İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
6-12 TEMMUZ 2014

OECD TÜRKİYE EKONOMİK RAPORUNU YAYIMLADI

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmeleri içeren raporunu yayımladı. Raporda 2000’lerde yüksek büyüme gösteren Türkiye’nin ekonomik performansının güçlü kamu maliyesi ve bankacılık sektörü tarafından desteklediği belirtilirken, düşük iç tasarruf oranı ve dış rekabet gücündeki dengesizlikler nedeniyle büyümenin yüksek oranda iç talep ve dış finansmana dayalı olduğu ifade ediliyor.

Özellikle AB’de yaşanan ekonomik toparlanmanın etkisiyle dış talebin güçlendiği belirtilen raporda buna karşın enflasyon, döviz kurundaki dalgalanmalar ve düşük verimlilik gibi olumsuzlukların devam ettiği ve rekabet gücünün kırılgan olduğu, dış tasarruflara bağımlılığın da oldukça yüksek olduğuna dikkat çekiliyor. Parasal ve mali politikanın, döviz kurunun ve kredi artışının sürdürülebilir bir seviyede kalmasını gözetirken enflasyonun düşürülmesini hedeflediği, ancak, enflasyonun hedefin oldukça üzerinde bulunduğu ve özel sektör borç düzeyinin önemli miktarda artış gösterdiğine dikkat çekiliyor. KOBİ kredileri ve büyük şirketlerin yabancı para cinsinden borçlanmalarının hızla artmasının mali riskleri artırdığına işaret ediliyor. Bununla birlikte, borçlanmanın şimdiye kadar kontrol altında olduğu, bireysel ve ticari kredilerde ödeme güçlüğüne düşme oranının düşük olduğu belirtiliyor. Büyümenin yeniden dengeye gelmesinin sağlanması için ekonominin dış rekabet gücünü kazanmasının şart olduğu, bunun için de enflasyonun azaltılması gerektiği üzerinde duruluyor.

Son on yılda kamu finansmanının oldukça güçlendiği belirtilen raporda, bunun da ülkenin uluslararası kredibilitesini artırdığı belirtiliyor. Mali yapı güçlü olmakla birlikte, sağlık, eğitim ve sosyal güvenlik harcamalarının önemli ölçüde arttığı, nüfusa ilişkin gelişmelerin, aktif sosyal politikalar ve geniş altyapı projelerinin kamu harcamaları üzerinde ilave baskı yaratmasının söz konusu olduğu söyleniyor. Hukuki çerçevenin işletmelerin büyümesi için işgücü, vergi ve diğer zorunluluklara ilişkin yüksek maliyetler yüklediğine değinilerek, kurumsallaşmış işletmelerin büyümede engellerle karşılaştıkları ifade ediliyor. Hükümetin seçilmiş bölgeler ve sektörlere yatırım teşvikleri sağlamasına karşın kaynakların düşük verimli faaliyetlerden yüksek verimli olanlara doğru akışı sağlayamadığı belirtiliyor. Güçlü bir güven ve kurallara dayanan iş ortamının büyümeyi ve doğrudan yabancı yatırımları destekleyeceği, bunun da verimlilik artışının yanı sıra yabacı tasarrufların yeni borç yaratmadan ülkeye çekilmesini sağlayacağına işaret ediliyor.

Raporda büyümenin, mali istikrar ve enflasyonun düşürülmesi yoluyla sağlanması gerektiği belirtiliyor. Kamu finansmanının sürdürülebilirliğine ilişkin birtakım tavsiyelerde bulunulurken yapısal değişim, büyümenin desteklenmesi ve iş ortamının kurallara dayalı olarak iyileştirilmesi gerektiği kaydediliyor.