İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
9-26 EYLÜL 2016

AB GÜNDEMİ

  • AB Konseyi, 20 Eylül 2016 tarihinde, ilk kez IŞİD ve El Kaide gibi terör örgütleriyle bağlantılı kişi ve kurumlara yaptırımların önünü açan bir yasal çerçeve kabul etti.  Bundan önce yalnızca BM ve AB üyesi ülkeler, terör listelerindeki  kişi ve şirketlere AB çapında mal varlıklarının dondurulması ve seyahat yasağı gibi yaptırımlar uygulayabiliyordu. AB, artık IŞİD ve El Kaide bağlantılı kişilere de BM’den bağımsız yaptırım uygulayabilecek.

    Kabul edilen yasal çerçeve uyarınca, IŞİD ve El Kaide ile ilişkili kişi ve kurumlarla birlikte bunların destekçilerine de seyahat yasağı ve mal varlığını dondurma gibi yaptırımlar uygulanabilecek. Ayrıca, yaptırım uygulanan kişi ve kurumlara hiç kimse herhangi bir şekilde mali kaynak sağlayamayacak.

    Terör saldırısı hazırlığı ve planlamasına katılanlar, IŞİD ve El Kaide’ye mali destek sağlayanlar, bu örgütlerle silah veya petrol ticareti yapanlar, bu örgütlerden eğitim alanlar, terörist toplayanlar, provokatif eylemlere katılanlar, AB dışında insan haklarını suiistimal eden, insan kaçırma, istismar vb. faaliyetlerde bulunanlar ve yabancı savaşçılar, AB yaptırımlarına hedef olacak.

    Belirlenecek seyahat yasağı listesindeki üçüncü ülke vatandaşlarının herhangi bir AB ülkesine giriş ve çıkışlarına izin verilmeyecek. Yaptırım listesine AB vatandaşları da alınabilecek. Yaptırım listesine alınıp seyahat yasağı koyulan kişi AB vatandaşıysa sadece vatandaşı olduğu AB ülkesine giriş yapmasına izin verilecek. Yaptırım listesinin, AB üyesi ülkelerin tavsiyesi sonrasında Konsey kararı ile oluşturulması öngörülüyor.

  • 20 Eylül 2016 tarihinde Brüksel’de toplanan AB Genel İşler Konseyi, Bosna-Hersek’in 15 Şubat 2016 tarihinde yaptığı AB’ye üyelik başvurusuna ilişkin kararlar kabul etti. AB dışişleri bakanlarının katıldığı AB Genel İşler Konseyi’nde alınan kararla, Avrupa Komisyonu Bosna-Hersek’in üyelik başvurusunu değerlendirmekle görevlendirdi. Karar metninde, Bosna-Hersek’te Reform Gündemi kapsamında hayata geçirilen uygulamalar memnuniyetle karşılanırken, Bosna-Hersek’in sosyoekonomik reformların yanı sıra hukukun üstünlüğü ve kamu yönetimi alanlarındaki reformlara ağırlık vermesi gerektiği belirtildi. Bunun yanında, Komisyonun Bosna-Hersek’in başvurusu hakkında görüşünü oluştururken, AİHM’in Sejdic-Finci kararının uygulanmasına da önemle dikkat etmesi gerektiği vurgulandı. AİHM, Aralık 2009 tarihli kararında Bosna-Hersek Anayasası’nın üç kurucu halk mensubu olmayanlara yönelik ayrımcılık yaptığına hükmetmiş ve tadil edilmesi gerektiğini ortaya koymuştu.

    Konsey kararlarında ayrıca Batı Balkanların geleceğinin AB içerisinde olduğu mesajı verildi. Temmuz-Aralık 2016 döneminde ilk kez AB Konseyi Dönem Başkanlığı görevini üstlenen Slovakya’nın Dışişleri Bakanlığı Devlet Sekreteri ve AB Genel İşler Konseyi’ne başkanlık eden Ivan Korcok yaptığı açıklamada, Birlik içinde demokrasi, istikrar ve refahın teşvik edilmesi için genişlemenin önemli bir araç olduğunu ifade etti.

    Bilindiği gibi, Bosna-Hersek, potansiyel aday ülke statüsünde bulunuyor. Hâlihazırda, Bosna-Hersek ile AB arasındaki ilişkilerin temel çerçevesini 16 Haziran 2008 tarihinde imzalanan ve 1 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe giren İstikrar ve Ortaklık Anlaşması oluşturuyor. 15 Aralık 2010 itibarıyla da Bosna-Hersek vatandaşları, Schengen Alanı’na vizesiz seyahat imkânından yararlanıyor. 

  • ABD ile AB arasında müzakereleri sürmekte olan TTIP ile AB ile Kanada arasında imzalanması hedeflenen Kapsamlı Ekonomik ve Ticaret Anlaşması (CETA), Belçika ve Almanya genelinde protesto edildi.

    Almanya’da, 17 Eylül 2016 tarihinde, Berlin, Frankfurt, Köln, Stuttgart, Hamburg, Münih ve Leipzig kentlerinde düzenlenen TTIP ve CETA karşıtı gösterilere 300 binden fazla kişi katıldı. Gösterilere katılan Yeşiller Partisi Federal Meclis Grup Başkanı Anton Hofreiter, TTIP ve CETA'nın adil dünya ticareti ile hiçbir ilgisinin olmadığını vurguladı ve bu anlaşmaların belirli gruplara imtiyazlar sağlayarak, standartları düşüreceğini ve küreselleşmeyi daha da adaletsiz bir hale getireceğini savundu.

    Brüksel’de 19 ve 20 Eylül 2016 tarihlerinde gerçekleşen TTIP ve CETA karşıtı gösterilere sendikalar, insan hakları grupları ve tarım sektöründen on binlerce kişi katıldı.

    Avrupa Komisyonunun Ticaretten Sorumlu Üyesi Cecilia Malmström konuya ilişkin yaptığı açıklamada, TTIP karşıtlarının çoğu gerçekleri ve olguları çok iyi bilmediğini ifade ederek, anlaşmayı eleştirenlere karşı çıktı. Bilindiği üzere, AB ile ABD arasındaki TTIP müzakereleri 2013 yılından beri devam ediyor. AB ile Kanada arasındaki CETA’nın ise 27 Ekim 2016 tarihinde AB-Kanada Zirvesi’nde imzalanması öngörülüyor.

  • OECD tarafından hazırlanan Eğitime Bakış 2016 Raporu, 15 Eylül 2016 tarihinde, Avrupa Komisyonunun Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spordan Sorumlu Üyesi Tibor Navracsics ve OECD Genel Sekreteri Angel Gurría tarafından açıklandı.

    Rapor, OECD ülkelerinin yanı sıra Arjantin, Brezilya, Çin, Kolombiya, Kosta Rika, Hindistan, Endonezya, Litvanya, Rusya Federasyonu, Suudi Arabistan ve Güney Afrika’da eğitimin durumunu ortaya koyuyor. Raporda, 35 OECD ülkesinden sadece 12’sinin eğitime ilişkin Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin (Sustainable Development Goals- SDGs) karşılanmasına yönelik 10 kıyas kriterinden 5’ini karşıladığı belirtiliyor. OECD üyesi 22 AB ülkesinden ise yalnızca 6’sı söz konusu kriterleri karşılıyor. Avustralya ve Kanada, eğitime ilişkin SDGs karşılanmasına yönelik kıyas kriterlerin yerine getirilmesinde en yüksek performansı gösteren ülkeler olurken, bunları Hollanda ve Belçika takip ediyor. 

    Raporda yer alan tespitlere göre, son yıllarda birçok üye ülke eğitim alanında yatırımlarını artırdı. 2013 yılında, 2008’e göre öğrenci başına eğitim harcamalarının yüzde 8 oranında artış gösterdiği buna karşılık birçok gencin eğitim yatırımlarındaki artıştan faydalanamadığına işaret ediliyor. Rapora göre, yükseköğrenim mezunu kadınların oranı erkelere göre daha yüksek olmasına karşın kadınlar bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında yeterince temsil edilmiyor. Eğitimsel kazanım açısından göçmenler, eğitimin her aşamasında yerli öğrencilerin gerisinde kalarak okuldan mezun olduklarında iş bulmakta zorlanıyorlar.  

    OECD’nin Eğitime Bakış 2016 Raporu’na buradan ulaşılabilir.