İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
26 EKİM-8 KASIM 2015

AB GÜNDEMİ

  • AP, herhangi bir Üye Devletin, AB tarafından onaylanmış genetiği değiştirilmiş organizmalı (GDO) gıda ve yemleri yasaklamasına veya sınırlandırmasına izin veren yasa tasarısını reddetti. 28 Ekim 2015 tarihinde yapılan oylamada tasarı, 75 oya karşılık 557 oyla reddedilirken, 38 AP üyesi çekimser oy kullandı.

    Tasarının kabulü halinde GDO’ları destekleyen ve desteklemeyen ülkeler arasında iç sınır kontrolü sorunu yaşanabileceği belirtilirken, üye ülkeler arasında kontrollerin yeniden yürürlüğe girmesinin, gümrük birliği ve ortak pazara zarar vereceğine vurgu yapıldı. Oylama sonrası açıklamalarda bulunan Avrupa Komisyonunun Sağlık ve Gıda Güvenliğinden Sorumlu Üyesi Vytenis Andriukaitis, yasa tasarısı üzerinde çalışmaya devam edileceğini ifade etti.

    Bilindiği üzere, AB Konseyi, 12 Haziran 2014 tarihinde Çevre Konseyi ile varılan siyasi mutabakatı da yansıtan, GDO ekimi hakkındaki ilk okuma pozisyonunu, 23 Temmuz 2014 tarihinde açıklamıştı. Haziran 2009’da 13 Üye Devletin Avrupa Komisyonundan istedikleri rapor doğrultusunda hazırlanan yasa tasarısı, Üye Devletlerin, AB genelinde izin verilmiş veya izni hâlen devam eden GDO’ların topraklarının tamamında veya belli bir kısmında ekimini kısıtlamalarını veya engelleyebilmelerini sağlayacak AB düzeyinde bir yasal çerçeveyi oluşturmayı hedeflemekteydi.

  • AB ile Kosova arasında İstikrar ve Ortaklık Anlaşması (Stabilisation and Association Agreement – SAA), Kosova’yı temsilen Başbakan İsa Mustafa, AB ile Bütünleşemeden Sorumlu Bakan ve Başmüzakereci Bekim Çollaku ve AB’yi temsilen Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ile Avrupa Komisyonunun Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn tarafından 27 Ekim 2015 tarihinde Strazburg’da imzalandı.

    Yüksek Temsilci Mogherini konuya ilişkin yaptığı açıklamada, SAA’nın imzalanmasıyla AB-Kosova ilişkilerinde yeni bir aşamaya geçildiğini kaydederek, SAA’nın Kosova’da ve bölgede istikrar ve refaha önemli bir katkı niteliğinde olduğunu belirtti. SAA’nın imzalanmasını AB-Kosova ilişkileri için bir dönüm noktası olarak nitelendiren Komisyon Üyesi Hahn ise bunun Kosova’ya gerekli reformları hayata geçirmesinde ve ticaret ve yatırım alanında yeni fırsatları çekmesinde yardımcı olacağını belirtti.

    Kosova, Batı Balkan ülkeleri arasında AB ile SAA imzalamamış olan tek ülke konumunda.  Bilindiği gibi, SAA, Ekim 2013-Mayıs 2014 tarihleri arasında müzakere edilerek, Temmuz 2014’te parafe edilmişti. AB, Kosova’nın bağımsızlığını tanımayan beş Üye Devletin muhalefetini önlemek amacıyla anlaşma için farklı bir prosedür izleyerek SAA’yı, kendi imzaladı. Üyelik yolunda ilk adım olarak nitelendirilen SAA, Kosova Parlamentosunda 2 Kasım 2015 tarihinde onaylandı. Muhalefetin boykot ettiği oylamada, 120 vekilden 86’sı lehte oy kullandı. SAA’nın, AP’nin onayının ardından 2016 yılının ilk yarısında yürürlüğe girmesi öngörülüyor. SAA’nın Kosova ile AB arasında bir serbest ticaret alanı oluşturmasıyla taraflar arasında ticaretin artması bekleniyor.

  • Avrupa Komisyonunun önceliklerinin yer aldığı 2016 Çalışma Programı 27 Ekim 2015 tarihinde açıklandı. Avrupa Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Frans Timmermans tarafından açıklanan 2016 Çalışma Programı 10 önceliğin uygulanmasını öngörüyor.

    Söz konusu 10 öncelik, Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker’in 15 Temmuz 2014 tarihinde AP Genel Kurulu’na sunduğu ve “Avrupa için Yeni Bir Başlangıç: İstihdam, Büyüme, Adalet ve Demokratik Değişim” altında belirlenen başlıkları içeriyor:

    - Ekonomik büyüme, yeni iş imkânları ve yatırımların artırılması;

    - Dijital Tek Pazar’ın oluşturulması;

    - İklim değişikliği politikası ile beraber Enerji Birliği alanında entegre çalışmaların yürütülmesi;

    - Daha güçlü sanayi sektörü ile daha derin ve adil bir İç Pazar’ın oluşturulması;

    - Ekonomik ve Parasal Birlik hedefinin derinleştirilmesi;

    - TTYO müzakerelerinde dengeli ve sorumlu bir AB;

    - Karşılıklı güvene dayalı temel hak ve özgürlüklerin uygulanması;

    - Yeni mülteci politikasının oluşturulması;

    - Daha güçlü küresel aktör mesajının vurgulanması;

    - Demokratik değişimi artıran bir Birliğin temin edilmesi.

  • 27 Ekim 2015 tarihinde AP’de gerçekleştirilen oylamada 2017 yılı itibarıyla Birlik sınırları içinde mobil dolaşım ücretlerinin (roaming charges) kaldırılmasına karar verildi. Söz konusu ücretlerin kaldırılmasıyla Birlik hukuku içinde net tarafsızlığın güçlendirilmesi amaçlanıyor. 15 Haziran 2017 tarihinde yürürlüğe girecek uygulama ile GSM abonelerinin mobil cihazlarıyla yaptıkları dakika, SMS ve veri tüketimlerine AB üyesi diğer ülkelerde ekstra ücret ödememeleri ve kendi ülkelerindeki tarifelerini kullanmaya devam etmeleri öngörülüyor. Bu çerçevede 2016 yılı nisan ayından itibaren bir geçiş dönemiyle söz konusu ücretlerin düşürülmesi hedefleniyor.

    Avrupa Komisyonunun Dijital Tek Pazardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Andrus Ansip konuya ilişkin yaptığı açıklamada AP’deki oylamanın Birlik içinde mobil dolaşım ücretlerinin kaldırılması ve açık internete erişimin garanti altına alınması için atılan önemli bir adım olduğunu belirtti. Avrupa Komisyonunun Dijital Ekonomi ve Toplumdan Sorumlu Üyesi Günther Oettinger ise söz konusu kararın, Birliğin AB vatandaşlarının günlük hayatına getirdiği kolaylaştırıcı etkinin iyi bir örneği olduğunu vurguladı.

  • Avrupa Komisyonunun 2015 Sonbahar Dönemi Ekonomik Tahmin Raporu 5 Kasım 2015 tarihinde yayımlandı. Raporda, Avro Alanı ve AB’nin toparlanmanın üçüncü yılında olduğu ve zorlu küresel ekonomik koşullara rağmen iyileşme sürecinin gelecek yılda da ılımlı bir tempoyla devam etmesinin beklendiği belirtiliyor.

    Rapora göre üye ülkelerde ekonomik iyileşme, düşen petrol fiyatları, dengeleyici para politikaları ve avronun düşük değerine rağmen, yavaş fakat sağlam ve yaygın bir şekilde sürüyor. Öte yandan yükselen piyasa ekonomilerinde ve küresel ticarette yavaşlama ve devam eden jeopolitik gerginlikler gibi yeni zorlu koşullara da dikkat çekiliyor. İstihdam performansında iyileşmenin reel kullanılabilir geliri artırması, kredi temin koşullarındaki iyileşme, finansal risklerin pozitif olarak değişmesi, yatırımlarda artış gibi diğer faktörlerin de desteğiyle büyümenin 2016’da devam etmesinin beklendiği kaydediliyor.

    Bu genel tabloya bağlı olarak, Avro Alanı’nda GSYİH’nin 2015’te yüzde 1,6; 2016’da yüzde 1,8 ve 2017’de yüzde 1,9 oranında artış göstermesi bekleniyor. AB’nin reel GSYİH’sinin bu yıl yüzde1,9’dan, 2016’da yüzde 2’ye ve 2017’de yüzde 2,1’e yükselmesi öngörülüyor.  İstihdamın bu yıl yüzde 1; 2016 ve 2017’de 0,9 yüzde artması beklenirken,  işsizliğin 2015’te yüzde 9,5; 2016’da yüzde 9,2 ve 2017’de yüzde 8,9 olarak gerçekleşeceği tahmin ediliyor.  Enflasyon oranının ise 2015’te yüzde 0’dan 2016 ve 2017’de sırasıyla yüzde 1,1 ve yüzde 1,6’ya yükselmesi bekleniyor. 

    Düşük petrol fiyatları ve dış ticaret hadlerindeki iyileşmenin yanı sıra bazı üye ülkelerin yüksek düzeyde cari işlemler fazlası vermeleri ve geçmiş açıkların düzeltilmesi sayesinde Avro Alanı’nda cari işlemler fazlasının bu yıl ve önümüzdeki yıllarda artış göstereceği tahmin ediliyor.  Öte yandan, Akdeniz’den Avrupa’ya mülteci akınının kısa vadede AB’nin GSYİH’sinin içinde kamu harcamalarının payını artırması öngörülürken karşın bu durumun büyümede küçük bir pozitif etkisinin olması bekleniyor.

    Raporda, genel ekonomik görünüme ilişkin risklerin arttığı belirtilirken, yükselen piyasalarda, düşük büyüme ve ABD para politikasındaki normalleşmenin AB’de yatırımlar ve ekonomik faaliyet üzerine negatif etkisinin beklenenden daha fazla olacağına dikkat çekiliyor. Rapora ilişkin ayrıntılı bilgiye buradan ulaşılabilir.