İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni

AB LİDERLER ZİRVESİ’NDE AB’NİN GELECEĞİ TARTIŞILDI VE JUNCKER KOMİSYON BAŞKAN ADAYI OLARAK SEÇİLDİ

26-27 Haziran 2014 tarihlerinde Brüksel’de toplanan AB liderler Zirvesi’nde AB’nin önümüzdeki beş yılının stratejik öncelikleri ve Avrupa Komisyonu Başkan adayı belirlendi.
AB LİDERLER ZİRVESİ’NDE AB’NİN GELECEĞİ TARTIŞILDI VE JUNCKER KOMİSYON BAŞKAN ADAYI OLARAK SEÇİLDİ

26-27 Haziran 2014 tarihlerinde Brüksel’de toplanan AB Liderler Zirvesi’nde (AB Konseyi) AB’nin önümüzdeki beş yılının stratejik öncelikleri ve Avrupa Komisyonu Başkan adayı belirlendi. Genişleme konusunun görüşülmediği Konsey’de, AB liderleri son bir kaç ayın ana gündem maddesini oluşturan Avrupa Komisyonu Başkanının kim olacağı sorusuna, beklendiği gibi Jean-Claude Juncker yanıtını verdi. Konsey’de gelecek beş yılın temel öncelikleri doğrultusunda AB’nin stratejik gündemi şekillendi.

28 AB Üye Devlet ve hükümet başkanının bir araya geldiği iki gün süren AB Konseyi’nin ilk günü AB liderleri, Birinci Dünya Savaşı’nın 100’üncü yıldönümü vesilesiyle Belçika’nın Ypres kentine toplandılar ve yeni yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerinin ardından AB’nin geleceğini tartıştılar. Bu çerçevede, AB Konseyi’nin AB’nin geleceğine ilişkin olarak aldığı kararların en dikkat çekici olanı “ daha yakın-daha bütünleşmiş bir birlik (ever closer union)” kavramının “farklı ülkeler için farklı bütünleşme modelleri ” şeklinde değerlendirilmesi oldu. Buna göre, üye ülkelerden bazıları derinleşmeyi tercih ederken, diğerleri tercihlerini aksi yönde kullanabilecek. Üye ülkelerin AB karşısında ulusal yetkilerinin sınırlanmasına karşı çıkan ve AB'nin gelecekteki kurumsal yapısı konusunda farklı tutum takınarak Birlik’ten ayrılmayı gündeme getiren İngiltere gibi ülkelerin endişelerine yanıt niteliğini taşıyan bu karar, AB’nin geleceğinin şekillenmesi açısından hayati bir karar niteliğini taşıyor.

Konsey toplantısının ikinci gününde Brüksel’de bir araya gelen AB liderleri, Avrupa Komisyonu Başkanlığı için üye ülkeler arasında müzakerelere odaklandılar ve İngiltere’nin itirazına karşın, Komisyon Başkanlığı için ismi öne çıkan eski Lüksemburg Başbakanı ve eski Avro Alanı Başkanı Jean-Claude Juncker’i AP'ye önerdiler. Uzun yıllar Avro Alanı başkanlığını yürüten Juncker,  Birlik içinde ekonomik ve siyasi entegrasyonun ilerlemesine verdiği güçlü destek ile tanınıyor. Hatırlanacağı gibi, Mayıs ayındaki AP seçimleri öncesinde siyasi gruplar AB tarihinde ilk kez Avrupa Komisyonu Başkanı adaylarını ilan etmişler ve seçim sonuçlarının ardından Parlamento’da en fazla vekil çıkaran Avrupa Halk Partisi (EPP) adayı Juncker, Komisyon Başkanlık yarışında öne çıkan isim olmuştu. Juncker’in göreve atanabilmesi için Avrupa Parlamentosu’nda salt çoğunluğun desteğini alması gerekiyor. Hâlihazırda Avrupa Komisyonu Başkanlığını yürüten Jose Manuel Barroso’nun görev süresinin Ekim ayı sonunda dolmasının ardından, Juncker’in Kasım’da göreve başlaması öngörülüyor.

AB Konsey’inde alınan ve AB’nin kurumsal yapısını ilgilendiren bir diğer önemli karar, AB liderlerinin Komisyon Başkanlığı seçim sistemini revize etmeyi planladıklarını açıklamaları oldu. Buna göre, yeni Komisyon başkanının atanmasının ardından, AB Konseyi Komisyon Başkanı atama sürecini AB anlaşmalarına uygun şekilde tekrar değerlendirmeyi kararlaştırdı. Bu yıl ilk kez uygulanan “Spitzenkandidat” sistemi, seçim sonuçlarının esas alınarak AP’de en yüksek oyu alan parti adayının Komisyon başkanı olarak önerilmesini gerektiriyor. Bu sistem nedeniyle, bazı AB liderlerinin itirazları ve İngiltere’nin güçlü muhalefeti, AP’de en yüksek oyu alan partinin adayı olan Juncker’in Komisyon Başkanlığı’na seçilmesini engellemedi.

Öte yandan, Juncker’in Komisyon Başkanlığına şiddetle karşı çıkan İngiltere Başbakanı David Cameron, AB Konseyi’nin ardından bir açıklama yaptı ve Juncker isminin “ciddi bir hata” olduğunu savundu.  Buna gerekçe olarak Juncker’in reformcu bir niteliğe sahip olmamasını gösteren Cameron, “AB içinde kalarak Birliği reform yönünde teşvik etmeyi” düşündüğünü ancak AB liderlerinin Juncker’i seçmesinin kendisinin bu yöndeki reform çabalarını zorlaştıracağını savundu. Cameron, daha önce yaptığı açıklamada ise gelecek yıl genel seçimleri kazanması halinde, 2017 yılında İngiltere’nin AB üyeliğini yeniden müzakere edip referanduma götürme sözü vermişti.

AB Konseyi’nde, Avrupa Komisyonu Başkanı’nın belirlenmesi yanında, AB’nin geleceğine dair bir dizi önemli karar alındı. Alınan bu kararlar sonuç bildirisinde şu şekilde sıralandı :

--Konsey, özgürlük, adalet ve güvenlik alanında gelecek yıllarda yapılacak düzenlemelere ilişkin olarak stratejik ilkeler belirlendi ve ilgili diğer konular ele aldı.

--Ekonomik toparlanmaya ilişkin işaretlerin cesaret verici olduğu ve üye devletler ile AB kurumlarının ortak çabalarının sonucu olduğu kaydedilirken; ekonomide tekrar büyümenin başlamasına ve istihdamda hafif bir artış olmasına karşın, Avrupa’nın bir çok bölgesinde işsizliğin, özellikle genç işsizliğin, görülmemiş ve kabul edilemez seviyelerde olduğu; yoksulluk ve sosyal dışlanma konusunda endişelerin sürdüğüne işaret edildi. Büyüme ve daha fazla istihdam yaratma amacıyla Avrupa'nın kapasitesini güçlendirmek için daha fazla çaba gösterilmesi çağırısında bulunuldu. Bu olumsuz tabloya rağmen, AB Konseyi genel olarak ülke bazında spesifik önlemleri onayladı ve 2014 Avrupa Sömestrini sonlandırdı.

--Konsey, 2030 iklim ve enerji politikası çerçevesi üzerinde Ekim ayında nihai bir karara ulaşma yönünde ilerleme sağladı ve Avrupa'nın enerji güvenliğini artırmak için en acil nitelikli önlemlerin derhal uygulanmasını destekledi.

--Konsey, Ukrayna Başbakanı Petro Poroshenko tarafından geçen hafta açıklanan barış planını destekledi ancak Rusya’ya yeni bir yaptırım kararı almadı. Bununla birlikte, barış planı konusunda uzlaşı sağlanması ve Rus yanlısı ayrılıkçıların elindeki rehinelerin serbest bırakılması gibi taleplerin yerine getirilmemesi durumunda Rusya’ya karşı yeni yaptırımların gündeme geleceği kaydedildi. Konsey, Ukrayna’da yaşanacak gelişmelere göre gerekli olması durumunda önemli kısıtlayıcı önlemler almak üzere herhangi bir zamanda toplanma taahhüdünde bulundu.

AB Konsey toplantısında ayrıca AB ile Moldova, Gürcistan ve Ukrayna arasında Ortaklık Anlaşması imzalandı. Bilindiği gibi, Ukrayna ve AB arasında 21 Mart 2014’te Ortaklık Anlaşması’nın siyasi bölümleri imzalanmıştı. AB Konsey toplantısı sırasında ise Anlaşma’nın ekonomik konuları içeren bölümleri imzalandı. Bu sayede, Rusya'nın sert muhalefetine rağmen yedi yıllık bir sürecin ardından AB ve Ukrayna arasında ortaklık ilişkilerinin derinleşmesi yönünde önemli bir aşama kaydedildi.

AB Konseyi’nin sonuç bildirgesine http://www.consilium.europa.eu/uedocs/cms_Data/docs/pressdata/en/ec/143478.pdf adresinden ulaşılabilir. 

Diğer Yazılar