İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
8-14 ŞUBAT 2016

AB GÜNDEMİ

  • Avrupa Yatırım Planı kapsamında Avrupa Yatırım Fonu ve İsveç finansman kuruluşu Norrlandsfonden arasında yaratıcı KOBİ’lere kredi imkânlarının artırılması amacıyla 8 Şubat 2016 tarihinde anlaşma imzalandı. Anlaşma kapsamında, önümüzdeki 2 yılda İsveç’teki yaratıcı şirketlere 19 milyon avro tutarında kredi sağlanması hedefleniyor. Söz konusu kredinin, Horizon 2020 Programı mali desteği ve Avrupa Yatırım Fonu’nun AB’nin inovasyona yönelik finansman aracı InnovFin kapsamında sağladığı garanti ile yararlandırılması öngörülüyor. Anlaşma ile Norrlandsfonden İsveç!teki yaratıcı şirketlere uygun koşullarda finansman sağlayacak.

    Avrupa Komisyonunun İstihdam, Büyüme, Yatırımlar ve Rekabet Gücü’nden Sorumlu Üyesi Jyrki Katainen, Avrupa Yatırım Planı’nın meyvelerini verdiğini, İsveç’in de kapsamda Avrupa Stratejik Yatım Fonu’ndan (ASYF) yaralanmasında memnuniyet duyduğunu açıkladı.

    Bilindiği üzere, geçen yıl Kasım ayında Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker tarafından ortaya koyulan Avrupa Yatırım Planı ile AB ekonomisinin canlandırılması için yatırım atağı başlatılması amaçlanıyor. Avrupa Yatırım Planı kapsamında büyümeyi destekleyecek projelerin finansmanı için oluşturulan ASYF’ye, AB bütçesinden ve Avrupa Yatırım Bankası (AYB) tarafından destek sağlanması öngörülüyor. 2015-2017 döneminde 315 milyar avro tutarında kaynağı harekete geçirmesi planlanan ASYF’ye, AB bütçesinden 16 milyar avro, AYB’den ise 5 milyar avro tutarında olmak üzere toplam 21 milyar avro garanti sağlanacak.  

  • 8 Şubat 2016 tarihinde Uluslararası Sivil Havacılık Organizasyonu’nun (ICAO) Çevre Koruma ve Havacılık Komitesi’nde (CAEP) havacılık sektörünün yol açtığı emsiyonların azaltılmasına yönelik bir uzlaşı sağlandı. Uzlaşı ile ilk kez küresel boyutta havacılık emisyonlarının azaltılmasına ilişkin yeni standartların uygulanmaya koyulması bekleniyor.

    Havacılık sektöründen oluşan emisyonlar konusunda gerek AB gerekse ICAO nezdinde uluslararası müzakereler sürdürülmekteydi. Özellikle 1 Ocak 2012 tarihinde AB’nin Emisyon Ticaret Sistemi’ne (AB ETS) dâhil edilen havacılık sektörü, bu tartışmaları beraberinde getirmişti. Ancak havacılık sektörünün hazır olamaması nedeniyle sektörün AB ETS kapsamında geçici olarak askıya alınmasına karar verilmişti.

    Yeni anlaşma için Avrupa Komisyonu tarafından yapılan resmi yazılı açıklamada, Komisyonun Ulaştırmadan Sorumlu Üyesi Violeta Bulc, AB tarafı olarak anlaşmayı memnuniyetle karşıladıklarını açıkladı. AB’nin iklim politikalarının, Enerji Birliği Stratejisi’nin tamamlayıcısı, yeni Havacılık Stratejisi’nin ise öncelikli alanı olduğunu belirtti. Bulc, geçen yılsonunda 195 ülke tarafından onaylanan Paris Anlaşması’na yönelik müzakerelerde de havacılık sektörünün ayrı bir önemde masaya yatırıldığını ve söz konusu yeni küresel pazar merkezli standartların ICAO çerçevesinde oluşturulmasını önemsediklerini ifade etti.

    ICAO Başkanı Olumuyiwa Benard Aliu yaptığı açıklamada, yeni standartların yeni teknoloji modellerini geliştirmeyi sağlayacağı gibi, daha çevreci gelecek nesil uçaklar ile küresel emisyonların azaltılmasına katkı sağlanacağını belirtti. 

    8 Şubat tarihli anlaşma henüz resmiyet kazanmazken, 2016 yılının eylül ayında ICAO Genel Kurulu’nda ana gündem maddesi olarak ele alınması öngörülüyor. ICAO tarafından resmi onayın 2017 yılının ilk aylarında verilmesi bekleniyor.

    Yeni emisyon standartları, uçağın ağırlığına göre ve ne kadar yeni olduğuna göre değişecek. Ancak yeni ve büyük uçaklar için daha sıkı standartlar uygulanacak. Standartların 2020 yılından sonra uygulanması planlanırken, günümüzde kullanımda olan uçak türlerinin yeni standartları uygulaması için son tarih 2028. Avrupa Komisyonu tarafından açıklanan veriye göre, 2040 yılına kadar yeni standartların uygulanması ile 650 milyon ton emisyonun havaya karışmasının engellenmesi planlanıyor.

    ICAO üyeleri arasında AB üye ülkeleri ve Türkiye de bulunuyor.

  • Avrupa Komisyonunun yayımladığı 2016 Kış Dönemi Ekonomik Tahmin Raporu AB ekonomisinin toparlanmada dördüncü yılına girerken büyümenin iç tüketimin desteğiyle ılımlı bir şekilde sürdüğünü ortaya koyuyor. Avro Alanı’nda büyümenin geçen yıl yüzde 1,6’dan bu yıl 1,7’ye ve 2017’de yüzde 1,9’a yükseleceği tahmin ediliyor. AB’nin ise ekonomik büyüme tahminin bu yıl yüzde 1,9 ile sabit kalırken gelecek yıl yüzde 2’ye yükselmesi bekleniyor. Düşük petrol fiyatları, olumlu finansman koşulları ve avronun düşük döviz kuru gibi büyümeye etkin eden faktörlerin daha fazla güçlenmesi ve tahmin edilenden daha uzun süre etkili olması bekleniyor. Öte yandan, raporda geçen yıl yayımlanan 2015 yılı Sonbahar Dönemi Ekonomik Tahmin Raporu’ndan bu yana büyümenin gerilemesine yol açabilecek etkenlerin dış faktörlerin etkisiyle arttığına dikkat çekiliyor. Riskler de daha belirgin hale gelirken Çin’in ve diğer yükselen ekonomilerin daha düşük oranda büyümesi, düşük küresel ticaret, jeopolitik ve siyasi politikalara ilişkin belirsizlikler gibi yeni birtakım zorlukların ortaya çıkması bekleniyor.

    Gelişen işgücü piyasaları ve reel kullanılabilir gelirin artmasıyla birlikte özel tüketimin bu yıl ve gelecek yıl büyümenin en önemli itici gücü olduğu ifade ediliyor. İstihdamın sınırlı bir şekilde artması ve işsizlik oranlarının ise geçen yıldan daha düşük bir oranda azalacağı tahmin ediliyor. İşgücü piyasasına ilişkin reformların uygulandığı ülkelerde işsizlik oranlarının daha fazla azalacağı tahmin ediliyor. İşsizlik oranının Avro Alanı’nda 2015’te yüzde 11’den 2016’da yüzde 10,5’e ve 2017’de yüzde 10,2’ye inmesi öngörülüyor. AB’de ise işsizlik oranının 2015’te yüzde 9,5’ten 2016’da yüzde 9 ve gelecek yıl yüzde 8,7’ye inmesi bekleniyor.

    Ekonomik faaliyetin artmasıyla birlikte kamu açığının da Avro Alanı’nda 2015’te GSYİH’nin yüzde 2,2’sinden, 2016’da yüzde 1,6’sına ve 2017’de yüzde 1,8’ine inmesi bekleniyor. AB’de ise kamu ağının GSYİH’ye oranının 2015’te yüzde 2,5’ten bu yıl yüzde 2,2’ye ve 2017’de yüzde 1,8’e düşmesi öngörülüyor.