İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
25-31 MAYIS 2015

AB Hukukunda Türk Vatandaşlarının Hakları Ele Alındı

25 Mayıs 2015 tarihinde İKV ev sahipliğinde İstanbul TOBB Plaza’da, Soysal Davası’nın avukatı Prof. Dr. Rolf Gutmann’ın ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Av. Dr. Murat Uğur Aksoy’un katılımıyla gerçekleşen panel oturumunda AB hukukunda Türk vatandaşlarının haklarına ilişkin son gelişmeler ele alındı. Panel oturumuna sivil toplum kuruluşlarından ve akademik birimlerden ilgili paydaşların katılımı gerçekleşti.

 Almanya’da yabancılar hukuku alanında çalışmalarını sürdüren, Yeditepe Üniversitesi’nden fahri doktora sahibi Prof. Dr. Gutmann, AB hukukunda Türk vatandaşlarına ilişkin son gelişmeleri, ABAD’ın son dönemde dikkat çeken davaları arasında yer alan Naime Doğan Davası, aile birleşmeleri meselesi ile oturma izni ve yerleşim izni konuları üzerinden değerlendirdi. Prof. Dr. Gutmann ve Av. Dr. Aksoy, Almanya’da çalışmakta olan Türk vatandaşlarının aile fertlerine getirilen A1 seviye Almanca dil yeterliliği zorunluğunun hukuki açıdan Türkiye-AB ortaklık hukukuna dayanan standstill hükmüne aykırılık teşkil ettiğinin altını çizdi. Naime Doğan’ın Almanca dil yeterliliği zorunluluğu aleyhine açtığı davanın Alman adli makamları tarafından uygun görülmemesinin, Soysal Davası’na dayanan AB içtihadına uygun olmadığı belirtildi. Öte yandan Av. Dr. Aksoy, hukuki boyutun yanı sıra kültürel, toplumsal entegrasyon açısından Almanya’ya yerleşmeyi amaçlayan Türk vatandaşlarına verilen dil eğitiminin ve entegrasyon eğitiminin önemli olduğunu vurguladı. Ardından, Alman Federal İdare Mahkemesi’nin son dönem kararları ışığında, oturma izni ile yerleşim hakkı arasındaki farklar değerlendirildi ve yerleşimin, vatandaşlıktan bir önceki adım olduğu vurgulandı. Alman mahkemelerinin ABAD kararlarını uygulama noktasında pratikte sorumsuz hareket edebildiği ve çelişki oluşabildiği belirtildi.

Panelin devamında, günümüze kadar uzanan tarihsel perspektifte Soysal Davası öncesinde ve sonrasındaki gelişmelerin rebus sic stantibus ilkesinin uygulanmasına uygun bir durum yaratıp yaratmadığı değerlendirildi. İKV Genel Sekreteri Doç Dr. Çiğdem Nas’ın sorusu üzerine, güncel konjönktürde tarafların, ortaklık hukukunun dayandığı anlaşmaları feshedebileceği bir durumun oluşamayacağı yönünde değerlendirmelerde bulunuldu. Son dönemde Ankara Anlaşması’nın AB tarafından ortaklığın ötesinde ekonomik bir anlaşma olarak görülmeye başlandığı eleştirilerinde bulunuldu.