İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
7-13 EYLÜL 2015

HAFTANIN HABERİ

AB’DEKİ ÇİFTÇİLER MUTSUZ MU?

Brüksel geçtiğimiz hafta binlerce çiftçinin yaptığı protesto gösterilerine sahne oldu. Schumann Meydanı’nda bir araya gelen 3 bini aşkın çiftçi, süt sektörü başta olmak üzere et ve diğer sektörlerdeki düşük fiyatları protesto etti.

Rusya'nın AB üye ülkelerine uyguladığı gıda ambargosu, Çin pazarındaki talebin azalması ve üçüncü ülkelerdeki bir takım sıkıntılar AB üye ülkelerindeki çiftçilerin zor günler yaşamasına yol açıyor. AB, özellikle Rusya ambargosuna karşılık defalarca destek paketleri açıklamıştı. Önlemlerin yeterli olmadığı görüşünü savunan çiftçiler eylemlerini sürdürüyor. Bilindiği gibi, AB üye ülkeleri ambargo öncesi Rusya pazarına yılda yaklaşık 5,5 milyar avro ihracat gerçekleştirmekteydi.

Yaşanan bu tartışmaların ardından AB, tarım sektöründeki gelişmelerle ilgili 7 Eylül 2015 tarihinde ek bir önlemler paketi açıkladı. Paket çerçevesinde uzun dönemli tedbirler yerine, çiftçilerin gıda zinciri içerisindeki konumunu güçlendirmeye yönelik öncelikli ihtiyaçların hedeflendiği belirtildi.

Avrupa Komisyonunun Tarım ve Kırsal Kalkınmadan Sorumlu Üyesi Phil Hogan’ın rahatsızlığı nedeniyle paket, Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Jyrki Katainen tarafından açıklandı. Katainen, paket kapsamında 500 milyon avronun doğrudan çiftçilere harcanacağını belirtirken, bu karar ile Komisyonun çiftçilerin sorunlarına ne denli ciddi yaklaştığının bir kez daha görüldüğünü ifade etti. Katainen ayrıca söz konusu yardım tutarının, daha önce süt kotaları aşımından elde edilen gelirden karşılanacağını vurguladı. Paketin öne çıkan başlıkları şu şekilde:

Çiftçilerin nakit akışı sorununun giderilmesi

Komisyon, üye ülkelerden çiftçilere yönelik destekler sağlamalarını istedi. Bu çerçevede, özellikle Rusya’nın gıda ambargosundan en çok etkilenen ülkeler başta olmak üzere desteğin aslan payının süt sektörüne gideceği belirtildi. Bununla birlikte Komisyon, önümüzdeki aralık ayı yerine 16 Ekim 2015 tarihinde, üye ülkelere doğrudan ödemelerin yüzde 70’ine ve kırsal kalkınma programları ödemelerinin yüzde 85’ine kadar erken ödeme yapabilme imkânı sağladı. Mevcut kurallar üye ülkelere doğrudan ödemelerde yüzde 50 ve kırsal kalkınma programı ödemelerinde ise yüzde 75’e kadar erken ödeme imkânı sağlamaktaydı.

Piyasa istikrarı ve yeni pazarlar

Komisyon, önümüzdeki dönemde peynir için süt tozu için (yardımın büyük bölümü yağsız süt tozunu kapsıyor) yeni ve güçlendirilmiş bir özel depolama planı hazırlayacak. Bu doğrultuda domuz eti için de birtakım destekler öngörülmekte. Bununla birlikte süt ve domuz eti ürünlerinin AB ve üçüncü ülke pazarlarında desteklenmesi için yeni fonlar sağlanacak.

Süt Piyasası Gözlemevi

Komisyon ayrıca, daha sağlıklı bilgi akışı ile Süt Piyasası Gözlemevi’nin sektörün ihtiyaçlarını karşıladığından emin olmak istiyor. Bu doğrultuda üçüncü ülkelerin tarife dışı engellerinin üstesinden gelmek ve yeni pazarların açılması için heyetler oluşturulmasını talep ediyor.

Gıda zincirinin işleyişi

Komisyon, gıda zincirindeki sorunlara yönelik spesifik ve açıkça tanımlanmış konulara odaklanılması için üst düzey bir grup oluşturacak. Bu grup, tarım ürünleri için gelecekteki pazarlara yönelik çiftçi kredisini finansal enstrümanları ve risk koruma tedbirlerini içerecek. Komisyon bu doğrultuda, ortak pazar organizasyonunda tadil edilen hükümlere de yoğunlaşacak.

Müdahale Fiyatı

Başta Fransa, İspanya ve Polonya gibi ülkelerin yoğun baskılarına karşılık Komisyon, bu aşamada müdahale fiyatında herhangi bir artışa gitmedi. Komisyondan yapılan açıklamada, mevcut durumda müdahale fiyatının yükselmesinin, AB’nin Ortak Tarım Politikası’nın “piyasa odaklı yaklaşım” ilkesine uygun olmayacağı belirtilirken, pazardaki mevcut sorunu da çözmeyeceği ifade edildi.

Toplum ve tarım

Komisyon, destek paketinin sonunda yaptığı açıklamada toplum ve tarım arasında çok kuvvetli ve büyük bir bağın olduğunu vurguladı. Özellikle mültecilerin ihtiyaçları konusunda birşeyler yapılabileceği belirtirken, mülteci krizi kapsamında örnek olarak süt ürünlerinin dağıtımı ile mültecilerin beslenme ihtiyaçlarının karşılanabileceği ifade edildi.