanıklık ettiğini” söyleyen Füle, atılan olumlu adımların çabaları göz ardı edilmemesi gerektiğini; bu amaçla mali kaynak, zaman ve enerji harcandığını belirtti. Füle, bu noktadan sonra sürece yeniden ivme kazandırmamın gerekli olduğunu ve 23. Yargı ve Temel Haklar Faslı Çalışma Grubu toplantısının ardından bu ivmenin başlamasını ümit ettiğini sözlerine ekledi.

Füle: Yargı ve Temel Haklar alanında yeni düzenlemelere gitmeden önce istişareler yürütülmeli

AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile birlikte Yargı ve Temel Haklar başlıklı 23’üncü Faslın Çalışma Grubunun üçüncü toplantısına katılan Füle ayrıca, “bağımsız ve tarafsız bir yargı ile temel haklara saygının, AB’ye katılım bağlamında önemine dikkat çekti ve bu hususların Avrupa değerlerinin tam merkezinde yer aldığını” hatırlattı. Avrupa Komisyonu Üyesi Stefan Füle, Yargı ve Temel Haklar Faslı’nda asıl meselenin yargı bağımsızlığı ve güçler ayrılığı gibi AB temel ilke ve standartlarının, Avrupa değerlerini koruyacak şekilde takip edilmesinin sağlanması olduğunu kaydetti.

Avrupa Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Füle’nin mesajlarında dikkat çeken bir diğer husus, Türkiye’nin AB standartlarına daha da yakınlaştırılmasının temin edilmesi amacıyla yargıyı, hukukun üstünlüğünü ve diğer ilgili alanları etkileyen mevzuatın kabul edilmesinden önce bu mevzuatın tasarı aşamasında istişarelerde bulunulmasının gerekliliğini hatırlatması oldu.  Füle, bu alanlarda yeni düzenlemeler yapılmadan önce,  yasaların Türkiye'yi AB standartlarına yakınlaştırdığında emin olunması ve toplumda uzlaşma sağlamak için geniş çaplı istişareler yürütülmesi çağrısı yaptı. Ayrıca, Avrupa Komisyonu’nun görevinin her bir yasa maddesini AB yasalarıyla karşılaştırmak değil, AB'nin temel ilke ve standartlarının yargı bağımsızlığı ve kuvvetler ayrılığı gibi Avrupa değerlerini teminat alacak biçimde uygulanmasını sağlamak olduğu Füle’nin açıklamalarında yer buldu.

Füle: Katılım sürecinin geleceğini Türkiye’nin kararlılığı belirleyecek

AB’nin Genişlemeden Sorumlu Üyesi Füle, Türkiye’nin AB’ye katılım süreci konusunda yaptığı değerlendirmede, müzakerelerin geleceğinin Avrupa Parlamentosu tarafından değil, Türkiye’nin reform sürecindeki kararlılığının şekillendireceği vurgusunu yineledi.

Bu çerçevede Füle, "geçen aylarda yaşanan siyasi gelişmeler nedeniyle, yolsuzluk iddialarında soruşturmayı yürüten savcıların yerinin değiştirilmesi ve AB ile istişare içinde olmaksızın süratle gerçekleştirilen değişiklikler sonucunda Türkiye’nin Avrupa değerlerine bağlılığı konusunda bazı şüphelerin ortaya çıktığını" savundu.  Buna karşın Füle, Anayasa Mahkemesi’nin Twitter, YouTube ve HSYK konularında temel hak ve özgürlüklere sahip olmak adına aldığı kararları memnuniyetle karşıladıklarını ve bu kararların yargıya güveni tesis etmek ve toplumdaki kutuplaşmayı sona erdirmek için atılan adımlar olarak gördüklerini söyledi.

Türkiye-AB ilişkilerinde yaşanan durağanlığın sebeplerine ilişkin olarak ise Füle, farklı fasılların tartışıldığını ve bunların açılıp kapanmasıyla ilgili kararlılığın sergilendiği katılım müzakerelerinin uzun zaman aldığını hatırlattı. Füle ayrıca, Geri Kabul Anlaşmasının imzalanması ve bazı fasılların açılması sayesinde 2013 yılı sonunda ilişkilerde gerekli ilerlemeyi sağladıklarını ancak son altı aylık süre zarfında yaşanan gelişmeler nedeniyle bulunulan aşamada “ilave fasılları tartışmak yerine bir sonraki İlerleme Raporu’nun dilinin daha yapıcı olması gerektiğine odaklandığının” altını çizdi. Yeni İlerleme Raporu konusunda “itidalli bir iyimserlik barındırdığını” kaydeden Füle, AB Konsey’ine ve Avrupa Parlamentosu’na, yakın zamanda yaşanan çalkantılara rağmen Türkiye’nin reformları ilerletmeye istekli olduğunu rapor edebilmeyi umut ettiğini söyledi.

Yargı ve Temel Haklar Faslı Çalışma Grubu toplantısının ardından AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu ve Avrupa Komisyonu’nun Genişleme ve Komşuluk Politikasından Sorumlu Üyesi Stefan Füle, Türkiye’nin AB’ye katılım sürecindeki gelişmeleri değerlendirmek ve katkılarını paylaşmak amacıyla sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile bir araya geldi. İktisadi Kalkınma Vakfı toplantıya katılan sivil toplum kuruluşları arasında yer aldı. “Türkiye-AB İlişkileri” başlıklı toplantıda, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle Türkiye-AB ilişkilerindeki gelinen aşama ve önümüzdeki dönemde gerçekleştirilmesi planlanan çalışmalara konusunda görüş alışverişinde bulunuldu.

Avrupa Komisyonu Üyesi Stefan Füle tarafından Sivil Toplum temsilcileri ile görüşme sonrası yapılan açıklamada, “Türk meslektaşlarımı, kapsamlı ve güvenilir bir reform süreci çerçevesinde kararlılıkla, AB ile birlikte hareket etmeye ve hukukun üstünlüğü ve temel haklar alanlarında Komisyon ile yakın diyalog içerisinde olmaya davet ettim” ifadelerini kullandı.

AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu: AB’nin bardağın dolu tarafını görmesi lazım

Avrupa Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile birlikte 23. Yargı ve Temel Haklar Faslı Çalışma Grubu toplantısına katılan AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu ise, Füle’nin değerlendirmelerine karşılık olarak, Türkiye’nin son üç yılda beş yargı reformu paketini çıkarttığını hatırlattı ve yargı ve temel haklar alanında büyük mesafeler kaydedildiğini altını çizdi. AB Bakanı Çavuşoğlu, Türkiye’de kaydedilen tüm bu olumlu gelişmelerin müzakere sürecine tam olarak yansımadığını belirtti ve müzakere sürecinin somut bir takvime bağlanmasını gerektiğini vurguladı.

23. Yargı ve Temel Haklar Faslı Çalışma Grubu toplantısının ardından toplantı katılımcıları ve sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle “Türkiye-AB İlişkileri” konulu çalışma yemeğinin açılış konuşmasını yapan Bakan Çavuşoğlu, Türkiye’de reformların gerçekleştirilmesinde AB müzakere süreci kadar ülkedeki sivil toplum kuruluşlarının da çok önemli rolü ve katkısının bulunduğunu kaydetti.

AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Raportörü Andrea Rigoni ile yaptığı görüşmede de, müzakare sürecine dair görüşlerini yineledi. AB Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “2014 yılı bizim için Avrupa Birliği yılıdır. Biz üzerimize düşeni yaptık, yapmaya devam edeceğiz. Ama bunun karşılığında AB’nin fasılları açması lazım. Bardağın dolu tarafını görmesi ve boş tarafını nasıl birlikte doldurabiliriz çabası içerisinde olması gerekir” dedi.

Bakan Çavuşoğlu, Demokratikleşme Paketi'yle ilgili uygulamalar ve İnsan hakları sözleşmesi ihlallerini önlemeye yönelik eylem planı konularında önemli başarılar elde ettiklerini; yeni yasalaşan 5’inci yargı paketinin bu kapsamda çok önemli bir gelişme olduğunun Avrupa Komisyonu Üyesi Stefan Füle tarafından da teyit edildiğini belirtti.

“2014 yılı bizim için Avrupa Birliği yılıdır” diyen AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, “Biz üzerimize düşeni yaptık, yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Ama bunun karşılığında AB’nin fasılları açması lazım. AB’den resmi bir pozisyon belirtilmemesine rağmen bu alanda adımlar atmaya devam ediyoruz. İhtiyacımız olan ne? Fasılların açılması. Tam olarak AB yılı olabilmesi için yılın ikinci yarısında da aynı gayretle reformları yapmaya devam etmemiz lazım” ifadelerini kullandı.

Erdoğan: Türkiye’nin tarihi Avrupa’sız, Avrupa’nın tarihi Türkiye’siz yazılamaz

Türkiye-AB ilişkilerinde sürece yeniden işlerlik kazandırılması yönündeki işaretlerden bir diğeri bizzat Başbakan Erdoğan tarafından verildi.  Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 20 Haziran’da Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ile yapacağı görüşme öncesi Paris Match Dergisi’ne verdiği röportajda “Türkiye’nin tarihinin Avrupa’sız, Avrupa tarihinin de Türkiye’siz yazılamayacağını” belirtti ve “Türkiye’nin AB'ye üyelik hedefinin stratejik bir seçim olduğunu” hatırlatarak, “AB’nin de buna stratejik bir yanıt vermesi gerektiğini” kaydetti.

AB’nin hukuk devleti, demokrasi ve insan hakları gibi bağlı olduğu değerleri Türkiye'nin de paylaştığını ve uygulamak istediğini vurgulayan Erdoğan; Türkiye'nin üyeliği önüne konan “sahte engeller ve bloke edilen fasılların” Türk halkının hevesini kırdığına dikkat çekti. Erdoğan, son olarak üyelik kriterleri açısından değerlendirildiğinde Türkiye’nin üye ülkelerin yarısından daha iyi durumda olduğunu ifade etti.