İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
15-21 HAZİRAN 2014

AVRUPA PARLAMENTOSU’NDA AB KARŞITI YENİ BİR PARTİ GRUBU KURULDU

22-25 Mayıs 2014 tarihlerinde yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oylarını artıran AB karşıtı partiler, yeni bir siyasi parti grubu oluşturdu. İngiltere Bağımsızlık Partisi’nin (UKIP), Fransız Ulusal Cephe partisinden ayrılan bir milletvekilini Özgürlük ve Demokrasi Avrupası (EFD) grubuna dâhil etmesi ile EFD, “yedi AB üye ülkesinden vekil bulundurma koşulunu” yerine getirdi ve Avrupa Parlamentosu’nda grup kurma hakkını kazandı. Parti grubu kurmak, milletvekillerinin finansmana erişimi ve Parlamento komitelerinde temsili açısından önem taşıyor. EFD’nin grup kurması, Avrupa Parlamentosu’nda AB karşıtı bloğun güç birliği sağlama yönünde ilerleme kaydettiğini göstermesi açısından dikkat çekici bir gelişme olarak nitelendiriliyor.

18 Haziran 2014 tarihinde EFD tarafından yapılan açıklamada, 7 farklı AB üye devletinden oluşan 48 üyeli parti grubu oluşturulduğu açıklandı. Parti grubunda, İngiltere’den 24, İtalya’dan 17, Litvanya ve İsveç’ten 2’şer; Çek Cumhuriyeti, Fransa ve Letonya’dan 1‘er vekil yer alıyor. EFD lideri Nigel Farage, diğer vekiller ile birlikte bir parti grubu oluşturmuş olmaktan gurur duyduğunu açıkladı ve partinin halkın sesi olacağı taahhüdünde bulundu.

EFD grubunun önceliklerini özgürlüğün, ulusal düzeyde demokrasinin ve Avrupa’da refahın restorasyonu olarak sıralayan Farage, Brüksel’de politika değişikliğinin sağlanması yönünde diğer parti grupları ile birlikte çalışacaklarını ve AB düzenlemelerinin sıradan insanların hayatına yarattığı olumsuz etki konusunda Avrupalıları uyaracaklarını kaydetti.

Grubun oluşturulması safhasında muhalefete karşı güçlü bir mücadele verdiklerini kaydeden EFD lideri Farage, Parlamento’da etkin olacaklarında emin olduğunu kaydetti. Farage ayrıca, diğer heyetlerden partilerine katılım beklediklerini söyledi. İlk grup toplantısını Brüksel’de 24 Haziran 2014 tarihinde yapacak olan EFD içinde en büyük oran temsil edilen parti, İngiliz Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi (UKIP) oldu. İngiltere’nin kendi geleceğini kendisinin şekillendirebileceği inancını taşıyan UKIP, bunun ancak AB’nin dışında kalınarak ve ulusal parlamentonun egemenliğinin tekrar tesis edilmesi ile mümkün olacağını savunuyor. Vatansever bir parti olduğunu vurgulamaktan çekinmeyen UKIP, İngiltere’nin bağımsız bir ulus olarak, küresel düzeyde kendi başına ticari ve dış ilişkiler geliştirebileceğine inanıyor. İngiltere’nin sınırları üzerindeki kontrolünü geri alması gerektiğini savunan parti ayrıca, beceri ve yetenekleri ile ülkeye faydalı olmayan göçmenlere sınırlama getirilmesi anlayışını savunuyor. Devletin sivil toplum üzerinde fazla büyük, maliyetli ve baskın hale geldiğine inanan UKİP, devlet müdahalesine karşı çıkıyor ve kişisel özgürlüklerin teşvik edilmesini destekliyor.

Öte yandan, Fransa’da Avrupa Parlamentosu seçimlerinde en yüksek oyu alan AB karşıtı aşırı sağ Fransız Ulusal Cephe lideri Marine Le Pen, Parlamento’da kendi grubunu kurabilmiş değil. Halihazırda 5 farklı ülkeden parti ile ittifaka geçen Le Pen, 2 AB Üye Devletinden daha vekillerin katılımı halinde bir parti grubu oluşturabilecek. Haziran’ın son haftasında parti grubu kuramaması durumunda, Ulusal Cephe ve partiyi destekleyen diğer Avrupalı vekiller, Avrupa Parlamentosu’nda AB karşıtı bağımsız üyeler olarak hareket edecekler.