İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
4-10 NİSAN 2016

AB GÜNDEMİ

  • AB’nin 2014 yılında Ukrayna ile imzaladığı Ortaklık Anlaşması, 6 Nisan 2016 tarihinde Hollanda’da referanduma götürüldü. Katılım oranının yüzde 32,2 olduğu referandumda, katılımcıların yüzde 61,1’i anlaşmaya “hayır” derken, yüzde 38,1’i “evet” oyu kullandı.

    Hatırlanacağı üzere, AB ile Ukrayna arasında 2014 yılında imzalanan Ortaklık Anlaşması’nın iki taraf arasında yakın ilişkiler kurması ve Ukrayna ekonomisini canlandırması bekleniyordu. Ancak, dönemin Ukrayna Başkanı Viktor Yanukoviç Anlaşmayı imzalamaktan vazgeçmişti. Bunun üzerine ülkede Meydan Olayları olarak anılan hükümet karşıtı gösteriler başlamıştı.

    Yanukoviç’ten sonra başa gelen yeni hükümetin Ortaklık Anlaşması’nı imzalamasının ardından AB üye ülkeleri de Anlaşmayı onaylamaya başladı; ancak, Hollanda’da “AB Vatandaşları Komitesi” adlı oluşumun başlattığı imza kampanyasının sonucunda toplanan imzaların yasaların öngördüğü yeterli sayıda olduğuna karar verildi ve Hollanda Seçim Kurulu Ortaklık Anlaşması’nın referanduma götürüleceğini açıkladı. “AB ile Ukrayna arasındaki Ortaklık Anlaşması’nın onaylanmasını öngören yasayı kabul ediyor musunuz?” sorusunun sorulduğu referandumun sonucu bağlayıcı olmamakla birlikte hükümete bir tavsiye niteliği taşıyor. 

  • İsviçre Federal Hükümeti tarafından yapılan açıklamada, 12 Aralık 2015 tarihinde 195 ülke tarafından onaylanan ve 2020 yılında Kyoto Protokolü’nün yerine geçecek Paris Anlaşması’nın imzalanmasına yönelik resmi onay verildiği açıklandı. İsviçre böylece 22 Nisan 2016 tarihinde başlayacak resmi imza sürecinden önce Paris Anlaşması’nı imzalayan ilk ülke oldu. İsviçre’nin Paris Anlaşması için BM’ye sunduğu ulusal katkısı (Intended Nationally Determined Contribution-INDC) 1990 yılına göre 2030 yılında emisyonlarda yüzde 50. İsviçre aynı zamanda küresel emisyonların sadece yüzde 0,1’inden sorumlu ve yıllık emisyon miktarı 6,4 ton. 

  • AB ile Kosova arasında 27 Ekim 2015 tarihinde imzalanan İstikrar ve Ortaklık Anlaşması (SAA), 1 Nisan 2016 tarihinde yürürlüğe girdi. AB ile Kosova arasındaki akdi ilişkilerin ana çerçevesini oluşturacak SAA, Priştine’nin AB ile yakınlaşması açısından önemli bir fırsat olarak görülüyor. AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, SAA’nın yürürlüğe girmesi ile birlikte Kosova-AB ilişkilerinde yeni bir aşamaya geçildiğini belirterek, anlaşmanın gerek Kosova’da gerekse bölgede barış, istikrar ve refaha önemli katkılar sunduğunu kaydetti. Mogherini, Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier ile birlikte Kosova’da yayımlanan Koha Ditore isimli gazete için kaleme aldığı makalede, SAA’nın yürürlüğe girmesini Kosova, Balkanlar ve Avrupa için yeni bir başlangıç olarak nitelendirirken, SAA’nın savaştan 15 yıl sonra Kosova’nın Avrupa perspektifini ve AB’nin Kosova’ya olan bağlılığını teyit ettiğini belirtti. Avrupa Komisyonunun Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu Komisyon Üyesi Johannes Hahn da yaptığı açıklamada, anlaşmayı Kosova-AB ilişkileri açısından bir dönüm noktası olarak nitelendirirken, anlaşmanın Kosova’ya reformların uygulanması, ticaret ve yatırım imkânları açısından yaratacağı katkılara değindi.

    Ekim 2013-Mayıs 2014 tarihleri arasında müzakere edilen SAA, 27 Ekim 2015 tarihinde imzalanarak 12 Şubat 2016 tarihinde Kosova ile AB arasında resmen akdedilmişti. SAA, Kosova ile AB arasında bir serbest ticaret alanı tesis ederken, rekabet, devlet yardımları ve fikri mülkiyet gibi alanlarda AB standartlarının uygulanmasını getiriyor. SAA, bunların yanında AB ile Kosova arasında siyasi diyalog tesis edilmesini ve eğitimden istihdama, enerji ve çevreden adalet ve içişlerine uzanan geniş bir yelpazede işbirliği olanaklarının geliştirilmesini öngörüyor.

  • Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığını İzleme Merkezi (EMCDDA) ve Avrupa Polis Teşkilatı (Europol) tarafından 2016 Uyuşturucu Pazarları Raporu yayımlandı. Raporda, AB vatandaşlarının uyuşturucu kullanımına her yıl 24 milyar avro harcadığını açıklanıyor. Kaçakçılık ve terörizm gibi diğer suçlar ile arasında önemli ölçüde bağ olduğu belirtilen raporda, uyuşturucu pazarlarının organize suçlar arasında en fazla kar getiren yerler olduğuna dikkat çekiliyor.

    Küreselleşme ve yeni teknolojilerin yasa dışı suçları önemli derecede hızlandırdığına dikkat çekilen raporda, özellikle uluslararası işbirliğinin artırılması ve ulusal otoriteler ile ilgili sektörlerin işbirliğini güçlendirmeleri çağrısı yapılıyor. Raporda, AB’de 22 milyon kişinin kullandığı kenevir maddesinin en fazla kullanılan uyuşturucu maddesi olduğu belirtiliyor. Bu maddenin 9,3 milyar avroluk değer ile uyuşturucu piyasasının yaklaşık yüzde 38’ini oluşturduğu tespiti yapılıyor. İkinci sırada yer alan eroin piyasasının 6,8 milyon avroluk bir değere sahip olduğu ve maddenin AB’ye girişinde Balkan ülkelerinin kolidor bölge konumunda bulunduğu açıklanıyor. Kokain piyasasının ise 5,7 milyarlık piyasa ile üçüncü sırada yer aldığı, Kolombiya ve Venezuela’dan deniz ve hava yolu ile AB’ye girişinin yapıldığı belirtiliyor.

    Avrupa Komisyonunun Göç, İçişleri ve Vatandaşlıktan Sorumlu Üyesi Dimitris Avramopulos yaptığı açıklamada, istikrarın olmadığı bölgelerde bu tür faaliyetlerin daha etkili olduğunu ifade etti. Europol Müdürü Rob Wainwright ise yasa dışı suçlar sebebiyle AB’de iç güvenliğin tehlikeye girdiğinin altını çizdi.

  • Panama Belgeleri olarak bilinen uluslararası vergi yolsuzluğu skandalına adı karışan İzlanda Başbakanı Sigmundur David Gunnlaugsson 5 Nisan 2015 tarihinde görevinden istifa ettiğini açıkladı. Ülkede giderek artan tepkiler üzerine İzlanda Başbakanı Sigmundur David, Cumhurbaşkanı Olafur Ragnar Grimsson’a Parlamentoyu lağvetmesini ve erken seçime gidilmesini teklif etti ancak teklifi reddedilince istifa kararı aldı.

    Bilindiği üzere, Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu'nun, merkezi Panama’da bulunan hukuk firması Mossack Fonseca’nın 40 yılı aşkın süredir tuttuğu belgelere ulaşarak bunları basın kuruluşlarıyla paylaşması sonucu Panama Belgeleri (Panama Papers) Skandalı ortaya çıktı. Aralarında dünya liderleri ve politikacıların da bulunduğu çok sayıda kişinin, off-shore şirketleri üzerinden vergi kaçakçılığı ve kara para aklama gibi yasa dışı eylemlerde bulunduğu belirtiliyor.

    Avrupa Kamu Hizmetleri Çalışanları Birliği de konuya ilişkin bir basın duyurusu ile AB liderlerinin, vergi cennetleri ve vergi sırlarına son verilmesine ilişkin verdikleri sözlere karşın mevcut düzenlemelerin engellenmesinde yetersiz kaldığı belirtildi. Avrupa Kamu Hizmetleri Çalışanları Birliği yayımladıkları bildiri ile vergi sistemlerinde tam şeffaflık sağlanmasına yönelik dilekçeyi de imzaya açtı.