İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
9-15 MART 2015

AB, YENİ İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ANLAŞMASI İÇİN NİYET BEYANINI SUNDU

Letonya Dönem Başkanlığı’nın gerçekleştirdiği ilk Çevre Konseyi toplantısında AB’nin yeni iklim değişikliği anlaşmasında yer alacak emisyon azaltım oranını yüzde 40 olarak açıkladı.  Bilindiği gibi, Kyoto Protokolü 2020 yılında sona erecek. Bu yılın sonunda Paris’te BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 21’inci Taraflar Konferansı’nda Protokolün yerini alacak olan yeni bir iklim değişikliği anlaşmasının imzalanması öngörülüyor. Bu tarih öncesinde ise BM’ye üye olan tüm tarafların Mart ayı sonuna kadar anlaşmaya yönelik niyet beyanlarını sunmaları gerekiyor. Söz konusu niyet beyanları, kısaca ülkelerin “ulusal katkıları” (Intended Nationally Determined Contributions-INDCs) olarak tanımlanıyor.

Geçen yılın sonunda Lima’da yapılan BM 20’nci Taraflar Konferansı’nda “Lima Çağrısı” olarak açıklanan sonuç belgesinin 14’üncü Maddesi’nde, ülkelerin ulusal katkılarını sunmaları gerektiği vurgulanmıştı. Buna karşın bildirim için “hazır olan” ülkelerin BM’ye bu katkıları sunmaları gibi esnek bir madde eklenmişti.

28 üye ülkenin Çevre Bakanlarının katıldığı toplantının sonuç bildirgesinde, AB’nin anlaşma için sunduğu yüzde 40’lık oran, geçtiğimiz yıl Ekim ayında gerçekleştirilen AB Liderler Zirvesi’nde kabul edilen, AB’nin 2030 İklim ve Enerji Paketi ile sunulan emisyon azaltım taahhüdüne ilişkin oranla aynı düzeyde bulunuyor. AB Çevre Bakanları, AB adına Çevre Konseyi’nde açıklanan erken niyet beyanını, iklim değişikliği ile mücadelede AB’nin çevre koruma alanındaki öncü rolünün teyidi ve uluslararası kamuoyuna güçlü bir mesajın verilmesi olarak değerlendiriyor.

Çevre Konseyi’nde ayrıca; 25 Şubat’ta açıklanan AB’nin yeni “Enerji Birliği” stratejisi çevre bakanlarıı tarafından memnuniyetle karşılandı ve stratejiye yönelik ilk izlenimler paylaşıldı. Bir sonraki aşamada AB’de enerji sistemlerinin güvenilirliğinin ve sürdürülebilirliğinin sağlanması çabalarının devam ettirilmesi gerektiği mesajı verildi. Konsey’de ayrıca, araştırma ve yenilikçilik alanlarının, düşük karbon ekonomisine geçişte kilit öneme sahip olduğu ve yenilenebilir enerji seçeneklerinin yaygınlaştırılmasına vurgu yapıldı.

Çevre Konseyi’nde ayrıca AB Emisyon Ticaret Sistemi üzerinde revizyon sürecinin en kısa zamanda AB’nin 2030 hedeflerine ve Enerji Birliği planına entegre edilerek etkin işleyişine devam etmesi gerektiği kaydedildi. Bunun yanında AB, ETS kapsamına binaların ve ulaşım sektörünün de dâhil edilmesi çağrısında bulundu. Bilindiği gibi 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren ETS kapsamına havacılık sektörü de dâhil edilmişti.

Konsey’de Avrupa 2020 Stratejisi’nin önemli yapı taşlarından biri olan Dijital Tek Pazar Stratejisi (DSM) taslağı da memnuniyetle karşılandı. Öte yandan 2015 yılında sona erecek BM’nin Binyıl Kalkınma Hedefleri’nin yerine geçecek yeni sürdürülebilir kalkınma hedefleri üzerinde çalışmalara AB tarafından devam edileceği belirtildi. Hatırlanacağı üzere, bu konuda AB tarafından 5 Şubat’ta “2015 Sonrası Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ve Yoksulluğun Ortadan Kaldırılması için Küresel İşbirliği” başlıklı tebliğ yayımlanmıştı. Yeni sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin ise Eylül 2015 tarihinde BM Genel Kurulu’nda sonuca bağlanması bekleniyor.

Çevre Konseyi’nde ayrıca tehlikeli kimyasallara yönelik 7’nci Taraflar Konferansı’nın 4-15 Mayıs’ta Roterdam’da düzenleneceği duyurulurken, Türkiye’nin de taraf olduğu Nesli Tehlike Altındaki Türlerin Ticaretine İlişkin Sözleşmesi’nde (CITES) AB çalışmalarının artırılması gerektiği üzerinde duruldu.