İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
23-29 MAYIS 2016

AB GÜNDEMİ

  • 23-24 Mayıs 2016 tarihlerinde İstanbul’da birincisi gerçekleşen BM İnsani Zirvesi’ne başta BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon olmak üzere yaklaşık 60 devlet ve hükümet başkanının yanı sıra 173 ülkeden yetkililer katılırken, Avrupa Komisyonu yetkilileri de hazır bulundu. 

    Zirvede AB'yi, Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Kristalina Georgieva, Komisyonun İnsani Yardım ve Kriz Yönetiminden Sorumlu Üyesi Christos Stylianides ve Uluslararası İşbirliği ve Kalkınmadan Sorumlu Üyesi Neven Mimica temsil etti. AB, 23 Mayıs 2016 tarihinde zirveye yönelik resmi bir açıklama yayımladı. Açıklamada uluslararası platformlarda beş önceliğin öne çıkarılması gerektiği belirtti. Bu öncelikler yatırım esnekliği, etkili bir finansman aracı, Uluslararası İnsancıl Hukuku’na (International Humanitarian Law-IHL) uyum, krizlerin önlenmesi ve sonlandırılması ve kalkınma çalışmaları ile insani çalışmalar arasındaki boşluğun kapatılması olarak açıklandı.

    AB tarafı zirve sırasında başlatılan “Büyük Pazarlık” adı altındaki (Grand Bargain) girişimi desteklediğini açıklarken, girişim ile beş yıl içinde insani eylemlere aktarılacak miktarın az 1 milyar dolara yükseltilmesine karar verildiği belirtildi. AB tarafı ayrıca zirve kapsamında 500 milyon avro üzerinde bir yardımın, El Nino’nun neden olduğu gıda kıtlığı ile yüzleşen ülkelere aktarılacağını açıkladı. 

  • 23 Mayıs 2016 tarihinde bir araya gelen AB dışişleri bakanları, AB’nin Suriye ve Irak ile IŞİD tehdidine yönelik bölgesel stratejisi ile göç konularını ele aldı.

    AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, AB’nin Suriye’de geçişe yardımcı olmak üzere Suriye ile siyasi angajmanını artırma kararı aldığını ve Irak’ta istikrarın sağlanmasına desteğini teyit ettiğini belirtti. Kabul edilen karar metninde, AB’nin, Suriye ve Irak dâhil olmak üzere bölgede kalıcı barış, güvenlik ve istikrarın sağlanması için öncelikleri ortaya koyuldu. AB’nin Suriye’de gerçekçi ve kapsayıcı siyasi geçişe yönelik süreci desteklediği belirtilirken Suriye halkına sağladığı yardımı artıracağı belirtildi. AB dışişleri bakanları, Irak hükümetine destek taahhüdünde bulunurken ülkede reformların hızlandırılması gerektiğine ve IŞİD’den kurtarılan bölgelerin istikrarlaştırılmasının önemine dikkat çektiler. Karar metninde ayrıca AB’nin terörle mücadele konusunda üçüncü ülkelerle daha güçlü şekilde işbirliği yapacağı; radikalleşme ile mücadele ve terörün finansmanı konusundaki çabalarını artıracağı kaydedildi.

    Göçün dış boyutlarını masaya yatıran AB dışişleri bakanları, Valletta Eylem Planı’nın uygulanmasını, partner ülkelerle üst düzey diyaloglardaki durumu ve Sahel ile Afrika Boynuzu’ndaki ülkelerdeki çalışmaları değerlendirdiler. 18 Mart 2016 tarihli Türkiye-AB uzlaşısının uygulanmasını ele alan AB dışişleri bakanları, mülteci krizini kolektif bir şekilde ele alma taahhüdünde bulundular.

    Konsey toplantısında, Güney Akdeniz’de faaliyet gösteren ve insan kaçakçılarının çalışma modelini geçersiz kılmayı hedefleyen AB deniz gücü EUNAVFOR MED Sophia operasyonuna ilişkin kararlar kabul edildi. Operasyonun görev süresinin bir yıl daha uzatılmasına karar verilirken, Libya sahil güvenlik ve donanma güçlerinin eğitilmesi ve Libya açıklarında BM silah ambargosunun uygulanmasına destek verilmesi operasyon kapsamına dâhil edildi.

    Bunların yanında, Konsey toplantısında Yüksek Temsilci Mogherini’nin haziran ayı sonunda AB Konseyine sunmayı hedeflediği AB Küresel Stratejisi konusunda görüş alışverişinde bulunuldu.

    Dışişleri Konseyi toplantısı öncesinde, AB dışişleri bakanları AB’nin doğusundaki altı ülkenin  (Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Moldova, Ukrayna ve Belarus) dışişleri bakanları ile 7’nci Doğu Ortaklığı Bakanlar Toplantısı’nda bir araya geldiler. Konsey toplantısında alınan kararla, AB-Gürcistan ve AB-Moldova Ortaklık Anlaşmalarının onay süreçleri tamamlandı. Ortaklık Anlaşmalarının 1 Temmuz 2016 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülüyor.

    23 Mayıs 2016 tarihli AB Dışişleri Konseyi Toplantısı kararlarına buradan ulaşılabilir.

  • 24 Mayıs 2016 tarihinde toplanan Avro Grubu Maliye Bakanlarının en önemli gündem maddesi Yunanistan’a sağlanan mali yardım oldu. Toplantıda Yunanistan'ın bugüne kadar uygulamaya koyduğu ve bundan sonrası için de önerdiği kemer sıkma tedbirleri memnuniyetle karşılandı ve Avrupa Komisyonu, Avrupa Merkez Bankası ve Yunanistan Hükümeti arasında bu ülkeye sağlanan mali yardım ve uygulanacak reform paketi hakkında varılmış olunan anlaşma Avro Grubu Maliye Bakanları tarafından kabul edildi. Böylece makroekonomik program kapsamında Avrupa İstikrar Mekanizması tarafından Yunanistan’a verilmesi öngörülen10,3 milyar tutarında mali yardım da serbest bırakılabilecek. Hatırlanacağı üzere, Yunanistan temmuz ayındaki borç geri ödemelerini gerçekleştirebilmek için yeni yardım paketi dilimine ihtiyaç duyuyordu. AB ise yeni kemer sıkma önlemlerinin yasalaşması karşılığında mali destek sağlayacağını açıklamıştı.

    Avro Grubu Yunanistan’ın kamu borcunun sürdürülebilirliğinin sağlanması için kısa, orta ve uzun vadede gerçekleştirilmesi öngörülen bir dizi önlemler üzerinde de anlaştı. Söz konusu önlemlerden bir kısmının programın ilk gözden geçirmesinin sonuçları ile program sonundan önceki ara dönemde uygulanması, diğerlerinin ise programın başarısına bağlı olarak uygulanması öngörülüyor. Yunanistan tarafından uygulamaya koyulması öngörülen reform paketi, ülkenin 2018’de GSYİH’sinin yüzde 3,5’i düzeyinde olması öngörülen faiz dışı fazlasının gerçekleşmesinin tehlikeye girmesi halinde ilave reform önlemlerinin uygulanmaya koyulmasını da içeriyor.

  • 25 Mayıs 2016 tarihinde gerçekleştirilen AB Ekonomi ve Maliye Bakanları Konseyi’nin gündem maddelerinin başında vergilendirme ile ilgili düzenlemeler yer aldı. AB Ekonomi ve Maliye Bakanları büyük şirketlerin vergiden kaçınmaya yönelik geliştirdikleri uygulamaların önlenmesine ilişkin yönerge tasarısını görüştüler; ancak, buna ilişkin anlaşmaya 17 Haziran 2016 tarihinde gerçekleştirilecek bir sonraki toplantıda varılması kararlaştırıldı. Konsey ayrıca şirketlerin vergiden kaçınmalarının önlemesine ilişkin mevzuat paketinde yer alan iki düzenlemede ilerleme kaydetti ve çok uluslu şirketler tarafından vergilendirmeye ilişkin bilgilerin üye ülkeler arasında paylaşılmasına yönelik yönergeyi kabul etti. Söz konusu yönerge OECD’nin ülke bazında raporlamaya ilişkin tavsiyelerini içeren düzenlemelerinin AB mevzuatına aktarılmasını içeriyor. İşbirliği içinde olmayan ülkeler ile ilgili düzenlemelere ilişkin çalışmaların ise Eylül 2016’da başlaması öngörülüyor.   

    AB Ekonomi ve Maliye Bakanları KDV Eylem Planı hakkında varılan sonuçları kabul ettiler. Söz konusu sonuçlarda vergi yolsuzluklarının önlenmesi amacıyla başta otomatik bilgi paylaşımı olmak üzere idari işbirliğinin önemi vurgulandı ve Sayıştay’ın KDV yolsuzluklarına ilişkin raporu kabul edildi. Bakanlar ayrıca, başta KOBİ’ler olmak üzere iş dünyasının KDV düzenlemelerine uyum sağlama yükümlülüklerinin yarattığı maliyetin azaltılması, üye ülkeler arası e-ticaret konuları ile ilgili planları olumlu karşıladığını belirtti. Avrupa Komisyonunun KDV oranlarında yeterli uyumun sağlanmasının yanında esnekliğin artırılması önerisi de olumlu karşılandı. Avrupa Komisyonu üye ülkeler arası ticarete yönelik KDV sistemine ilişkin mevzuat tasarısını 2017 yılına kadar sunmayı planlıyor.  Konsey ayrıca minimum KDV oranının yüzde 15 düzeyinde kalmasına ilişkin bir yönergeyi kabul etti.

    AB Ekonomi ve Maliye Bakanları Konseyi toplantısı kararlarına buradan ulaşılabilir.

  • Avrupa Komisyonu devam etmekte olan anayasal krizin çözümü için Polonya yetkili makamlarına verdiği süreyi uzattı. Sorunun aşılamaması halinde Polonya’nın AB karar alma süreçlerindeki oy hakkının askıya alınmasına kadar giden önlemler gündemde.

    Ekim 2015 tarihinde Polonya’da Hukuk ve Adalet Partisi (PiS)’nin iktidara gelmesinin ardından, partinin kamu kurumları istihbarat birimleri ve medya üzerinde etkisinin artmaya başladığı belirtiliyor. Son olarak, Hukuk ve Adalet Partisi’nin, Anayasa Mahkemesinde karar alınabilmesi için gerekli olan hâkim sayısını artırması, önceki hükümet döneminde Anayasa Mahkemesi tarafından ortaya koyulan kararların geçersiz kılınması gibi gelişmeler Komisyonun değerlendirmelerine olumsuz yansıdı.

    Komisyon Başkan Yardımcısı Frans Timmermans, Polonya Hükümetiyle 25 Mayıs 2016 tarihinde bir araya gelmelerinin ardından yaptığı açıklamada, çözüme Polonyalılar tarafından ulaşılması gerektiğini ve sorunun Polonya iç siyasetinin sorunu olduğunu vurguladı. Fakat Timmermans, etkin şekilde işleyen bir Birlik için bütün Üye Devletlerde etkin şekilde işleyen bir hukuk sisteminin ve hukukun üstünlüğünün gerekli olduğunu belirtti ve bu sebeple Polonya’daki sorunun AB’nin sorunu olduğunu ifade etti.