İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
13-19 EKİM 2014

İKV`DEN HAFTAYA BAKIŞ

Türkiye, Türkiye-AB ilişkileri ve AB gündeminin yoğun olduğu bir haftayı daha geride bıraktık. Türkiye gündeminde geçtiğimiz hafta, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütünün yarattığı tehdide karşı, ülke içinde ve dışında alınacak önlemler tartışıldı. Bu çerçevede, Türkiye için bir milli güvenlik sorununa dönüşen IŞİD tehdidine karşı Türkiye’nin uluslararası koalisyona tam destek vermesi için talep ettiği şartlar netleşirken ; çözüm sürecine ivme kazandırmak amacıyla yol haritasının şekillenmesi, Akil İnsanlar Heyeti’nin yeniden toplanması ve Kobani eylemlerinin ardından artan iç güvenlik tehdidine karşı alınan önlemler çerçevesinde hazırlanan ve TBMM’ye sunulan 35 maddelik güvenlik önlem paketine ilişkin tartışmalar, iç siyasette öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Türkiye’nin Dünya Bankası nezdinde ilk kez İcra Direktörleri Kurulu’nda görev alacağının açıklanması da,ülke gündeminde yer alan önemli bir başlıktı. Ayrıca,Türkiye ile Avrupa Komisyonu arasında 16 Ekim 2014 tarihinde imzalanan anlaşma ile Türkiye İşletmelerin ve KOBİ’lerin Rekabet Edebilirliği Programı’na (COSME) resmen katıldığı açıklandı. Bunların yanı sıra, Avrupa Komisyonu’nun Avusturya’yı, Türk işçilerine uygulanan vize çerçevesinde oturma izin şartlarını Türkiye-AB Ortaklık Anlaşması'na uygun şekilde yerine getirmemesi sebebiyle Avrupa Birliği Adalet Divanı’na (ABAD) sevk etmesi, geçtiğimiz haftanın dikkat çekici gelişmelerindendi. Komisyon tarafından yapılan 16 Ekim 2014 tarihli açıklamada, Avusturya’ya anlaşmadan doğan hakları güvence altına alarak,Ortaklık Anlaşması'na riayet etmesi çağrısında bulunuldu.

Geçtiğimiz haftanın Türkiye-AB ilişkilerinin gündemi, AB Bakanı ve Başmüzakereci Büyükelçi Volkan Bozkır’ın Avrupa’da sürdürdüğü diplomatik temaslarla ve Türkiye’nin yeni Avrupa Birliği İletişim Stratejisi (ABİS) ile şekillendi. 18 Eylül 2014 tarihinde açıklanan Türkiye’nin AB Stratejisi’nin ardından, Bakan Bozkır’ın 16 Ekim 2014 tarihinde Türkiye’nin AB Daimi Temsilciliği’nde açıkladığı ABİS, 2014 yılında Türkiye’nin AB üyelik sürecine ivme kazandırma çabalarına bir yenisini daha ekledi. Türkiye ve AB kamuoyuna yönelik olmak üzere iki ayaktan oluşan Strateji, her iki tarafta toplumun farklı kesimlerinin beklentilerinin analiz edilerek, bu yönde eylemlerin belirlenmesini ve uygulanmasını hedefliyor.

ABİS, Türkiye’de kamuoyunun AB katılım sürecinin kazanımları hakkında bilgilendirilmesini, Türkiye’nin AB üyelik sürecine ilişkin desteğinin artırılmasını ve Türkiye’nin AB sürecindeki zihinsel dönüşümünün kolaylaştırılmasını amaçlıyor. Strateji, AB kamuoyuna yönelik olarak ise, Türkiye’nin üyeliğinin AB gündeminde daha fazla yer almasını, Türkiye’nin AB üyelik sürecine ilişkin desteğinin artırılmasını ve “Güçlü Türkiye, Güçlü AB” vurgusuyla Türkiye’nin AB’ye sağlayacağı katkıların öne çıkarılmasını hedefliyor.

Geçtiğimiz haftanın önemli ziyaretlerinden biri olarak, TOBB Başkanı ve EUROCHAMBRES Başkan Yardımcısı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun 14-17 Ekim 2014 tarihlerinde Brüksel’e gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında, EUROCHAMBRES ve TOBB tarafından ortaklaşa düzenlenen “İş Dünyası AB’nin Genişleme Sürecine Nasıl Katkı Sağlar?” konulu konferansta bir konuşma gerçekleştiren TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, AB’nin ekonomisinin geleceğinde genişleme politikasının devamının önemine dikkat çekti. Brüksel temasları kapsamında TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ve beraberindeki heyet, Küresel Ekonomik Rapor 2015’in ele alındığı EUROCHAMBRES Küresel Oda Platformu çalışma kahvaltısına, EUROCHAMBRES tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Avrupa Şirketler Meclisi toplantısına katıldı ve daha sonra AP Bütçe Komitesi üyeleri ile bir araya geldi. Hisarcıklıoğlu, Brüksel temasları sırasında ayrıca İKV Brüksel ofisini de ziyaret ederek, İKV Brüksel Temsilcisi M. Haluk Nuray’dan bilgi aldı.  

Haftanın diğer önemli ziyaretinde, AB Bakanı ve Başmüzakereci Büyükelçi Volkan Bozkır, 13 Ekim 2014 tarihinde başladığı Almanya temaslarında, ilk görüşmesini Almanya’nın AB’den sorumlu Devlet Bakanı Michael Roth ile gerçekleştirdi. Ardından, Friedrich Ebert Vakfı tarafından düzenlenen “Türkiye-AB: İkili İlişkiler ve Müzakere Süreci” başlıklı konferansta gerçekleştirdiği konuşmasında Bakan Bozkır, Türkiye’nin Kopenhag Kriterleri’nin tümünü karşılamaya çaba gösterdiğini ve bu çerçevede yeni yasal düzenlemelerin hazırlanması aşamasında tüm bakanlıklardan ve öncelikle AB Bakanlığı’ndan görüş alacaklarını açıkladı. 

Geçtiğimiz hafta AB gündeminin öne çıkan başlıkları; 10’uncu Asya-Avrupa Zirvesi, Avro Alanı Ekonomi ve Maliye Bakanları Toplantısı, enerji iç pazarının tamamlanmasında gelinen aşamayı inceleyen rapor ve AB Tarım ve Balıkçılık Konseyi toplantısıydı.

16-17 Ekim 2014 tarihlerinde “Sorumlu Ortaklık Kurma ve Sürdürülebilir Büyüme ve Güvenliği İlerletme” teması ile bu yıl 10’uncusu gerçekleştirilen Asya-Avrupa Zirvesi, AB’nin dış ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesi çabalarında, haftanın önemli haberlerinden birini oluşturdu. Zirve’de Avrupa ve Asya ülkeleri arasında finans alanındaki işbirliğinin güçlenmesi, uluslararası sorunların ortaklaşa çözülmesi ve Asya-Avrupa diyalogunun artırılması konuları öne çıktı. Bu yıl 53 ülkenin katıldığı Zirve’nin gündem maddelerinden bir diğeri Ukrayna sorunu idi.

14 Ekim 2014 tarihinde gerçekleştirilen AB Ekonomi ve Maliye Bakanları Konseyi’nde, yatırımların desteklenmesine ilişkin önlemler, rekabet gücü ve büyümenin arttırılmasında temel unsurlar olarak değerlendirildi ve Avrupa Komisyonu’ndan AB’de iş ortamının iyileştirmesinde etkili olan faktörlerin analiz edilmesi talep edildi.

Enerji konusuna ilişkin olarak, geçtiğimiz haftanın önemli satır aralarına giren enerji iç pazarının tamamlanmasında kat edilen mesafeyi gösteren raporda, enerji iç pazarının oluşturulmasında gelinen aşamayı ve karşılaşılan kat edilen mesafe ile birlikte, karşılaşılan sorunlar ele alınıyor. Yatırımlar, ayrıştırma ve uygulamaya ilişkin değerlendirmeleri kapsayan raporda ayrıca, AB enerji pazarlarının entegre edilmesinde elde edilen kazanımlar sıralanıyor.

13 Ekim 2014 tarihinde gerçekleştirilen AB Tarım ve Balıkçılık Konseyi’nde ise Aralık 2014 tarihindeki AB Liderler Zirvesi öncesinde, Avrupa 2020 Stratejisi’nin orta vadeli değerlendirmesi üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu ve strateji kapsamındaki reformların olduğu gibi uygulanması ya da ülkelerin uygulamalar konusunda özgür bırakılması seçenekleri tartışıldı.  Ayrıca,  tarım ürünlerinin iç pazar ve üçüncü ülkelerde desteklenmesine ilişkin bir düzenleme kabul edildi.

Geçtiğimiz hafta AB’nin gündeminde dikkat çeken diğer bazı başlıklar; Ebola salgını, BM Güvenlik Konseyi Geçici Üye seçimleri, Avrupa Komisyonu tarafından yapılan Kobani’deki duruma ilişkin açıklama, AB karşıtı İngiltere Bağımsızlık Partisi’nin (UKIP) ülkede yapılan ara seçimlerde ilk kez parlamentoya girmesi ve Nobel Ekonomi Ödülü’nü Avrupalı Ekonomist Jeasn Tirole’nin alması olarak sıralandı. Ebola salgını dünya genelinde önemli tartışmaları beraberinde getirirken, AB gündeminde Ebola salgını, Üst Düzey Koordinasyon Toplantısı kapsamında özellikle havayolu ulaşım kanallarına daha sıkı kontrollerin getirilmesi kararıyla gündeme alındı. 2015-2016 dönemi BM Güvenlik Konseyi Geçici Üyeliği seçimleri 16 Ekim 2014 tarihinde gerçekleştirildi ve Afrika grubundan Angola, Asya Pasifik grubundan Malezya, Latin Amerika ve Karayipler grubundan Venezuela, Batı Avrupa ve Diğerleri grubundan ise Yeni Zelanda ve İspanya 1 Ocak’ta göreve başlamak üzere Geçici Üyeliğe seçildi. Avrupa Komisyonu’nun 12 Ekim 2014 tarihli açıklamasında, AB’nin IŞİD tehdidini bertaraf etmek ve Suriye krizinde siyasi çözüm bulmak amacıyla diplomatik çabalara tam destek vereceği kaydedildi. AB üyeliğinin sorgulandığı İngiltere’de UKIP’nin elde ettiği seçim başarısı, ülkede AB karşıtı siyasi akımların güç kazandığına işaret etti. İsviçre Kraliyet Bilimler Akademisi’nin Sveriges Riksbanks (Merkez Bankası) Ödülü’nün bu yıl, pazar gücü ve sistem üzerine hazırladığı analizi üzerine Fransız Ekonomist Jean Tirole’e verildiği açıklandı. Son olarak, AB istatistik kurumu Eurostat tarafından yapılan açıklamada, Eylül ayında gerçekleşen 0,3’lük enflasyon oranının, 2009 yılının Ekim ayından bu yana, Avro Alanı’nda son beş yılda kaydedilen en düşük seviye olduğu belirtildi.

Tüm okuyucularımıza iyi bir hafta dileriz.