İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni

İKV`DEN HAFTAYA BAKIŞ

Ocak ayının ikinci haftasında Türkiye ve AB’nin gündeminde, Charlie Hedbo saldırısının ardından artan terör tehdidi ve ifade özgürlüğünün sınırına ilişkin tartışmalar ön plandaydı.
İKV`DEN HAFTAYA BAKIŞ

Geçtiğimiz hafta Türkiye, Türkiye-AB ilişkileri ve AB’nin gündeminde Paris’te 17 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırılarının ardından yaşanan gelişmeler ile katliam sonrası ilk sayısı basılan Charlie Hebdo dergisinin kapağında yer alan Hz. Muhammed’in karikatürüne ilişkin tartışmalar öne çıktı. Fransa’daki terör saldırılarının faturasının Müslümanlara kesilemeyeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Barış dininin mensupları olarak böyle bir terör eylemini tasvip etmemiz mümkün değil” ifadelerini kullandı. AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır ise, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Almanya ve Brüksel ziyaretlerine atıfta bulundu ve özellikle terörle mücadele konusunda Türkiye’ye yönelik yanlış algıların düzeltilmesi amacıyla AB ve Batı ülkeleri ile temasların yoğunlaştırılacağını kaydetti.

Geçtiğimiz hafta Charlie Hebdo dergisinin kapağında yine Hz. Muhammed’e yer verilmesi, Türkiye’de ve dünyada Müslümanların tepkisine neden olurken; konu aynı zamanda ifade ve basın özgürlüğünün sınırları konusundaki tartışmaları da tekrar alevlendirdi. Konuya ilişkin olarak Papa Francis tarafından yapılan yorumlar da dini değerler ile ifade özgürlüğü arasında bir denge kurulması konusunda Hıristiyan dünyasında da hassasiyetin bulunduğuna ilişkin yorumlara sebep oldu.

Türkiye’de de Cumhuriyet gazetesinin Charlie Hebdo dergisinin bazı karikatürlerine yer vermesi, gazete hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlamasıyla soruşturma başlatılmasına ve çeşitli protestolara sebep oldu.Cumhuriyet Gazetesi’nin karikatürleri yayımlanmasını değerlendiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “düşünce özgürlüğünün de bir sınırı olduğunu ve peygambere saygı gösterilmesi gerektiğini” söylerken; Başbakan Ahmet Davutoğlu konuya ilişkin olarak “peygambere hakaret” ve tahrik olarak değerlendirdi ve  “basın özgürlüğünün hakaret etme özgürlüğü anlamına gelmeyeceği” yorumunda bulundu. 

Geçtiğimiz hafta Türkiye’de dikkat çeken haberlerden bir diğeri, Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan Şeffaflık Paketiydi. Paket, siyasi partilerin ve seçim kampanyalarının  şeffaflaştırılması, yolsuzluğu ihbar eden kamu görevlilerine ödül verilmesi,imar planlarının yapım süreçlerinin daha saydam hale getirilmesi ve imar uygulamalarının daha adil ve hızlı yapılması gibi pek çok düzenlemeyi içeriyor.

Türkiye-AB ilişkilerinde Ocak ayının ikinci haftasında, Başbakan Davutoğlu ve AB Bakanı Bozkır’ın yoğun temas trafiği yaşandı. Ziyaretlerde, Paris saldırılarının ardından Avrupa’da artan terör tehdidi ve İslam karşıtlığı başlıkları ön plandaydı. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun 12 Ocak 2015 tarihinde Almanya’yı ziyaretinde İslam karşıtlığı, terörle mücadele ve Türkiye’nin AB üyeliği başlıkları öne çıkarken; AB yetkilileri ile bir dizi resmi temasta bulunduğu Brüksel ziyaretinde ise Türkiye’nin AB ile barışın ve istikrarın kurulması konusundaki aynı düşünceleri ve ortak çıkarları paylaştığı vurgusu dikkat çekti.

AB ile Türkiye arasında ziyaretlerini Ocak ayında da yoğun şekilde sürdüren AB Bakanı ve Başmüzakereci Büyükelçi Volkan Bozkır, 16-17 Ocak 2015 tarihlerinde Avusturya’da düzenlenen “Fikir Sofrası”nın ilk kez yurtdışında gerçekleştirilen toplantısına katıldı. İs¸ dünyası, akademi, finans, medya ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri bir araya gelen AB Bakanı Bozkır, katılımcılara Yeni AB İletişim Stratejisi çerçevesinde AB’ye üyelik yolunda atılacak adımlar hakkında bilgi verdi. Bozkır ayrıca, Avrupa Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn ile görüştü.  Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin 9 Ocak 2015 tarihinde gerçekleştirdiği Brüksel temaslarında ise, ikili ticari ilişkiler, Gümrük Birliği’nin iyileştirilmesi ve kapsamının geliştirilmesi gibi konular öncelikli olarak ele alındı.

Geçtiğimiz haftanın önemli başlıklarından bir diğeri, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun 14 Ocak 2015 tarihinde, KKTC’ye gerçekleştirdiği ziyaret oldu. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Kıbrıs meselesinin adil ve kalıcı bir çözüme kavuşması için KKTC ile birlikte yürütülen çabaların hız kesmeyeceğini vurguladı.

Türkiye-AB ilişkilerinde geçtiğimiz haftanın en çok tartışılan konularından biri, 15 Ocak 2015 tarihinde AP toplantısında, Türkiye’deki polis operasyonlarını ve 14 Aralık 2014’te gazetecilerin tutuklanmasını ele alan bir ilke kararının kabul edilmesiydi. Kabul edilen ilke kararla birlikte AP, Türk Hükümeti’ni basın özgürlüğünü daha etkin korumaya çağırdı ve demokratik reformlarda geriye gidilmesinin, özellikle de halka açık gösterilere ve basında eleştirel söyleme hükümet toleransının azalmasının endişe yarattığı vurgusunu yaptı.

2015 yılına terör saldırıları ile giren AB’de geçtiğimiz haftanın gündemininde de en önemli başlığını yine terör oluşturdu. Belçika, Fransa ve Almanya’da radikal örgütlere yönelik operasyonlar düzenlendi ve şüpheli kişiler gözaltına alındı. Belçika’da operasyonlarda 12 kişi tutuklandı.  Ülke tarihinde 30 yıl sonra ilk kez askerler şehirlerde devriye gezmeye başladı. Alman polisi de terör şüphesiyle gözaltılar başlatırken, Eylül ayından bu yana her pazartesi günü göçmen karşıtı PEGİDA hareketi tarafından düzenlenen gösteriler güvenlik kaygısıyla iptal edildi. AB polis gücü Europol Başkanı Rob Wainwright, tehdidin büyüklüğüne vurgu yaparak, terör saldırılarının önlenmesinin güç olduğuna dikkat çekti.

Ocak ayının ikinci haftasında Charlie Hebdo saldırısının ardından, AB’de terörle mücadele kapsamında adalet ve içişleri alanında önemli bir toplantı yapıldı. 11 Ocak 2015 tarihinde Paris’te terörle mücadele gündem maddesiyle toplanan AB Adalet ve İçişleri Bakanları, iç güvenliğe ilişkin yeni yol haritasının, 19 Ocak tarihli Dış İlişkiler Konsey Toplantısı ve 29 Ocak tarihinde gerçekleşecek olan AB İçişleri Bakanları’nın resmi olmayan toplantısının ardından netleşmesinde mutabık kaldılar. Bu kapsamda, tehlike teşkil edebilecek kişilerin ülkeler arası hareketliliğini sınırlamak amacıyla PNR (Passenger Name Record) sistemi üzerinde değişikliklere gidilmesi bekleniyor.

Avrupa’da artan terör riski, aynı zamanda Avrupalı Müslümanlara yönelik aşırı sağcı ve İslam karşıtı eğilimlerin güçlenmesine sebep oldu. Avrupalı liderler ise Müslümanlara yönelik sağduyu içeren mesajlar verdiler. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Fransız vatandaşlarıyla aynı haklara sahip olan Müslümanları koruma sözü verirken;Almanya Başbakanı Angela Merkel,terör saldırıları sebebiyle Müslümanların dışlanmasına ve marjinalleştirilmesine izin vermeyeceklerini kaydetti.

AB ve ABD arasında yürütülen TTYO müzakereleri kapsamında ise, geçtiğimiz hafta yaşanan bazı önemli gelişmeler de AB gündeminin  üst sıralarında yer aldı. Yatırımcılarla devlet arasındaki uyuşmazlıkların halli mekanizmasına (Investor-to-State Dispute Settlement – ISDS)  ilişkin AB’de yürütülen kamu istişarelerinde gelinen aşamada, Avrupa Komisyonu’nun TTYO müzakerelerine yönelik politika önerileri sunmadan önce, AB üye hükümetleri, AP ve sivil toplum kuruluşları ile kapsamlı bir şekilde tartışması ve 2015 yılının ilk çeyreğinde, tüm ilgili paydaşlar ile birlikte danışma toplantıları düzenlenmesi öngörülüyor.

Tüm okuyucularımıza iyi bir hafta geçirmelerini diliyoruz. 

Diğer Yazılar