İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
19-25 OCAK 2015

İKV`DEN HAFTAYA BAKIŞ

Geçtiğimiz hafta Türkiye’nin gündeminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk kez başkanlık ettiği Bakanlar Kurulu, TBMM’nin 4 eski bakanı Yüce Divan’a sevk kararını reddetmesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Afrika ziyareti sırasında Somali’de Türk diplomatlarının kaldığı otele gerçekleştirilen terör saldırısı başlıkları öne çıktı.

Geçtiğimiz haftanın Türkiye’nin AB gündeminde öne çıkan bir diğer başlık ise, AB Bakanlığı’nın İç Kontrol Standartları Uyum Eylem Planı’nı yayımlaması oldu. Eylem Planı, AB Bakanlığı’nın mali yönetim sistemini uluslararası standartlara ve AB uygulamalarına uygun olarak yeniden düzenlenmesini ve bu kapsamda etkin bir iç kontrol sisteminin oluşturulmasını amaçlıyor.

Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamaları da Türkiye’nin AB müzakerelerine ilişkin gündeminde üst sıralarda yer aldı. 20 Ocak 2015 tarihinde katıldığı Enerji Piyasaları Zirvesinde, enerjinin, Türkiye’nin içinden geçtiği kritik dönemin en önemli unsurlarından biri olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin AB katılım müzakerelerinde Enerji faslının halen açılmamış olmasına duyduğu tepkiyi dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılım müzakerelerinde AB’nin “biz bu fasıl için hazırız” dediği anda Türkiye’nin hangi fasıl olursa olsun kısa bir süre içinde müzakerelere başlamaya hazır olacağının ancak AB tarafının buna hazır olmadığının altını çizdi.

Geçtiğimiz hafta Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu ile AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır’ın diplomasi trafiği yoğundu. 20-21 Ocak 2014 tarihlerinde İngiltere'yi ziyaret eden Başbakan Davutoğlu, İngiliz mevkidaşı David Cameron ile görüştü ve finans çevrelerinin katılımıyla düzenlenen çeşitli toplantılarda konuşmalar gerçekleştirdi. Davutoğlu'nun İngiltere ziyaretinde, Türkiye'nin uzun vadeli ekonomik görünümü ve yapısal reform programı,  bölgesel gelişmeler, AB ile ilişkiler başta olmak üzere, dış politika konuları ön plana çıktı.

İngiltere ziyaretinin ardından İsviçre’nin Davos kentinde Dünya Ekonomik Forumu yıllık toplantısına katılan Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, “Türkiye'nin G-20 için Vizyonu” başlıklı panelde bir konuşma yaptı ve birçok ülke lideriyle diplomatik temaslarda bulundu. Paneldeki konuşmasında Başbakan Davutoğlu, Türkiye’nin G-20 Dönem Başkanlığı’nın önceliklerini “küresel toparlanmanın güçlendirilmesi ve potansiyelin artırılması”, “dayanıklılığın arttırılması” ve “sürdürülebilirliğin desteklenmesi” olarak sıraladı. Başbakan Davutoğlu ayrıca Türkiye’nin G-20 Dönem Başkanlığı’nda, kadınların iş gücü piyasasına katılımlarının teşvik edilmesi, enerji ve iklim değişikli konularının da önemli öncelikler olduğunu belirtti. Davos’ta 23 Ocak 2013 tarihinde "Çok Kutuplu bir Dünya” oturumuna katılan AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır ise, devlet adamları ve uluslararası araştırmacılar ile yeni dünya düzenini ve küresel gelişmeleri tartıştı.

Geçtiğimiz hafta Türkiye-AB ilişkilerinde gündemini belirleyen gelişme Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi’nde (AFET) ele alınan taslak Türkiye Raporu idi. 20 Ocak 2015 tarihinde görüşülen ve Hollandalı Sosyalist parlamenter Kati Piri tarafından kaleme alınan Rapor, son dönemde Türkiye’de yaşanan gelişmelerin AB’nin temel değerleri olan hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlükler konusunda endişeleri artırdığına dikkat çekiyor. AP’deki konuşmasında Piri, çözüm süreci ile Anayasa Mahkemesi’nin son dönemde aldığı kararlardan övgüyle bahsetti ve Yargı ve Temel Haklar ile Adalet, Özgürlük ve Güvenlik alanlarındaki 23 ve 24 numaralı fasılların açılması çağrısında bulundu.

Geçtiğimiz haftanın AB gündeminde ise yine terör ve terörle mücadele ön plandaydı. 19 Ocak tarihinde gerçekleştirilen 2015 yılının ilk Dışişleri Konseyi Toplantısı’nın ana gündem maddesini terörle mücadele konusu oluşturdu.  Toplantı, AB dış politikasının 2015 yılında terör başlığına yoğunlaşacağının işaretlerini veriyor. AB Dışişleri Bakanlarının Türkiye, Arap ülkeleri ve Kuzey Afrika ülkeleriyle işbirliğinin ve istihbarat paylaşımının artırılması kararını aldığı toplantıda, AB-Rusya ilişkilerinin geleceği konusunda ise resmi bir karar çıkmadı.

25 Ocak 2015 tarihinde Yunanistan’da yapılan ve Syriza’nın zaferiyle sonuçlanan erken genel seçimler ise, siyasi ve ekonomik yansımaları ile gelecek haftalarda AB gündeminde yer alacak başlıklardan biri olmaya aday. Syriza lideri 40 yaşındaki politikacı Aleksis Tsipras’ın seçimlerin ardından yaptığı ilk konuşmada, kampanya sürecinde de olduğu gibi kemer sıkma politikalarına son vereceği yönündeki açıklamaları, 11 yılın en düşük seviyesine gerileyen avronun geleceği ve Yunanistan’daki radikal solun seçim zaferinin diğer Avrupa ülkelerine de sıçrayabileceği tartışmalarını da beraberinde getiriyor.

AB’de geçtiğimiz haftanın ekonomi gündeminde ise Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB), tahvil alım programını açıklaması ve İsviçre Merkez Bankası’nın (SNB) avro karşısında uyguladığı kur tavanını kaldırma kararı vardı. AMB’nin aylık 60 milyar avroluk varlık alımını öngören tahvil alım programı, Avro Alanı’nda durgunluk riski taşıyan ekonominin harekete geçirilmesi ve deflasyon riskinin ortadan kaldırılmasını amaçlıyor. İlk kez 2012 yılında varlık alım programına başlayan AMB, bu şekilde parasal genişleme politikası yoluyla ekonomiye en az 1,1 trilyon avro para enjekte ederek bankaları daha çok kredi vermeye teşvik etmeyi hedefliyor. AMB’nin genişlemeci politikalarını değerlendiren Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, AB’nin söz konusu tahvil alım politikasının Türkiye’ye kısa vadede faydalı olacağını açıkladı. SNB’nin 15 Ocak 2015 tarihinde avro karşısında uyguladığı kur tavanını kaldırması, avro/frank kurunda üç yıldır sürdürdüğü müdahale kuru uygulamasına son verdiği anlamına geliyor.

Tüm okuyucularımızın iyi bir hafta geçirmelerini diliyoruz.