İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
29 ŞUBAT-6 MART 2016

AB GÜNDEMİ

  • AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, mülteci krizinin ele alınmasında uzlaşmaya varılması yönündeki çabaları kapsamında 1-4 Mart 2016 tarihlerinde Batı Balkan rotası üzerinde yer alan ülkeleri ziyaret etti. Tusk’un, Avusturya başta olmak üzere Avrupalı ülkelerin sınırlarını kapatması sonucu 20 bini aşkın mültecinin Yunanistan ile Makedonya arasında sıkıştığı bir ortamda gerçekleştirdiği ziyaret, Türkiye-AB Zirvesi ve AB Liderler Zirvesi öncesinde gerçekleşmesi bakımından da öneme sahip.

    Tusk, Batı Balkan rotası turu kapsamında, Viyana, Ljubljana, Üsküp, Atina, Zagreb ve Belgrad’da temaslarda bulundu. Tusk temasları kapsamında, Schengen Sınır Kodu’nun Schengen Alanı’na dâhil tüm ülkeler tarafından uygulanması gerektiğinin altını çizdi ve bunun Schengen Alanı’nın korunması için tek yol olduğunu belirtti.  Üye ülkeler arasında koordinasyonun sağlanmasının önemine dikkat çeken Tusk, mülteci akını nedeniyle zor durumda kalan Yunanistan ile dayanışma gösterilmesini ve Schengen kurallarına geri dönülmesini Avrupalılık kavramını sınayacak iki konu olarak sıraladı. Türkiye ile  işbirliğine alternatif olmadığını kaydeden Tusk, AB-Türkiye Eylem Planı’nın uygulanması ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya yönelik mülteci akınının azaltılması konusunda ellerinden geleni yapmaları gerektiğini belirtti. Türkiye başta olmak üzere komşu ülkelerle işbirliğinin geliştirilmesi çabalarını hızlandıracakları mesajını veren Tusk, bu kapsamda mali destek vermeye hazır olduklarını belirtirken insani krizi önlemek için ortaklarından daha yoğun işbirliği beklediklerini kaydetti.

    Tusk, Atina’da Yunanistan Başbakanı Alexis Tsipras ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, potansiyel ekonomik göçmenlere seslenerek, insan kaçakçılarının vaatlerine kanmamaları ve Avrupa’ya gelmemeleri çağrısında bulundu. Yunanistan’ın veya herhangi bir AB ülkesinin geçiş ülkesi olmadığını vurgulayan Tusk, Yunanistan’ın Avro Alanı ve Schengen Alanı’nın bir parçası olduğunun ve böyle kalacağının altını çizdi.

  • Avrupa Komisyonu 29 Şubat 2016 tarihinde AB ile ABD arasındaki karşılıklı veri akışına ilişkin yeni düzenlemeleri kamuoyu ile paylaştı. Bilindiği üzere AB ile ABD arasındaki veri akışını düzenleyen bir önceki anlaşma olan Güvenli Liman Anlaşması, AB vatandaşlarının temel hak ve özgürlüklerini yeterli ölçüde garanti altına almadığı gerekçesiyle ABAD tarafından durdurulmuştu.

    AB ile ABD arasında kurulması öngörülen yeni yapıyla, ABAD kararında ortaya koyulan hassasiyetlerin dikkate alınması ve daha ileri veri güvenliği şartlarının oluşturulması bekleniyor. Bu anlaşmanın etkin bir şekilde işlemesi halinde, AB vatandaşlarının kişisel verilerini transfer etmek isteyen ABD şirketlerinin ağır yükümlülükleri yerine getirmesi gerekecek. Öte yandan Gizlilik Kalkanı adı verilen yeni yapının getirdiği en yenilikçi gelişme, iki tarafın karşılıklı veri transferini denetleyecek bir ombudsmanlık makamının hayata geçirilmesi oldu. ABD yetkili birimlerinin istihbarat amacıyla AB vatandaşlarının kişisel verilerini kullanımını sınırlandırmak ve sıkı kurallara bağlayabilmek amacıyla kurulan Ombudsmanlık makamı aracılığıyla, AB vatandaşları, kendilerine ait kişisel verilerin ABD’nin ilgili birimleri tarafından izinsiz ve hukuk dışı yollarla kullanıldığı gerekçesiyle şikâyetlerde bulunabilecek.

  • 29 Şubat 2015 tarihinde toplanan Rekabet Konseyi AB’de büyüme ve istihdamın artırılması amacıyla temel alanlara odaklanan Tek Pazar Stratejisi’ne ilişkin sonuçları kabul etti. Tek Pazar Stratejisi geçtiğimiz yıl 28 Ekim 2015 tarihinde Avrupa Komisyonu tarafından sunulmuştu. Söz konusu strateji, yaratıcı KOBİ’lerin ve yeni girişimlerin desteklenmesi, hizmetler sektörünün potansiyelinin ortaya çıkarılması, Tek Pazar kurallarına uyum ve Tek Pazar’ın etkili bir şekilde uygulanmasına ilişkin politikaları içeriyor.  Strateji kapsamında Avrupa Komisyonunun almayı planladığı önlemler arasında şunlar geliyor: Standartlar sisteminin modernizasyonu; Tek pazarda gıda pazarının güçlendirilmesi; iş dünyasına yönelik hizmetler, inşaat ve perakende gibi temel sektörlerde engellerin kaldırılması.

    AB Rekabet Konseyi Tek Pazar’ın güçlendirilmesi ve derinleştirilmesinin, başta KOBİ’ler olmak üzere doğrudan tüketiciler ve iş dünyasına yönelik, AB ve üye ülkeler düzeyinde acil ve iddialı eylemler gerektirdiğini belirtti. Tek Pazar Stratejisi’nin, Dijital Tek Pazar ve Sermaye Piyasası Birliği büyüme ve istihdamın artırılmasında birlikte ve karşılıklı işbirliği halinde yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti. 

  • ABAD, 1 Mart 2016 tarihinde aldığı bir kararla, üye ülkelerin sosyal yardım alan üçüncü ülke vatandaşlarının ikamet yeri zorunluluğu getirilebileceğine hükmetti. Söz konusu kararın hâlihazırda devam eden mülteci krizine de önemli etkileri olabileceği dile getiriliyor.

    ABAD, söz konusu ikamet zorunluluğu koşulunun bulundukları üye ülkede, entegrasyon sorunu yaşayan ve yasal korunmadan yararlananlara uygulanabileceği sonucuna vardı. Söz konusu karar, 1998 ve 2001 yıllarında iki Suriye uyruklu vatandaşın Almanya’ya seyahat etmesi ile ilgili idi. İbrahim Alo ve Amira Osso isimli iki Suriyeli vatandaş, sosyal yardımlardan yararlanmak için ikamet zorunluluğu getiren Almanya’ya karşı dava açmıştı. ABAD, söz konusu ikamet zorunluluğunun AB hukuku ile uyumlu olduğunun altını çizdi. Buna karşın 2011/95/EU sayılı Yönerge’ye göre, üye ülkelerin serbest dolaşım hakkına sahip olan üçüncü ülke vatandaşları gibi koruma statüsünden yararlanan kişileri de kabul etmesi gerektiği belirtiliyor. 

  • Avrupa Komisyonu, 4 Mart 2016 tarihinde AB’nin dış ve iç sınırlarının yönetimine ilişkin  detaylı bir yol haritası önerdi. Komisyon, Schengen Alanı’nın gelişmesinin AB vatandaşları ve şirketlerine çok önemli faydalar getirdiğinin altını çizerken, son aylarda mülteci krizinden dolayı sistemin sorunlarla karşı karşıya olduğunu açıkladı. 18-19 Şubat 2016 tarihlerinde AB Konseyi, Schengen Alanı’nın normal sürecine dönmesi için birtakım önerilerde bulunmuştu. Komisyon, üye ülkeler ile Frontex’in yeni sistemin gelişmesine yardımcı olmak için gerekli insani ve teknik kaynakların belirlenmesi için çalışmaları başlatmaları çağrısında bulundu Komisyon ayrıca, AB sınırları içerisine tüm girişlerin belirlenmesi ve kaydedilmesinde Yunan yetkililerinin sistematik güvenlik kontrollerini geliştirmesi gerektiğini vurguladı. Komisyon, süregelen göç akınları ve AB dış sınır kontrollerindeki sorunların 12 Mayıs 2016 tarihinden sonra devam etmesi halinde, kurumun Schengen Sınır Kodu’nun 26’ncı Maddesi’nin 2’nci fıkrası çerçevesinde yeni bir öneri ile gelebileceğini de hatırlattı. Buna ek olarak Komisyon, Aralık 2016’dan önce iç sınırlarda devam eden tüm kontrollerin kalkmasının hedeflendiğini de ifade etti. 

  • AB’ye 1973 yılından beri üye olan İrlanda’da 26 Şubat 2016 tarihinde genel seçimler yapıldı. Ancak hafta boyunda sonuçların netleşmediği genel seçimlerde hiçbir partinin tek başına iktidar olmadığı açıklandı.

    Başbakan Ensa Kenny’nin partisi Fine Gael ve koalisyonda bulunan Tanaiste Joan Burton başkanlığındaki İşçi Partisi’nin yeniden koalisyon oluşturmak için yeterli milletvekili sayısına ulaşmadıkları açıklandı. Oy kaybetmesine rağmen Fine Gael’in birinci parti konumunu koruduğu ancak İş Partisi’nin yarışta dördüncü sıraya gerilediği belirtildi. Fine Gael 50, İrlanda Cumhuriyetçiliği merkez- sol ideolojisindeki Gerry Adams’ın partisi Sinn Fein 23 ve İş Partisi 7 sandalye kazandı. Ülkede koalisyon görüşmeleri devam ediyor.