İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
19-25 EKİM 2015

HAFTANIN HABERİ

1990-2014: Ekonomi Yüzde 46 Artarken, Emisyonlar Yüzde 23 Azaldı

Avrupa Çevre Ajansı (AÇA) tarafından yeni iklim rejimi öncesinde 20 Ekim 2015 tarihinde AB’nin iklim ve enerji haritasını yansıtan önemli bir rapor yayımlandı. AÇA’nın yayımladığı son rapora göre (Trends and Projections in Europe 2015), AB, Avrupa 2020 Stratejisi altında sunulan iklim ve enerji hedeflerine ulaşmış durumda. Rapora göre, 1990-2014 dönemindeki ekonomik büyümenin yüzde 46 olmasına rağmen, AB genelinde emisyonlardaki düşüş dikkat çekici. 2014 yılında, AB’nin mevcut emisyon değerleri, 1990 yılı değerlerinin yüzde 23 altında. Bu oran 2013 yılında yüzde 19,8 idi.

Rapor üç temel gösterge olan "sera gazı emisyonları", "yenilenebilir enerji kaynakları" ve "enerji verimliliği" başlıkları üzerinden sonuçları ortaya koyuyor. Buna göre Avusturya, Lüksemburg, İrlanda ve Belçika hariç 24 üye ülke sera gazı emisyonlarının azaltılmasında; Danimarka, Fransa, İrlanda, Lüksemburg, Hollanda, Portekiz, İspanya ve İngiltere hariç 20 üye ülke yenilenebilir enerji kaynaklarının artırılmasında; Belçika, Estonya, Fransa, Almanya, Malta, Hollanda, Polonya ve İsveç hariç 20 üye ülke ise enerji verimliliğinin artırılmasında belirlenen 2020 hedeflerini yakalama yolunda ilerliyor. 

Avrupa Komisyonunun İklim Eylemi ve Enerjiden Sorumlu Üyesi Miguel Arias Cañete yaptığı açıklamada, AB’nin söz konusu dönemde ekonomik büyüme oranlarına karşın emisyonlardaki düşüşün önemine dikkat çekti. Cañete, bu sonuçların, AB’de ekonomik büyüme ile çevre koruma politikalarının birlikte yürütülebileceğinin göstergesi olduğunu kaydetti. Ayrıca bu olumlu sonuçlar sayesinde, 30 Kasım-11 Aralık 2015 tarihinde Paris’te düzenlenecek ve yeni iklim değişikliği anlaşmasının imzalanması öngörülen Birleşmiş Milletler'in 20’inci Taraflar Konferansı (COP 21) için AB tarafından güçlü bir sinyal verildiğini ifade etti. AÇA Genel Direktörü Hans Bruyninckx, AB’nin 2020 yılına ait iklim hedefleri doğrultusunda ilerleme kaydettiğini doğrularken, enerjinin kullanılması ve üretilmesi süreçlerinde köklü değişimlere ihtiyaç duyulduğunun da altını çizdi.

2030 İklim ve Enerji Hedeflerinde AB

AB’nin 2030 İklim ve Enerji Paketi’nde öngörülen hedefler; emisyonlarda 1990 yılına göre yüzde 40 oranında azaltım, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının yüzde 27 oranına yükseltilmesi olarak belirlenmişti. Raporda, 2014 yılında AB Liderler Zirvesi’nde kabul edilen söz konusu pakete ek olarak, 25 Şubat 2015 tarihinde Enerji Birliği Stratejisi açıklanmıştı. Tüm bu stratejiler, AB’nin iklim değişikliği ve enerji alanındaki uzun vadeli planlarının bütününü yansıtmakta.

Rapordaki tahminlere göre, 2020 yılı sonrasında AB’nin emisyonlarında düşüş kaydedilecek ancak üye ülkelerdeki düşüş hızı yavaş olacak. 2030 yılına kadar planlanmış azaltım hedefi ile AB’nin sadece yüzde 27 ila 30 arasında emisyon azaltımı gerçekleştirmesi bekleniyor. Ancak AB Emisyon Ticaret Sistemi’nin (AB ETS) revizyon sürecinin AB’ye etkilerinin net olmaması nedeniyle azaltım oranı ile ilgili öngörülerin mevcut haliyle kesin sonucu yansıtmadığı belirtiliyor. Bilindiği gibi, AB ETS üzerine hazırlanan revizyon süreci veya başka bir ifade ile AB ETS reformunun (Market Stability Reserve-MSR) resmi onay süreci Temmuz 2015'te tamamlandı. Aynı şekilde, tartışmalı konulardan arazi kullanımı ve ormanlara yönelik emisyon sonuçları da rapora dahil edilmiş değil.   

Raporda, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının AB’de önümüzdeki dönemde artacağı ve pazardaki yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanım hızının ise 2030 yılı için öngörülen yüzde 27 hedefine ulaşılmasına imkân verebileceğine işaret ediliyor. Ancak pazar içindeki teknik engeller nedeniyle zorlu bir sürecin de yaşanacağı belirtiliyor. 

Öte yandan, üye ülkelerin son dönemde ekonomik verilerindeki toparlanmaya dikkat çekilen raporda, bu toparlanmanın, enerji tüketiminin azaltılmasına katkı sağlama yönünde kullanılması gerektiği vurgulanıyor.

2050 için Ek Çaba Şart

Raporda, üye ülkelerin ve AB’nin "kısa vadede" iklim ve enerji politikalarının hedeflerine ulaşmada olumlu seyirde yol aldığı ifade edilirken, 2050 yılına ait emisyonlarda yüzde 80 oranındaki azaltım oranına yani "uzun vadeli" hedeflere ulaşmak için daha çok çaba harcanması gerektiği açıklanıyor. Üye ülkeler için bağlayıcılığı bulunan 2050 yılına ait hedef için halihazırda ulusal çalışmalar yürütülmekte. Bu konuda 2015 yılında ilk ulusal stratejiler Avrupa Komisyonu’na iletilmiş durumda. 2016 yılında ise AÇA tarafından durum değerlendirilmesinin yapıldığı bir raporun yayımlanması bekleniyor.

2050 gibi uzun vadeli hedeflere ulaşmada AB için en önemli öncelikler; üye ülkeler arasında daha uyumlu politikalara olan ihtiyaç, daha entegre ve şeffaf bir yönetim sisteminin yaygınlaştırılması ve karşılaştırılmalı, güvenilir bilgi ve veri paylaşımının sağlanması olarak yorumlanıyor.

Raporun Türkiye Notları 

AÇA’nın üyesi olan Türkiye’nin de yer aldığı raporda, Türkiye ile ilgili detaylı verilere ulaşılmamakla birlikte, Birleşmiş Milletler'in Paris’teki konferansı öncesinde Türkiye'nin yeni iklim değişikliği anlaşmasında yer almasını önerdiği ve 2030 yılı için açıklanan yüzde 21’lik ulusal katkı beyanı (INDC) üzerinde duruluyor. Türkiye, ulusal taahhütüne ulaşmada uluslararası pazar mekanizmalarından karbon kredilerini kullanma amacını öne çıkarıyor.