İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
19-25 EKİM 2015

AB GÜNDEMİ

  • 2016 Yılı Erasmus+ Program Rehberini ve teklif çağrılarını 20 Ekim 2015 tarihinde yayımlayan Avrupa Komisyonu, 2016 yılında Erasmus+ kapsamında 600 bine yakın gencin yurtdışında eğitim, staj, gönüllülük veya değişim programlarına katılımının sağlanması amacıyla 2,2 milyar avro ayrıldığını açıkladı. Komisyon tarafından yapılan açıklamada, eğitim ve gençlik alanında çalışan 200 bin kadar kişinin profesyonel gelişiminin desteklenmesi için de imkân yaratılacağı belirtilirken, 2016 yılında Erasmus+ kapsamındaki projeler için sağlanan fonların; eğitim öğretim sistemlerinin daha kapsayıcı hale getirilmesi, Avrupa genelinde artan farklılıkların ele alınması ve gençler arasında radikalleşmenin önlenmesi konularına yoğunlaşacağı duyuruldu.

    Erasmus+ 2016 Yılı Program Rehberi ve teklif çağrılarına buradan ulaşılabilir.  

  •  20 AB Üyesi Devletin Adalet Bakanları, 19 Ekim 2015 tarihinde Brüksel’de, radikalleşmeye yönelik alınacak önlemleri tartışmak üzere bir araya geldi. Bu çerçevede, radikal eylemlere katılan kişiler için iyileştirme programlarının yürürlüğe konulması konusunda uzlaşıldı.

    Fransa’da yayımlanan istatistiklere göre, hâlihazırda yaklaşık 500 Fransız uyruklu kişi Suriye ve Irak’ta bulunuyor ve 3 bin kişinin ise “risk altında” olduğu belirtiliyor. Tutuklananların yüzde 15’inin önceden hapis yattığı ve bu ortamda radikalleştiği belirtiliyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Fransa Adalet Bakanı Christiane Taubira, şu ana kadar yaklaşık 5 bin AB vatandaşının Suriye ve Irak’ta faaliyet gösteren terör örgütlerine katıldığını vurguladı. Üye ülkelerin terör tehditlerine karşı büyük ölçüde ulusal düzeyde önlem aldıkları belirtiliyor. Örneğin, söz konusu şahısların tutuklanması, pasaportlarının ellerinden alınması veya söz konusu ülkeye geri dönmelerinin önlenmesi gibi bir dizi yaptırım üye devlet ceza sistemleri uyarınca uygulanıyor. Buna karşın Komisyon tarafından yayımlanan bir mutabakatta, yurtdışından AB üye ülkelerine dönüş yapmış şahısların, hayatları boyunca aşırı uç görüşlere sahip kişiler olarak etiketlenmemesi gereği vurgulanıyor. Toplantıda ayrıca, internet aracılığıyla yayılan nefret söylemleri ve propagandalara karşı alınacak önlemler de tartışıldı.

    Temmuz ayından beri, Frontex ajansının yasadışı içerikli internet sitelerini takip etmekle yükümlü özel bir birimi faaliyette bulunuyor. 19 Aralık 2015 tarihinde ise, AP’nin LIBE komitesinde, Fransız milletvekili Rachida Dati tarafından konuya ilişkin olarak hazırlanmış bir rapor kabul edilmişti. Raporda, teröre karşı bir söylem geliştirilmesi gerekliliğinin yanı sıra, radikalleşmenin eğitim ile önlenmesi ve terörün finans kaynaklarının sıfırlanması gibi gereklilikler de belirtiliyor. 3 Aralık 2015 tarihinde Komisyonun, sosyal medya temsilcileri ile bir araya gelerek, terör propagandasının nasıl önleneceğinin tartışılacağı bir internet forumu başlatması bekleniyor. 

  • Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, 21 Ekim 2015 tarihinde göçmen krizinin son durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Komisyon Başkanı Juncker, özellikle Batı Balkanlar’da gerçekleşen göçmen akınının, AB Liderler Zirvesi’nin ana gündem maddesi olması gerektiğini öne sürdü. Yaptığı açıklamada Juncker, AB liderlerini, Batı Balkanlar’daki göçmen akınlarına yönelik daha etkin işbirliğine, daha geniş çaplı istişareye ve daha hızlı eylemlerde bulunmaya çağırdı. Zirve’ye, AB liderlerinin yanı sıra, BM Mülteciler Yüksek Komiseri’nin, AB sınır güvenlik birimi Frontex ve EASO temsilcilerinin de katılması bekleniyor. 

  • Polonya’da 25 Ekim 2015 tarihinde düzenlenen genel seçimlerde AB karşıtlığı ile tanınan muhafazakâr Hak ve Adalet Partisi (PiS), Polonya Parlamentosunda salt çoğunluğu elde etti. Açıklanan sonuçlara göre, PiS oyların yüzde 38’i ile 238 sandalyeyi elde ederken, hükümetteki Başbakan Ewa Kopacz başkanlığındaki liberal Yurttaş Platform (PO) yüzde 23,4 ile 135 sandalye elde etti. Açıklanan bilgilere göre katılım oranının yüzde 51,6 olduğu seçimlerin ardından Jaroslaw Kaczynski başkanlığındaki PiS, Polonya’da tek iktidar partisi olma yolunda ilerliyor. 

  • Avrupa Komisyonu, Starbucks’ın ve Fiat’ın Hollanda ve Lüksemburg ile yaptıkları vergi anlaşmalarına ilişkin Haziran 2014 tarihinde başlattığı soruşturmada kararını açıkladı. Komisyon soruşturma sonucunda, Hollanda’da Amerikan kahve zinciri Starbucks’a ve Lüksemburg’da Fiat’a sağlanan vergi kolaylıklarının yasadışı olduğuna karar verdi. Karar kapsamında, Hollanda ve Lüksemburg’dan adil olmayan rekabet şartlarının ortadan kaldırılması için toplanmayan vergilerin söz konusu şirketlerden alınması isteniyor. Bu çerçevede, her iki şirketin de yaklaşık 20-30 milyon avro ceza ödemesi öngörülüyor. Şirketlerin karara itiraz hakkı bulunuyor.

    Avrupa Komisyonunun Rekabetten Sorumlu Üyesi Margrethe Vestager konuya ilişkin yaptığı açıklamada, şirketlerin vergi yükünü yapay olarak düşüren vergi kararlarının AB’nin devlet yardımı kuralları ile bağdaşmadığını belirtti.

    Komisyon, Starbucks ve Fiat’ın yanı sıra 2004-2008 yılları arasında CD ve DVD sürücü piyasasında kartel oluşturdukları gerekçesiyle sekiz teknoloji firmasının da 116 milyon ceza ödemesine karar verdi. Ceza ödemesi öngörülen şirketler arasında Hitachi-LG Veri Depolama, Toshiba-Samsung Depolama ve Hewlett Packard gibi büyük şirketler bulunuyor.  

  • TTYO müzakerelerinin 11'inci turu 19 ve 23 Ekim 2015 tarihleri arasında ABD'nin Miami şehrinde gerçekleştirildi. AB adına müzakere heyet başkanlığını Ignacio Garcia Bercero, ABD adına ise Dan Mullaney’in yönettiği TTYO 11'inci müzakere turunda taraflar tarafından “pazara erişim”, “yasal düzenlemenler” ve “kurallar” olmak üzere üç başlıkta müzakereler sürdürüldü.

    TTYO müzakerelerinde, AB ve ABD şirketlerinin pazara erişimlerine ilişkin üç alanda (tarifeler, hizmetler ve kamu alımları) yürütülen görüşmelerde önemli gelişmelerin kaydedildiği açıklandı. Görüşmelerde, tarifelere ilişkin ikinci teklif önerileri sunuldu ve önümüzdeki turlarda bu önerilerin üzerinde tartışmaların devam ettirilmesi bekleniyor. 11'inci turda taraflar tarafından ayrıca menşe kuralları ve kamu alımları konuları detaylı bir şekilde ele alındı. Bu gelişmeler doğrultusunda, Şubat 2016'da kamu alımlarına ilişkin önerilerin sunulması bekleniyor. Taraflar  bu tur görüşmelerinde yasal düzenlemelerdeki işbirliği konusunu kapsamlı bir şekilde ele alırken, sektörlere ilişkin görüşmeler ön planda yer aldı. Diğer müzakere başlığı olan kurallar konusu yine önemli bir gündem maddesini oluşturken, AB, açıklanan yeni ticaret ve yatırım stratejisi doğrultusunda sürdürülebilir kalkınmaya (çevre ve işçi hakları) ilişkin önerisini sunmuş bulunuyor. Ayrıca kurallara ilişkin görüşmelerde, rekabet, enerji, hammaddeler ve ticaretin kolaylaştırılması gibi konulara da değinildi.