İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
21-27 ARALIK 2015

AB GÜNDEMİ

  • Avrupa Komisyonu, 21 Aralık 2015 tarihinde Avrupa Komşuluk Aracı kapsamında Suriye’de sivil halkın ve Filistinli mültecilerin uzun vadeli ihtiyaçlarına yönelik 40 milyon avro tutarında bir yardım paketini kabul etti. Yardım paketi, uluslararası yardım kuruluşları, AB üye ülke ajansları ve Birleşmiş Milletler Filistinli Mülteciler için Yardım ve Çalışma Ajansı aracılığıyla kullandırılacak. Söz konusu yardım paketi üç programı içeriyor:

    - Suriye’de savaştan etkilenen halkın geçimlerinin sağlanması (23 milyon avro): Söz konusu yardımın, Suriye’de belirli bölgelerdeki halkın sektörel ihtiyaçlarının karşılanması için uluslararası sivil toplum kuruluşlarından oluşan bir konsorsiyum tarafından uygulanması öngörülüyor. Bu kapsamda, Suriye’deki savaşın etkilerinin minimize edilmesi, yaşam koşullarının iyileştirilmesi, temel kamu hizmetlerinin yeniden tesis edilmesi ve gelir yaratıcı faaliyetlerin geliştirilmesine katkıda bulunulması amaçlanıyor.

    - Türkiye’den Suriye’ye düzenlenecek sınır ötesi operasyonlara yönelik çerçeve oluşturulması (7 milyar avro): Söz konusu yardım ile, Türkiye’nin güneyinde faaliyet gösteren AB üye ülke ajanslarının bir araya gelerek, başta sağlık, eğitim, su, gıda, sivil savunma ve sağlık hizmetleri olmak üzere çeşitli ihtiyaçların kısa zamanda teslimatının sağlanması amaçlanıyor. Bu projeden Kuzey Suriye’deki halkın ve yerel yönetimin yararlanması öngörülüyor.

    - Suriye’deki Filistinli mültecilere yardımın sağlanması: Bu kapsamda, Filistinli mültecilerin eğitim ve sağlık gibi temel hizmetlere erişiminin desteklenmesi ve temel ihtiyaçlarının karşılanması öngörülüyor. 

  • AB, Ukrayna krizi nedeniyle uyguladığı ekonomik yaptırımları 31 Temmuz 2016 tarihine kadar uzatma kararı aldı. Karar, AB’nin 22 Aralık 2015 tarihli Resmi Gazetesi’nde yayımlandı.

    İlk olarak 31 Temmuz 2014 tarihinde başlayan, Eylül 2014’te genişletilen ve bu zamana kadar 6 aylık periyodlar ile uzatılan ekonomik yaptırımlar finans, savunma ve enerji alanlarını kapsıyor. Yaptırımların uzatılmasının nedeni, Ukrayna'da taraflar arasında ateşkes öngören Minsk Anlaşması’nın şartlarının tamamen yerine getirilmemesi olarak açıklandı.

    Buna karşılık, 7 Ağustos 2014 tarihinde AB’ye gıda ürünleri ticaretinde kısıtlamalar getiren Rusya, 25 Temmuz 2015 tarihinde AB’ye yönelik ithalat yasağını bir yıl daha (Ağustos 2016) uzattığını açıklamıştı. Rusya ayrıca, 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren de Ukrayna’ya gıda ambargosu uygulayacağını belirtti.

  • 21 Aralık 2015 tarihinde Avrupa Komisyonu tarafından yapılan açıklamada, Yunan yetkililerin kurtarma paketi kapsamında Avrupa İstikrar Mekanizması’ndan Yunanistan’a aktarılacak kredinin 1 milyar avroluk bölümünün verilmesi için ikinci reform listesini sunduğu belirtildi. Avrupa Komisyonu Sözcüsü Mina Andreeva konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Yunanistan tarafından sunulan reform listesinin Komisyon, AMB ve IMF tarafından incelendiğini ifade etti. Kreditör kurumlar tarafından yapılan incelemenin ardından, 22 Aralık 2015 tarihinde 1 milyar avroluk kredi diliminin Yunanistan’a verilmesine ilişkin karara varıldı.

    Avrupa İstikrar Mekanizması Direktörü Klaus Regling konuya ilişkin yaptığı açıklamada, 1 milyar avroluk kredi diliminin Yunan hükümeti tarafından yürürlüğe koyulan reform sürecine katkı sağlayacağını belirtti. Söz konusu kredinin Yunan ekonomisinin modernize edilmesine yönelik birçok politika alanına nüfuz edeceğini belirten Regling, enerji sektöründe rekabetin artırılacağını, bankaların batık kredileri yönetme kapasitelerini artırmak için yeni hukuki düzenlemelerin yapılacağını ve böylece likidite artırılırken ekonominin canlandırılacağını vurguladı. 

  • İspanya’da 20 Aralık 2015 tarihinde gerçekleşen ve net bir kazananın olmadığı genel seçimlerin ardından, hükümetin kurulup kurulamayacağı konusu tartışılmaya devam ediyor. Bilindiği üzere, hükümetin kurulması için öncelikle Parlamentonun bir meclis başkanı seçmesi gerekiyor.

    İspanya’da gerçekleştirilen genel seçimlerde İspanya Başbakanı Mariano Rajoy’un partisi olan muhafazakâr Halk Partisi (PP) sandıktan birincilikle çıktı;  ancak, meclisteki salt çoğunluğu 123 sandalye elde ederek kaybetti. Partinin İspanya meclisinde çoğunluğu elde etmesi için 350 sandalyeden 176’sını kazanması gerekiyor. İspanya Sosyalist Partisi (PSOE) 90, 2014 yılında kurulan ülkenin yeni sol partisi Podemos 69 ve merkez sağ partisi Ciudadanos (Yurttaşlar) Partisi ise 40 sandalye kazandı.   

    Seçimler sonucunda aldığı yüzde 14 oy oranıyla 40 milletvekili çıkaran neoliberal parti Ciudadanos Partisi ile yaklaşık 5 milyon oy alarak 69 milletvekili çıkaran Podemos Partisi, seçimden avantajlı çıkan iki parti olarak ilk defa Parlamentoya girme hakkı elde ettiler. Hükümet kurma girişimlerinin 2016 yılının mart ayına kadar başarılı olamaması halinde yeni bir seçime gidilmesi gerekecek.

  • 21 Aralık 2015 tarihinde toplanan 7’nci AB-Karadağ Katılım Konferansı’nda, Karadağ’ın katılım müzakerelerinde Ulaştırma Politikası ve Enerji fasılları müzakereye açıldı. Böylece Karadağ, Haziran 2012’de başladığı katılım müzakerelerinde 35 fasıldan 22’sini açmış oldu. Bu fasıllardan Bilim ve Araştırma ile Eğitim ve Kültür fasılları geçici olarak kapatılmış durumda. Ulaştırma Politikası faslında, Karadağ’ın yol ücretleri, yük ve yolcu taşıyan araçların büyüklüğü ile ağırlığı, bağımsız ve yetkin bir demiryolu düzenleyicisi ve güvenliği kurumunun kurulması, yolcu hakları ve hava trafiği yönetimi gibi konularda AB müktesebatıyla uyum sağlaması gerektiği belirtiliyor. Enerji faslında ise Karadağ’ın zorunlu petrol stokları, iç enerji piyasası ve enerji verimliği konularında AB müktesebatına uyumu üzerinde duruluyor.

    Brüksel’de düzenlenen Katılım Konferansı’nın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Karadağ Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Igor Lukšic, gelecek bir ila bir buçuk yıl içerisinde tüm fasılların açılış kriterlerini karşılamayı umduklarını kaydetti. Lukšic, müzakere sürecinin ne zaman tamamlanacağını öngörmenin güç olduğunu belirtirken, AB’ye katılımın 2021’de gerçekleşebileceğini ifade etti. Lüksemburg Dönem Başkanlığı sırasında genişleme politikasının ivme kazanmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn ise Karadağ’ın, Türkiye’den ve Sırbistan’dan sonra yeni fasılları müzakereye açan üçüncü ülke olduğunu belirtti ve yıllardır bir dönem başkanlığı sırasında üç ülkenin de katılım müzakerelerinde yol aldığı benzer bir durumun yaşanmadığına dikkat çekti.