İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
22 ARALIK-9 OCAK 2015

CHARLIE HEBDO DERGİSİNE DÜZENLENEN SALDIRIDA, 12 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Fransa’da mizah dergisi Charlie Hebdo’ya 7 Ocak 2015 tarihinde üç kişi tarafından düzenlenen saldırıda, aralarında editör Stéphane Charbonnier ve 3 karikatüristin de dâhil olduğu 12 kişi hayatını kaybetti, 10 kişi yaralandı. Silahlı saldırıyı gerçekleştiren üç kişinin kimlikleri kısa sürede tespit edilirken, saldırıyı El Kaide terör örgütü üstlendi. Olaydan sonra Fransa’da terör alarmı en üst seviyeye çıkarılırken ülkede ulusal yas ilan edildi. Ulusal yasın sürdüğü 8 Ocak 2015 günü Paris’te polis ekibine düzenlenen silahlı saldırıda ise bir polis hayatını kaybetti. 9 Ocak 2015 tarihinde ise, saldırıyı gerçekleştiren 3 saldırgan düzenlenen operasyonlar ile ele geçirildi. Paris’e yakın düzenlenen bir operasyonda ise, saldırganların rehin aldığı 4 kişi hayatını kaybetti. 

Charlie Hebdo dergisine düzenlenen saldırı Avrupa ve dünya basınında büyük yankı uyandırırken, söz konusu terör eylemi ifade ve basın özgürlüğüne yönelik bir saldırı olarak değerlendirildi.Saldırı, ifade ve basın özgürlüğünün sınırları tartışmalarının yanı sıra, Avrupa’da yükselmekte olan göçmen karşıtlığı, aşırı sağın yükselişi, artan radikalleşme tehdidi, Avrupa vatandaşı yabancı savaşçılar sorunu, terörle mücadelede özgürlük ve güvenlik dengesinin korunması, Avrupa ülkelerinin Ortadoğu ve özellikle Suriye politikaları gibi pek çok tartışmayı tekrar gündeme getirdi.

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande da saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada olayın bir terör saldırısı olduğunu ve hiçbir “barbar eylemin gücünün ifade özgürlüğünü engellemeye yetmeyeceğini” söyledi.  Hollande ayrıca, terör eyleminin bütün Müslümanlara mâl edilmemesi gerektiğini özellikle vurguladı.

Charlie Hebdo dergisine yönelik saldırıya ilişkin olarak AB liderlerinden de kınama mesajları geldi. Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, saldırıyı “vahşi ve kabul edilemez bir barbarlık” olarak değerlendirdi. Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk ise, “Bu olay temel değerlerimize ve demokrasimizin direği olan ifade özgürlüğüne yönelik acımasız bir saldırıdır. Terörle mücadele her alanda tüm hızıyla devam etmelidir” ifadelerini kullandı.

Almanya Şansölyesi Angela Merkel, saldırıyı basın ve ifade özgürlüğüne bir darbe olarak nitelendirirken;  İngiltere Başbakanı David Cameron, terörle mücadele ve basın özgürlüğünü korumada Fransa halkının yanında olduklarını kaydetti. ABD Başkanı Barack Obama ise saldırıya ilişkin açıklamasında “teröristlerin adalet önüne çıkarılması için her türlü yardımın sağlanacağını” ifade etti.

Konuya ilişkin Türk yetkili makamlarından da açıklamalar yapıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan saldırıyı şiddetle kınarken “Paris’te yaşandığı türden terör saldırıları, farklılıklara tahammülsüzlüğün ve nefret söylemlerinin yol açtığı gerginlikler, dini ve kültürel farklılıkları düşmanlık gerekçesi olarak sunma girişimleri karşısında hepimizin ortak tavır sergilemesi büyük önem taşımaktadır” dedi. Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, gerekçesi ne olursa olsun her türlü teröre ve şiddete karşı en açık ve net tavrı Türkiye'nin aldığını söyledi. Davutoğlu ayrıca, “kültürel barışın ve karşılıklı saygının egemen olduğu, terörün olmadığı bir döneme geçilmesi konusunda küresel bir işbirliğine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz” dedi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise, Avrupa'da gözlemlenen ırkçılık ve İslamofobiyle Paris'te yaşanan terör eylemlerinin birbirini tetiklediği uyarısında bulundu. AB Bakanı ve Başmüzakereci Büyükelçi Volkan Bozkır da açıklamasında, saldırının Türkiye’nin uzun süredir dile getirdiği radikalizme yönelik gelişmelerin nelere mal olabileceğinin bir göstergesi olduğunu söyledi.

Charlie Hebdo dergisine yönelik saldırıya ilişkin İKV tarafından yayımlanan açıklamaya buradan ulaşılabilir.