İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
9-15 KASIM 2015

HAFTANIN HABERİ

Avrupa Komisyonu 2015 Yılı Genişleme Paketi’ni Açıkladı

Avrupa Komisyonu, Batı Balkan ülkeleri ve Türkiye İlerleme Raporları ile Genişleme Stratejisi’nden oluşan 2015 Yılı Genişleme Paketi’ni, 10 Kasım 2015 tarihinde açıkladı. 2015 Yılı Genişleme Paketi, Kasım 2014’te göreve başlayan Jean-Claude Juncker başkanlığındaki Komisyon tarafından kabul edilen ilk genişleme paketi olması ve açıklanma tarihinin defalarca ertelenmesi nedeniyle merakla beklenmekteydi.

2015 Yılı Genişleme Paketi’ni AP Dış İlişkiler Komitesi’nde (AFET) sunan Avrupa Komisyonunun Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn, bu yılki paketin, önceki yıllara kıyasla birtakım değişiklikler içerdiğine dikkat çekti. Hahn’a göre, 2015 Yılı Genişleme Paketi kapsamında kabul edilen Genişleme Stratejisi, önceki yılların aksine genişleme politikasının yalnızca bir sonraki yıl için değil, Juncker Komisyonu’nun görevde olacağı dört yıl için stratejisini ortaya koyuyor. İlerleme Raporlarında ise üyelik yükümlülüklerini üstlenebilme yeteneğine daha fazla vurgu yapılırken, genişleme politikası kapsamındaki ülkelere önümüzdeki yıl hangi önceliklere odaklanmaları gerektiği konusunda daha net yol haritaları sunuluyor. Bunun yanında raporlama metodu, kilit öneme sahip alanlarda ülkeler arasında kıyaslamayı mümkün kılacak hale getirildi. Hahn, söz konusu değişikliklerin, süreci daha şeffaf hale getirerek, vatandaşlar ve sivil toplum için reformların takibini kolaylaştıracağını kaydetti.

Hahn, temel konuların öncelikli olarak ele alınması (Fundamentals first) yaklaşımının Juncker Komisyonu’nun görev süresi boyunca da genişlemenin belkemiği olmayı sürdüreceğini teyit etti. Bu kapsamda Komisyon, yargı reformu, yolsuzlukla ve örgütlü suçlarla mücadele başta olmak üzere hukukun üstünlüğü, başta LGBTI bireylere ve Romanlara yönelik olmak üzere ayrımcılıkla mücadele; ifade özgürlüğü dahil olmak üzere temel haklar ile demokratik kurumların işleyişi ve kamu yönetimi reformu konularına odaklanmaya devam edecek. Hukukun üstünlüğü ve ekonomik kalkınmayı aynı madalyonun iyi yüzü olarak nitelendiren Hahn, ekonomik kalkınmanın teşvik edilmesi ve rekabetçiliğin artırılmasının da Komisyonun öncelikleri arasında yer almayı sürdüreceği mesajını verdi. Komşularla iyi ilişkiler ve özellikle Batı Balkan ülkeleri bağlamında önem taşıyan bölgesel işbirliği Komisyonun öncelik verdiği diğer alanlar olarak öne çıkıyor.

Komisyonun değerlendirmesine göre, genel anlamda genişleme politikası kapsamındaki ülkelerde, son bir yıllık süreçte önemli gelişmeler kaydedilmesine rağmen, temel zorluklar da güncelliğini koruyor. Yargı sistemlerinin bağımsızlığı, hesap verebilirliği ve etkinliği konusunda soru işaretleri mevcut. Örgütlü suçlar ve yolsuzlukla mücadele alanında daha fazla çabaya gerek duyuluyor; temel haklar konusunda ise gerekli yasal çerçeve mevcut olmasına karşın uygulamada eksiklikler bulunuyor. İfade özgürlüğü önemli bir zorluk olarak öne çıkarken, kamu yönetiminde siyasileşmenin önlenmesi ve şeffaflığın artırılması gerekiyor. Demokratik kurumların işleyişi de dikkat gerektiren konular arasında. Bunların yanında söz konusu ülkelerin çoğunun ekonomik yönetişim ve rekabetçilik alanında önemli zorluklarla karşı karşıya olduğu ifade ediliyor.

Genişleme Politikası kapsamındaki ülkelerin durumu şu şekilde:

Türkiye

Sürmekte olan mülteci krizinin de gösterdiği gibi, Türkiye ile AB arasında müşterek fırsatlar ve zorluklar olduğuna dikkat çeken Hahn, Türkiye’yi, Suriye ve Irak kökenli 2 milyonu aşkın mülteciye sağladığı insani yardımdan dolayı tebrik ederek, mülteciler ve göç yönetimi konusundaki işbirliğinin Ortak Eylem Planı ile yeni bir boyut kazandığını belirtti. Hahn, Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin göçün ötesinde olduğuna dikkat çekerek, Türkiye ile AB, dış ve güvenlik politikası, terörle mücadele, enerji, ticari ve ekonomik ilişkiler gibi ortak çıkar konularının tamamında işbirliğini geliştirmeyi sürdürdüklerini vurguladı.

Türkiye’de tırmanan şiddet ortamından çıkılması ve çözüm sürecine geri dönülmesi mesajını veren Hahn, son bir yıl içerisinde yargının bağımsızlığı, toplanma ve ifade özgürlüğü konularında önemli eksiklikler yaşandığını belirtti. Bu alanlardaki reformların Türkiye’nin üyelik sürecinde vazgeçilemez bir öncelik ve Türkiye’nin kendi yararına olduğunu belirten Hahn, yeni hükümetle bu kilit konuları ele alacaklarını belirtti. Hahn, Kıbrıs sorunun çözümüne yönelik müzakerelerde yakalanan ivmenin Türkiye’nin katılım müzakerelerinde kayda değer ilerleme sağlayabileceğini ve süreci hızlandırabileceğini umduğunu ifade etti.

Karadağ

Hahn’a göre, katılım müzakerelerinde son bir yılda sekiz faslı müzakereye açan Karadağ, müzakerelerde ilerlemeyi sürdürdü. Bunun hukukun üstünlüğü ve yasal çerçevenin sağlamlaştırılması sayesinde mümkün olduğunu belirten Hahn, buna karşılık Karadağ’ın yolsuzluk ve örgütlü suçlarla mücadele alanındaki sicilinde sınırlı iyileşme olduğunu kaydetti. Hahn, iktidar ile muhalefet arasında yapıcı ve kapsayıcı diyaloğa ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi.

Sırbistan

Sırbistan’ın katılım müzakerelerinde ilk fasılları açma doğrultusunda, önemli adımlar attığını kaydeden Hahn, bunun 2015 yılı içerisinde gerçekleşebileceğine inandığını dile getirdi. Sırbistan’ın hukukun üstünlüğü alanında eylem planlarını hazırladığını, Kosova ile kilit öneme sahip anlaşmalar imzaladığını ve komşularıyla ilişkilerini geliştirme yolunda yapıcı bir tutum sergilediğini belirten Hahn, Belgrad’ın ayrıca iddialı bir ekonomik reform programı uygulamaya koyduğunu belirtti. Sırbistan’ın mülteci krizini de nispeten başarılı şekilde ele aldığını söyleyen Hahn,  özellikle yargı, örgütlü suçlar ve yolsuzlukla mücadele, ifade özgürlüğü, ayrımcılıkla mücadele, ekonomi ve kamu yönetimi reformu konusunda reform kararlılığının sürmesi gerektiğini kaydederken, Kosova ile ilişkilerin normalleştirilmesi sürecinde aynı kararlı tutumun sürdürülmesi gerektiğine dikkat çekti.

Makedonya

Makedonya’nın müktesebat uyumu bakımından çizdiği olumlu tabloya rağmen, ülkede yaşanan telekulak skandalının yolsuzluk ve siyasi müdahalenin boyutlarını ortaya koyduğunu dile getiren Hahn, siyasi uzlaşının, AB’nin arabuluculuk çabaları sayesinde sağlandığını hatırlattı. Siyasi uzlaşının ve AB tarafından belirlenen Acil Reform Önceliklerinin uygulanması gerektiğini vurgulayan Hahn, ülkede etnik gruplar arasındaki durumun kırılganlığına dikkat çekerek Ohri Çerçeve Anlaşması’nın revizyonun tamamlanması gerektiğini belirtti. Komisyonun 2009 yılından bu yana olduğu gibi Makedonya ile katılım müzakerelerine başlanması yönündeki tavsiyesini sürdürdüğünü kaydeden Hahn, bunun siyasi uzlaşının ve Acil Reform Önceliklerinin uygulanmasında kayda değer ilerleme sağlanması koşuluna bağlı olduğunu vurguladı.

Arnavutluk

Arnavutluk’un, katılım müzakerelerinin başlaması için belirlenen önceliklerin yerine getirilmesi konusunda ilerleme kaydettiğini belirten Hahn, başta yargı sistemi reformu ile yolsuzluk ve örgütlü suçlar alanında sağlam bir sicil oluşturulması olmak üzere hukukun üstünlüğü alanında yapılması gerekenlere dikkat çekti. Hahn, Tiran’ın yapması gerekenleri, temel hakların korunması alanında daha sistematik bir yaklaşımın geliştirilmesi ve mülkiyet hakları konusunda komünist rejim zamanında kamulaştırılan mülklerin tazmini için gerekli yasaların kabul edilmesi olarak özetledi.

Bosna-Hersek

Bosna-Hersek’te, AB’nin Aralık 2014’te başlattığı girişimle birlikte reformların ivme kazandığını kaydeden Hahn, İstikrar ve Ortaklık Anlaşması’nın (SAA) Haziran 2015’te yürürlüğe girmesinin bu sayede mümkün olduğunu belirtti. Hahn, temmuz ayında kabul edilen kapsamlı reform gündeminin uygulanmakta olduğunu ve yargı alanında yapısal diyaloğun sürdüğünü söyledi. Hahn’a göre kısa vadede Bosna-Hersek’in yapması gerekenler arasında, tüm düzeylerde politikaların koordinasyonunun artırılması ve SAA’nın Hırvatistan’ın AB üyeliğini dikkate alacak şekilde değiştirilmesi var.

 

Kosova

Hahn, Kosova’nın son dönemde savaş suçlarını soruşturmak üzere Özel Savcılık ve Özel Mahkeme kurulmasının yanında Sırbistan ile Kosova’nın kuzeyine ilişkin anlaşmaya varılması gibi zorlu kararlar aldığını hatırlattı. Buna karşılık ülkede seçimlerin ardından yaşanan altı aylık siyasi çıkmazın reformları geciktirdiğini belirten Hahn, Kosova’nın uyumunun birçok alanda erken aşamada olduğunu söyledi ve reformlara odaklanması gerektiği mesajını verdi. AB ile ilişkilerinde kilit bir adım olan SAA’nın 27 Ekim 2015 tarihinde imzalandığını hatırlatan Hahn, böylece Batı Balkanlarda SAA sürecinin tamamlandığını da sözlerine ekledi.

2015 yılı Genişleme Paketi’ne buradan ulaşılabilir.