İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
17-23 EKİM 2016

AB GÜNDEMİ

  • AB dışişleri bakanları, 17 Ekim 2016 tarihinde Suriye’deki durum, göç ve AB Küresel Stratejisi başta olmak üzere yoğun bir gündemle düzenlenen AB Dışişleri Konseyi Toplantısı’nda bir araya geldi.

    AB dışişleri bakanları, Suriye’ye ilişkin kabul ettikleri karar metninde, Suriye krizine siyasi çözüm bulunması gerektiğini vurguladılar. Karar metninde, Suriye rejimi ile başta Rusya olmak üzere müttefikleri tarafından sivil halka, insani yardım ve sağlık personeline yönelik orantısız ve kasıtlı güç kullanımını güçlü biçimde kınandı. Halep’te sivillere yönelik saldırıların savaş suçu oluşturabileceği belirterek, Suriye’deki durumun Uluslararası Ceza Mahkemesine taşınması gerektiğini savunan AB dışişleri bakanları, BM Güvenlik Konseyini de bu doğrultuda adım atmaya çağırdı. Suriye halkını korumanın öncelikle Suriye rejiminin sorumluluğu olduğunu vurgulayan AB dışişleri bakanları, Suriye’deki gruplar arasındaki görüşmelerin sürdürülmesini sağlayacak bir zemin oluşturulmasında başta komşu ülkeler olmak üzere bölgesel aktörlerin özel bir sorumluluğa sahip olduğunun altını çizdi. AB’nin, Suriye krizinin askeri yöntemlerle çözülemeyeceğine yönelik inancını yineleyen ve ülkenin birlik, egemenlik, toprak bütünlüğü ve bağımsızlığına yönelik taahhüdünü koruduğunu belirten bakanlar, Suriye rejimini destekleyen kişi ve kurumlara yönelik yaptırım listesini genişleteceğinin de sinyalini verdi.

    Göçün dış boyutuna ilişkin gelişmeleri de ele alan AB dışişleri bakanları, AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini’den ortaklık çerçevesi kapsamında beş öncelikli ülke olan Mali, Nijer, Senegal, Nijerya ve Etiyopya ile yapılan anlaşmalar hakkında bilgi aldılar.  AB dışişleri bakanları, söz konusu çerçevenin coğrafi kapsamının Orta Doğu ve Asya’daki ortakları da kapsayacak şekilde genişletilmesi konusunu görüştüler.

    AB dışişleri bakanları, AB Küresel Stratejisi konusunda yapılması gerekenleri değerlendirdiler. 2016-2017 döneminde bu kapsamdaki çalışmaların beş öncelikli alana odaklanması öngörülüyor. Bunlar; çatışma ve krizlere yönelik bütüncül bir yaklaşımın geliştirilmesi ve dayanıklılığın artırılması; güvenlik ve savunma; iç ve dış politikalar arasındaki eksenin güçlendirilmesi; mevcut bölgesel ve tematik stratejilerin güncellenmesi veya yeni stratejiler geliştirilmesi ile kamu diplomasisi çabalarının güçlendirilmesi olarak belirlendi. Tüm bunlara ek olarak, AB’nin tüm dış politikalarında insan hakları, kadın hakları, barış, güvenlik ve cinsiyet eşitliğinin güçlendirilmesi konularının da gündemde tutulması hedefleniyor.

  • Üçlü Sosyal Zirve, 19 Ekim 2016 tarihinde, AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, AB Dönem Başkanı Slovakya’nın Başbakanı Robert Fico ve ilgili sosyal tarafların katılımıyla Brüksel’de gerçekleşti. Avrupalı sivil toplum ve sendika temsilcileri ile AB kurumlarını bir araya getiren Zirve’de, ekonomik büyüme ve istihdamın artırılması ile sosyal adaletin sağlanması konuları ele alındı.

    AB Konseyi Başkanı Donald Tusk konuşmasında, vatandaşlarını koruyan bir Avrupa’ya ihtiyaç duyulduğunu belirtirken, Üçlü Sosyal Zirve’nin herkes için umut vaat eden bir ekonomik gelecek yaratmak için AB’nin sorumluluğu açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. Avrupa Komisyon Başkanı Jean-Claude Juncker, AB’nin yeni istihdam yaratma, büyümeyi destekleme ve sosyal adaleti sağlama konularında güçlü taahhütlere sahip net bir yol haritasına sahip olduğunu vurgularken, işsizliğin azaldığını belirtti; ancak, işsizliğin istenilen düzeye ulaşması için gidilecek yolun uzun olduğunu kaydetti. AB Dönem Başkanı Slovakya’nın Başbakanı Fico ise aday ülkeler, AB kurumları ve AB vatandaşları arasında sağlanan iletişimin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı ve alınan kararların daha açık olması gerektiğini savundu.  

    Zirvede katılımcılar özellikle şu alt temalarda görüşlerini dile getirdi:

    -Avrupa Sömestri kapsamında otaya koyulan 2017 Yıllık Büyüme Anketi’ne göre temel sorunlar;

    -Avrupa için Yeni Beceriler Gündemi’nin uygulanmasında sosyal ortakların temel rolü;

    -Mültecilerin işgücü piyasasına ve topluma entegrasyonu konusunda bu zamana kadar alınan dersler.

  • AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, göçmen krizinin yönetiminde üçüncü ülkelerle kapsamlı işbirliğine ilişkin ilk ilerleme raporunu ve atılan adımları 18 Ekim 2016 tarihinde kamuoyuyla paylaştı. Bu kapsamda Mogherini, belirlemiş oldukları beş pilot ülke olan; Nijer, Nijerya, Senegal, Mali ve Etiyopya ile kurulan ileri seviye işbirliği mekanizmalarının olumlu sonuçlar doğurduğunu belirtti. Komisyon, 7 Haziran 2016 tarihinde yayımladığı bir bildiriyle, göçmen krizi ile mücadeleye yönelik paradigma değişimini ve yeni önlemlerini duyurmuş; bu doğrultuda göçün kaynağı ve transit ülkelerle kapsamlı geri kabul ve işbirliği anlaşmaları oluşturmaya başlamıştı. 

    Mogherini, oluşturulan bu işbirliği çerçevesinde düzensiz göç akınlarının, insan kaçakçılığı modellerinin ve göçe sebep olan temel nedenlerinin önüne geçmeyi hedeflediklerini ve bu doğrultuda geçtiğimiz aylarda, son yıllarda görülenin ötesinde bir ilerlemenin sağlandığını belirtti. 18 Ekim 2016 tarihinde yayımlanan rapora göre, Afrika ülkelerine yönelik oluşturulan yardım fonu çerçevesinde AB, bahsi geçen beş pilot ülkeye yönelik, 2016 yılının sonuna kadar uygulamaya geçmesi öngörülen 24 projeye 425 milyon avro tutarında kaynak ayırdı. Önümüzdeki dönemde de Üye Devletler, Avrupa Sınır ve Sahil Güvenliği Birimi, Avrupa Dış İlişkiler Servisi, Komisyon ve pilot ülkelerin dâhil olduğu operasyonların sürdürüleceği belirtildi.  

  • Avrupa Komisyonu, 18 Ekim 2016 tarihinde Akdeniz havzasında sürdürülebilir su yönetimi ve gıda üretimi için ortaklık teklifini sundu. “Akdeniz Hazvasında Araştırma ve Yenilikçilik Ortaklığı” aldı altında sunulan ve alanında bir ilk olan bu girişimin hayata geçirilmesi ile bölgedeki pek çok kişi temiz suya ve sağlıklı gıdaya ulaşabilecek. Ayrıca bu ortaklık ile yerel ekonomide canlanma sağlanması, yeni iş imkânlarının artırılması ve göçün önlenmesi amaçlanıyor. Avrupa Komisyonu verilerine göre, Akdeniz havzasında 180 milyon kişi su kaynakları bakımından fakir olarak nitelendiriliyor. Komisyonun teklifini kapsayan ülkeler arasında İtalya, Yunanistan, İspanya, GKRY, Çek Cumhuriyeti, Mısır, Fransa, İsrail, Filistin, Malta, Lüksemburg, Portekiz, Tunus ve Fas bulunuyor. Söz konusu ortaklığa 2018 yılında başlanması öngörülürken, girişime Almanya’nın da katılmasına yönelik müzakerelerin devam ettiği belirtiliyor.