İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
12-18 EKİM 2015

AB GÜNDEMİ

  • Avrupa Komisyonunun Ticaretten Sorumlu Üyesi Cecilia Malmström’ün Tunus’a yaptığı ziyaret vesilesiyle, AB ve Tunus arasında STA müzakere süreci başlatıldı. AB, Tunus’un en önemli ticaret ortağı konumundayken, Tunus da AB’nin en büyük 34’üncü ticaret ortağı.Bu anlaşma ile taraflar arasında özellikle karşılıklı pazara erişim imkânlarının geliştirilmesi ve yatırım ortamının iyileştirilmesi amaçlanıyor.

    AB ayrıca Tunus’un Arap Bahar’ından sonra gerçekleştirdiği ekonomik ve siyasi reform sürecine destek olmayı planlıyor. Avrupa Komisyonunun Ticaretten Sorumlu Üyesi Cecilia Malmström konuya ilişkin açıklamasında, yirmi yıl önce AB ve Tunus arasında imzalanan Ortaklık Anlaşması’nın ötesine geçilmesi ve özellikle araştırma ve öğrenci değişim programları gibi yeni alanlarda işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

    AB ile gerçekleştirilecek STA doğrultusunda, Tunus’taki hassas sektörlere koruma sağlanmasına dikkat edileceği belirtiliyor.Bu bağlamda, Tunus’ta üretilen zeytinyağının 2016-2017 yıllarında Avrupa pazarına erişimini kolaylaştırmaya yönelik önemli bir adım atıldı.

  • 12 Ekim 2015 tarihinde Almanya’nın başkenti Berlin’de toplanan 150 binden fazla kişi, AB ile ABD arasında müzakereleri süren TTYO’ya karşı proteste eylemine katıldı. Çevre ve tüketici koruma derneklerinin, sendikaların ve muhalefet partilerinden katılımcıların destek verdiği yürüyüşte göstericiler TTYO’nun anti-demokratik bir yaklaşım olduğunu, gıda güvenliği, işgücü ve çevrenin korunmasına ilişkin standartları düşürdüğünü öne sürdüler.  Almanya’da TTYO karşıtlığı, tüketici ve işçilerin aleyhine bir şekilde çok uluslu şirketleri güçlendireceği endişeleriyle geçtiğimiz yıl yükselişe geçmişti. İş dünyası ise TTYO’nun Atlantik’in iki yakasında 100 milyar dolardan fazla ekonomik kazanç sağlayacağı beklentisi içinde bulunuyor.

    Almanya Sanayileri Federasyonu (BDI) Başkanı Hans-Peter Keitel açıklamasında, adil ve kapsamlı bir STA’nın Avrupa’da büyümeyi ve refahı teşvik edeceğini belirterek, dünya ticaretinin kurallarının belirlenmesine aktif olarak katılım sağlanması gerektiğini ifade etti. Halkın TTYO’ya karşı direnci Alman Hükümeti tarafından şaşkınlıkla karşılanırken, Almanya Ekonomi Bakanı Sigmar Gabriel, “korku tellallığına” karşı uyarıda bulunarak, “Küresel ticaretin büyümesi için yeni ve iyi standartlar belirleme şansımız var” şeklinde konuştu.

  • Avrupa Komisyonu, 13 Ekim 2015 tarihinde Horizon 2020’ye ilişkin iki yıllık çalışma programını yayımladı. Söz konusu çalışma programı, 16 milyar avro tutarında bütçeye sahip. Avrupa Komisyonunun Araştırma, Bilim ve Yenilikçilikten Sorumlu Üyesi Carlos Moedas’ın “Açık Bilim, Açık Yenilikçilik, Dünya’ya Açılmak” ajandası çerçevesinde çalışma programında, Avrupa’daki araştırma ve yenilikçiliğin artırılması için KOBİ’lerin güçlendirilmesi, araştırma sonuçlarının daha düzgün kullanımının sağlanması ve üçüncü ülkelerle olan araştırma alanına yönelik işbirliğinin artırılması hedefleniyor. 2016-2017 çalışma programının Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker’in gündemiyle paralellik olduğu belirtilirken, çalışma programının temel öncelikleri şu şekilde sıralanıyor:

    - İstihdam, büyüme ve yatırım için yeni bir destek mekanizmasının oluşturulması;

    - Dijital Tek Pazar’ın oluşturulması;

    - Uzun vadeli iklim değişikliği politikası ile güçlü bir Enerji Birliği’nin sağlanması;

    - Güçlendirilmiş sanayi temeline dayalı, daha derin ve adil bir İç Pazar’ın temini;

    - Daha güçlü küresel bir aktör olmak adına, göç politikasının ve karşılıklı güvene dayalı adalet ve temel haklar alanının güçlendirilmesi;

    - Ortak ilgi alanlarının ve diğer özelliklerin dikkate alınması.

  • 12 Ekim 2015 tarihinde Lüksemburg’da bir araya gelen AB Dışişleri Bakanları, Rusya’nın Suriye’de IŞİD dışındaki hedeflere yönelik hava saldırılarını sert şekilde kınarken, Rusya’yı hava saldırılarına son vermeye çağırdı. Zirvede kabul edilen ortak bildiride, Rusya’nın, IŞİD’in ve BM tarafından belirlenmiş diğer terörist grupların ötesine giden askeri saldırılarının endişe yarattığı ve durdurulması gerektiği vurgulandı.

    Siyasi bir çözüme ulaşılması için Rusya’nın Suriye’deki nüfuzunu kullanmasını talep eden AB, bu askeri tırmanışın çatışmanın uzama riskini artırdığını, siyasi süreci zayıflattığını, insani durumu kötüleştirdiğini ve  radikalleşmeyi artırdığını ifade etti. Ortak bildiride ayrıca, Rusya’dan Türkiye’ye yönelik hava sahası ihlalini durdurması istendi.

  • Belarus’ta 11 Ekim 2015 tarihli Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin barışçıl bir ortamda gerçekleştirilmesinin ardından AB Dışişleri Bakanları, Belarus yönetiminin tabi olduğu yaptırımların 4 aylık bir süre için askıya alınması konusunda uzlaştı. Oyların yüzde 83,5’ini alarak 5’inci kez Cumhurbaşkanı seçilen Aleksandr Lukaşenka’nın seçimlerden önce siyasi suçluları serbest bırakması ve seçimlerin düzgün bir ortamda gerçekleşmesi, yaptırımların askıya alınmasında etkili oldu.

    AB yetkilileri, seçimlerin düzgün şekilde gerçekleşmesi halinde, süresi 31 Ekim 2015 tarihinde dolacak olan yaptırımların gözden geçirileceğini duyurmuştu. Fransa’nın Avrupa İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Harlem Désir, Lüksemburg’da konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Belarus’ta insan haklarını, demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü teşvik etmek amacıyla yaptırımların askıya alınması konusunda uzlaşıldığını söylerken, gerek duyulması durumunda yaptırımların tekrar uygulamaya geçirebileceği uyarısında bulundu. AB’nin seyahat yasağı uyguladığı ve mal varlıklarını dondurduğu kişiler ve kuruluşlar listesinde 170 kişi ve 14 kuruluşun bulunduğu belirtiliyor. Kararın, ekim ayı sonunda resmi olarak açıklanması öngörülüyor.

  • Avrupa Komisyonu 12 Ekim 2015 tarihinde bölgesel politika ile bilim ve araştırmanın geliştirilmesi için yeni bir girişim başlattı. “Mükemmeliyet Damgası” (Seal of Excellence) adı verilen mekanizma ile Horizon 2020 kapsamında sunulan ve gelecek vadeden projelerin kalite etiketiyle ödüllendirilmesi ve bu projelerin, Avrupa Yapısal ve Yatırım Fonlarına (European Structural and Investment Funds-ESIF), diğer ulusal ve bölgesel fonlara erişiminin desteklenmesi sağlanacak. Böylece, Horizon 2020 Programı’na sunulan, bütçe yetersizliği nedeniyle kabul edilmeyen ancak bağımsız değerlendirme sonucu yüksek puan almış projeler de bu destekten yararlanabilecek. Mükemmeliyet Damgası, Avrupa Komisyonunun, Ar-Ge ve yenilikçilik yatırımlarına yöenlik çalışmaların artırılmasına ilişkin kararlılığının önemli bir göstergesi. Bu çerçevede Horizon 2020, ESIF, COSME ve Erasmus+ gibi diğer AB programları arasında koordinasyonlu çalışmaların artırılması öngörülüyor.

    Bilindiği üzere, 2013 yılından beri ESIF yönetimine ilişkin yeni kurallar, büyüme ve istihdamı artırıma amacıyla AB fonlarının daha stratejik şekilde kullanılmasını öngörüyor. 450 milyar avro tutarında olan ve 2014-2020 dönemini kapsayan ESIF aracılığı ile yenilikçilik, KOBİ’lerin desteklenmesi, eğitim, sosyal içerme ve düşük karbon ekonomisi gibi büyümeye katkı sağlayan temel alanlara yatırım yapılması planlanıyor.