İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
1-7 EYLÜL 2014

AB LİDERLER ZİRVESİ VE AB GAYRİ RESMİ DIŞİŞLERİ BAKANLARI TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Ukrayna’daki durum, IŞİD’in yarattığı tehdit, Gazze ve Libya, 28-29 Ağustos tarihlerinde gerçekleşen AB Dışişleri Bakanları Gayri Resmi Toplantısı’nda olduğu gibi, AB Liderler Zirvesi’nde de ele alınan en önemli gündem maddeleri arasında yer aldı.

AB Liderler Zirvesi

30 Ağustos 2014 tarihinde gerçekleştirilen AB Liderler Zirvesi’nde, Ukrayna’nın doğusundaki durum, IŞİD’in Irak ve Suriye’deki ilerlemesinin yarattığı tehdit, Gazze ve Libya’ya ilişkin kararlar kabul edildi.

Ukrayna krizi kapsamında, Rusya’ya yönelik daha sıkı yaptırımlar uygulanmasına yeşil ışık yakan AB liderleri, Rus silahlı kuvvetlerinin Ukrayna topraklarına yönelik saldırılarını kınadıklarını ifade ettiler. Karar metninde, Rusya’ya Ukrayna’da konuşlanmış tüm silahlı kuvvetlerini bir an önce çekmesi çağrısında bulunuldu. AB Konseyi’nin Temmuz ayında AB tarafından kabul edilen yaptırımların etkisini değerlendirmeyi sürdürdüğü ifade edilirken, sahadaki durumun gelişimine göre bu konuda sonraki adımları atmaya hazır olduğu ifade edildi. AB liderleri, Komisyon’u, Avrupa Dış İlişkiler Servisi (EEAS) ile birlikte yaptırımların konusunda gerekli hazırlık çalışmalarını yürütmekle görevlendirdi. Avrupa Komisyonu ve EEAS, bu doğrultudaki çalışmalarını tamamlayarak 3 Eylül’de AB Daimi Temsilciler Komitesi’ne (COREPER) sermaye piyasalarına erişim, savunma, çift kullanımlı mallar ve hassas teknolojilere ilişkin bir dizi artırılmış önlemi içeren Rusya’ya yönelik yeni yaptırımlar paketini sundu. Bunun yanında AB’nin yaptırımlar listesine Donbas bölgesindeki yeni yönetim, Kırım hükümeti, Rus karar alıcılar ve Rus oligarkların eklenmesi de öngörülüyor. 5 Eylül 2014 tarihinde konuya ilişkin ortak bir açıklamada bulunan AB Konseyi Başkanı Van Rompuy ve Avrupa Komisyonu Başkanı Barroso, söz konusu yaptırımlar paketinin COREPER’de kabul edildiğini ve 8 Eylül 2014 tarihinde resmen kabul edileceğini duyurdu.

AB Liderler Zirvesi’nde Irak ve Suriye ile ilgili kabul edilen kararda, IŞİD’in Irak ve Suriye’nin topraklarını işgal etmesiyle kötüleşen durumdan duyulan derin endişe dile getirildi. AB liderleri, IŞİD tarafından gerçekleştirilen insan hakları ihlallerini şiddetle kınadıklarını ifade etti. Karar metninde krize yönelik ilk cevap olarak Iraklı liderlere tam anlamıyla kapsayıcı bir hükümet kurmaları çağrısında bulunuldu. Suriye’de Esad rejiminin halkına karşı savaşının IŞİD’in yayılmasına zemin hazırladığı kaydedilen kararda, kalıcı çözümün Suriye’de acilen siyasi bir geçişi gerektirdiğine dikkat çekildi. AB’nin BM Güvenlik Kurulu’nun 2170 sayılı kararının uygulanmasına destek vermeye kararlı olduğu belirtilen kararda, durumun AB ülkelerinin güvenliğine de doğrudan tehdit oluşturulduğu ifade edildi. Konsey’e Mevcut kısıtlayıcı önlemlerin IŞİD’in özellikle petrol satışından gelir elde etmesini engelleme amacıyla daha etkili biçimde kullanılmasını gözden geçirmesi çağrısında bulunan AB liderleri, yabancı militan akışını durdurmak için kararlı eylem gerektiğini ifade etti.

Gazze’deki durum ile ilgili olarak, Mısır arabuluculuğunda varılan ateşkesten memnuniyet duyduğunu dile getiren AB liderleri, tüm taraflara Gazze’deki ablukanın kaldırılarak Filistin halkının yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve Hamas ile Gazze’deki diğer militan grupların İsrail’e yönelik tehditlerine son vermesini sağlamak için müzakereleri sürdürmeleri çağrısında bulundu. Gazze’deki tüm terörist gruplara silahsızlanması gerektiğine dikkat çekilen karar metninde, Filistin uzlaşı hükümetinin Batı Şeria ve Gazze’de başta güvenlik ve sivil idare olmak üzere sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmesi gerektiği belirtildi. AB’nin Gazze Şeridi’ndeki insani durumdan derin endişe duyduğu belirtilen karar metninde, bölgeye uluslararası hukuka uygun bir şekilde acil kesintisiz insani erişim sağlanması çağrısında bulunuldu. Kalıcı barış ve istikrarın iki devletli bir çözüme dayalı anlaşmaya varılmasıyla mümkün olacağına dikkat çekilen kararda, taraflar müzakerelere yeniden başlamaları için teşvik edildi ve Gazze Şeridi’nin müstakbel Filistin Devleti’nin parçası olması gerektiği kaydedildi.

Libya konusunda, yerleşim bölgeleri, kamu kurumları ve hayati öneme sahip altyapıya yönelik saldırılar başta olmak üzere çatışmaların tırmanmasını şiddetle kınadıklarını belirten AB liderleri, Libya’daki tüm taraflara bir an önce ateşkesi kabul etmeleri ve yapıcı bir şekilde kapsayıcı bir diyalog başlatmaları çağrısında bulundu. Libya geçici hükümetine ve temsilciler meclisine Libya halkının ihtiyaçlarına cevap verebilecek kapsayıcı bir hükümetin kurulması için çağrıda bulundu. Bunun yanında karar metninde, tüm Libya halkının haklarını içeren ve koruyan anayasa metni üzerindeki çalışmaların sürdürülmesi çağrısı yapıldı.

AB Dışişleri Bakanları Gayri Resmi Toplantısı

AB Dönem Başkanı İtalya’nın ev sahipliğinde Milano’da, Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton’ın başkanlığında 28-29 Ağustos 2014 tarihlerinde gerçekleştirilen AB Dışişleri Bakanları Gayri Resmi Toplantısı’nda (Gymnich) Ukrayna’nın doğusundaki durum, IŞİD’in Irak’taki ilerleyişi ve bunun Suriye için oluşturduğu tehdit ile Gazze’deki durum ele alındı.

Yüksek Temsilci Ashton, toplantının ardından yaptığı açıklamada, AB Dışişleri Bakanlarının Ukrayna’daki kriz konusunda, Rus askeri kuvvetleri tarafından Ukrayna topraklarına yönelik gerçekleştirilen saldırılardan duydukları derin endişeyi dile getirdiklerini ifade etti. Ashton, bunun Minsk’te gerçekleştirilen görüşmeler de dahil olmak üzere Ukrayna krizine siyasi bir çözüm bulunması yönündeki çabalarla ters düştüğünü ifade etti.

Ukrayna krizine askeri bir çözümün söz konusu olmadığını kaydeden ve Ukrayna toprak bütünlüğü ve egemenliğini dikkate alan, sürdürülebilir siyasi bir çözüme ihtiyaç duyulduğuna dikkat çeken Ashton, Rusya’ya bölgeye silah, personel ve teçhizat akışını kesmesi ve Ukrayna’dan birliklerini çekmesi yönündeki çağrısını yinelediklerini belirtti.

IŞİD’in kabul edilemez eylemlerini kınadıklarını kaydeden Ashton, AB Dışişleri Bakanlarının IŞİD’in yarattığı tehdidin üstesinden gelmek üzere bölge ülkeleri ile işbirliği içerisinde çabalarını artırmaları gerektiği konusunda uzlaştıklarını ifade etti. Ashton, IŞİD tehdidinin yalnızca bölge için geçerli olmadığın değinerek, yabancı militanların Avrupa’yı doğrudan etkileyen bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekti. Bunun yanında, Ashton, Irak Hükümeti’ne ve Kürt yetkililere siyasi ve insani destek verilmesi gerektiğini kaydetti. 

Ashton, AB’nin Irak’ın egemenliğin ve toprak bütünlüğünün korunmasına destek vermeye devam edeceğini ve Irak ve Suriye’deki saldırılardan etkilenen halka ve Ürdün başta olmak üzere mültecilere yardım eden komşu ülkelere destek olmaya devam edeceğini belirtti.

Gazze’de ateşkesin sağlanmasından duydukları memnuniyeti dile getiren Ashton, Mısır’a arabuluculuk konusundaki çabaları nedeniyle teşekkür ettiklerini, İsrailli ve Filistinli yetkililere bu fırsatı kapsamlı ve sürdürülebilir bir çözümü müzakere etmek için kullanmaları çağrısında bulunduklarını belirtti. Kalıcı barışın ancak Orta Doğu barış sürecinin sürdürülerek iki devletli bir çözüme ulaşılması ile mümkün olacağına dikkat çeken Ashton, AB olarak bu sürece katkıda bulunmaya hazır olduklarını belirtti.