İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
23 ŞUBAT-1 MART 2015

AVRUPA KOMİSYONU’NDAN ENERJİ BİRLİĞİ İÇİN TARİHİ ADIM

Jean-Claude Juncker Komisyonu’nun on temel önceliğinden birisi olarak ortaya koyulan Enerji Birliği’nin ana hatlarını belirleyen tebliğ, Avrupa Komisyonu tarafından 25 Şubat 2015 tarihinde açıklandı. Tebliğ “her Avrupalı için güvenli, sürdürülebilir, rekabetçi, erişilebilir enerji” sloganıyla yola çıkan Komisyon’un, güçlü bir Enerji Birliği oluşturmak için stratejik hedeflerini ortaya koyması açısından büyük önem taşıyor.

Konuyla ilgili açıklama yapan Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, mevcut koşullarda pek çok Avrupalının evlerini ısıtacak enerjiden mahrum kalma endişesi yaşadığına dikkat çekerek, Enerji Birliği’nin uzun vadede enerji alanında Avrupa’nın birlikte hareket etmesine hizmet edeceğini ifade etti. Juncker, Avrupa ekonomisini destekleyen enerjinin dayanıklı, güvenilir, güvenli, giderek artan oranda yenilenebilir ve sürdürülebilir olması gerektiğini dile getirdi. Avrupa Komisyonu’nun Enerji Birliği’nden Sorumlu Başkan Yardımcısı Maros Sefkovic ise Enerji Birliği’ni Kömür ve Çelik Topluluğu’ndan bu yana en iddialı enerji projesi olarak tanımladı. Sefkovic, 28 üye ülkenin enerji pazarını tek bir çatı altında birleştirecek olan Enerji Birliği’nin Avrupa’yı ithal enerjiye daha az bağımlı hale getireceğini, büyüme ve istihdam yaratması gereken özel sektör için de daha güvenilir bir ortam oluşturacağını belirtti.

Komisyon tarafından açıklanan tebliğde AB’nin enerji politikası alanında üç temel önceliği olan arz güvenliği, sürdürülebilirlik ve rekabetçiliğe erişebilmek için beş destekleyici unsur sıralanıyor:

-Enerji güvenliği, dayanışma ve güven,
-Enerji iç pazarı,
-Enerji talebinin dengelenmesine katkı için enerji verimliliği,
-Ekonominin karbondan arındırılması,
-Araştırma, inovasyon ve rekabetçilik.

Enerji Birliği kapsamında öne çıkan konular ise şunlar:

-Enerji arz güvenliğinin sağlanması önceliği kapsamında özellikle tek bir tedarikçiye olan bağımlılığın azaltılması hedefleniyor. Bu kapsamda Türkiye’yi doğrudan ilgilendiren Güney Gaz Koridoru’na ilişkin çalışmaların hızlandırılması vurgusu yapılıyor. Türkiye’yi de yakından ilgilendiren Akdeniz doğalgaz havzasına da atıfta bulunuluyor.

-Dayanışma ilkesi kapsamında AB Üye Devletlerinin üçüncü ülkelerle doğalgaz ve enerji anlaşmalarının daha şeffaf hale getirilmesi öne çıkarılıyor.

-Üye Devletlerin sınırlarından enerji akışının sağlanması AB’nin üzerine inşa edildiği dört temel serbestiye adeta beşinci olarak ilave ediliyor. Enerji sektöründeki ayrıştırma ve enerji düzenleyicilerinin bağımsızlığı gibi alanlardaki mevcut kurallara mutlak suretle uyulmasının sağlanması, uyulmaması halinde gerekli yasal işlemlerin yapılması; daha entegre, daha yenilenebilir kaynaklardan beslenen bir elektrik piyasasının yeniden düzenlenmesi; enerji iç pazarına yönelik kamu müdahalelerinin gözden geçirilmesi, çevreye zararlı sübvansiyonların ortadan kaldırılması bu kapsamda ele alınıyor.

-Enerji verimliliğinin yeniden düşünülmesi ve enerji tasarrufu ile ortaya çıkan kaynağın diğer kaynaklarla eşit muamele görmesi gündeme alınıyor.

-Düşük karbon toplumuna geçiş için yerel düzeyde üretilen enerjinin şebekeye aktarımının sağlanması, gelecek nesil yenilenebilir teknolojilerin üretilmesi ve elektro hareketlilik ile AB’nin teknolojik liderliğinin desteklemesi öncelikli konular olarak sıralanıyor.

Komisyon tarafından Enerji Birliği’ne ilişkin tebliğe ve konu hakkında daha detaylı bilgiye buradan ulaşılabilir.