İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
15-21 HAZİRAN 2015

IEA Enerji ve İklim Değişikliği Özel Raporu yayımlandı

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından 15 Haziran tarihinde Enerji ve İklim Değişikliği 2015 Raporu açıklandı. Rapora göre, 2014 yılında yeni kuruluma geçen enerji kaynaklarının yarısının toplamda 270 milyar dolar yatırımı yansıttığı belirtiliyor. Yatırımın en fazla yapıldığı ülkeler ise Çin, ABD, Japonya ve Almanya. Raporda ayrıca en fazla emisyonun, enerji üretimi ve tüketiminden kaynaklı faaliyetlerde görüldüğü ve enerji kaynaklı emisyonların azaltılmasına 2020 yılı gibi erken bir sürede başlanabileceği uyarısı yapılıyor.

Raporda küresel ekonomik büyümenin 2014 yılında yüzde 3 oranında artarken, enerji sektörüne bağlı küresel ekonomik büyümenin ise yüzde 2,3 oranında azaldığı ifade ediliyor. Raporda, ekonomik ve mali kriz sonrası 2008’de 3 avroya kadar düşen karbon fiyatlarının 2014 yılında 7 avroya yükseldiği ve enerji kaynaklı emisyonların yüzde 11’inin küresel karbon pazarı dâhilinde hesaplandığı açıklanıyor. Özellikle, AB Emisyon Ticaret Sistemi’ne ilişkin yapısal reform sürecinde sona gelinmesinin küresel karbon piyasalarının işleyişine olumlu katkı sağlayacağı belirtilen raporda, fosil yakıtlara dayalı işletmelerin emisyon değerlerinin yükseldiği açıklanıyor.

Bu yıl Paris’te BM’nin 21’inci Taraflar Konferansı sırasında imzalanması öngörülen yeni iklim değişikliği anlaşması için BM’ye sunulan ulusal katkıların (Intended Nationally Determined Contributions-INDCs), enerji kaynaklı emisyonların yüzde 34’ünü oluşturan ülkelerden geldiği vurgulanıyor.

Raporda beş temel çağrı üzerinde duruluyor:

- Petrol ve doğal gaz üretiminde ortaya çıkan metan gazının azaltılması;

- Bu tür fosil yakıtların 2030 yılına kadar aşamalı olarak azaltılması;

- 2014 yılında gözüken 270 milyar yenilenebilir enerji yatırımlarının 2030 yılında 400 milyara çıkarılması;

- Ulaştırma, bina ve sanayi sektörleri en öncelikli sektörler olup, enerji verimliliğinin bu sektörlerde artırılması.

2030 yılına gelindiğinde yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaşacağı, ancak bu yıla özel tarafların ulusal taahhütlerinin mevcut süreçte çok zayıf olduğu açıklanan raporda, uzun vadeli emisyon azaltım hedeflerinin belirlenmesi ve emisyon değerlerinin belirli periyotlarda kontrol edilmesi gerektiği ifade ediliyor. 2030 yılından sonra bu mevcut politikalarla devam edilirse 2100 yılında küresel ısınmada 2,6 °C ve 2200 yılında 3,5 °C oranında artış meydana geleceği verilen bilgiler arasında yer alıyor.