İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
30 MART-5 NİSAN 2015

AB SÜT KOTALARINI KALDIRDI

AB otuz yıldır uygulamada olan süt kotalarını 31 Mart 2015 tarihinde kaldırdı. Uygulama bazı üreticiler için yeni fırsatlar yaratırken, bazıları için yeni riskler getiriyor. Avrupa Komisyonu’nun Tarımdan Sorumlu Üyesi Phil Hogan, yaptığı basın açıklamasında kotaların kaldırılmasıyla üreticilerin Asya pazarında daha etkili olabileceklerini belirtti. Kotaların kaldırılmasıyla yaşanacak fiyat değişkenliğinin üreticiler açısından risk oluşturabileceğinin farkında olduklarına işaret eden Hogan, bu sebeple dikkatli olacaklarını ve üreticilerin mağduriyetine izin vermeyeceklerini ekledi.

Süt kotaları 1984 yılında üretim fazlası oluşması ve çiftçilerin talepten bağımsız olarak ürettikleri sütü yüksek fiyata satmasını engellemek amacıyla uygulamaya koyulmuştu. Son zamanlarda düşüş gözlenmekle birlikte uygulamanın kalktığı güne kadar AB’li üreticiler sütlerini dünya pazarı fiyatından daha yüksek bir fiyata satabilmişlerdi. Piyasa odaklı üretimin süt üreticilerine yeni fırsatlar sağlayacağını belirten Hogan, katma değerli üretimin kırsala getireceği istihdam ve büyüme fırsatlarının altını çizdi.  Uzakdoğu pazarında böylece daha aktif olabileceklerini, Asya’nın Avrupa ürünlerine olan talebinden daha iyi yararlanabileceklerini belirtti. Hogan ayrıca, Yeni Zelanda gibi ülkelerin son yıllarda bu alandaki fırsatları değerlendirebildiğini, ancak Avrupa’nın değerlendiremediğini söyledi.

AB’nin en büyük süt üreticisi Almanya ve önemli ihracatçısı İrlanda, kotaların kaldırılmasını memnuniyetle karşıladı. Alman Çiftçiler Birliği (DBV), kotaların kaldırılmasıyla Alman üreticilerin yaklaşık 15 milyon avro ek maliyetten kurtulduğunu belirtti. İrlandalı Çiftçiler Birliği (IFA) tarafından yapılan bir araştırmaya göre kotaların kaldırılması İrlanda’da 9,500 istihdam yaratacak.

Öte yandan, kotaların kaldırılmasını yanlış bulan bir grup çiftçi Brüksel’de Parlamento binası önünde protesto gösterilerinde bulundu. 13 üye ülkenin katılımından oluşan Avrupa Süt Kurulu, Avrupa pazarının üretim fazlasıyla başa çıkamayacağını, radikal fiyat değişikliklerinin görüleceğini ve sonucunda bir kriz yaşanacağını belirtti.