İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
27 EYLÜL-2 EKİM 2016

AB GÜNDEMİ

  • AB Savunma Bakanları, 27 Eylül 2016 tarihinde, Bratislava’da, AB Dönem Başkanı Slovakya’nın ev sahipliğinde gerçekleşen gayrıresmi Savunma Konseyi Toplantısı’nda bir araya geldi. Konsey toplantısı öncesinde açıklamada bulunan AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, “Avrupa ordusu” oluşturulmasının gündemde olmadığını belirterek, savunma alanında işbirliğinin artırılması yoluyla Avrupa savunmasının daha etkin ve NATO’yu bütünleyici niteliğe kavuşturulması gündemiyle bir araya geldiklerini açıkladı.

    Mogherini, AB’de ortak savunma ve güvenliğin güçlendirilmesine yönelik önerilerin ele alındığı toplantının ardından yaptığı açıklamada, AB Savunma Bakanlarının savunma alanında daha yakın işbirliği konusunda anlaştıklarını vurguladı.

    AB Savunma Bakanları, ileriki aylarda üç boyutta paralel olarak ilerleme sağlanması konusunda görüş birliğine vardılar. Bu kapsamda ilk olarak, Haziran 2016’da açıklanan AB Küresel Stratejisi’nin AB antlaşmalarında öngörülen araçlarla uygulanmasına ağırlık verilmesi öngörülüyor. Mogherini, antlaşmalarda öngörülen Muharebe Grupları (Battlegroups) gibi bazı mekanizmaların henüz kullanılmadığına; Kalıcı Yapılandırılmış İşbirliği (Permanent Structured Cooperation) gibi mekanizmaların ise henüz değerlendirilmeye dahi başlanmadığını belirterek, eldeki araçların AB vatandaşlarının güvenliği ve AB’nin ortaklarının yararı için kullanılmasının önemine dikkat çekti.

    İkinci olarak, Konsey toplantısında, Komisyon ile Avrupa Savunma Eylem Planı konusunda eşgüdümün sağlanması konusu ele alındı. Savunma Bakanları, özellikle Ar-Ge ile bağlantılı endüstriyel destek konusunda Avrupa Komisyonunun İç Pazar, Endüstri, Girişimcilik ve KOBİ’lerden Sorumlu Üyesi Elzbieta Bienkowska ile görüştüler.

    Son olarak, AB ile NATO arasında Temmuz 2016’da imzalanan AB-NATO Ortak Deklarasyonu’nun uygulanması suretiyle AB-NATO stratejik ortaklığının güçlendirilmesi konusunu ele alan AB Savunma Bakanları, Ortak Deklarasyon ve AB’nin Akdeniz’deki misyonları konusunda NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile görüş alışverişinde bulundular. 

  • Avrupa Komisyonunun Bütçe ve İnsan Kaynaklarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Kristalina Georgieva, 28 Eylül 2016 tarihinde, Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov tarafından BM Genel Sekreterliği için aday gösterildi. Oldukça güçlü bir profile sahip olduğu konuşulan Georgieva’nın, 2016 yılı sonunda Ban Ki-moon’dan boşalacak BM Genel Sekreterliği koltuğu için aday gösterilip gösterilmeyeceği aylardır gündemi meşgul etmekteydi. BM Genel Sekreterliğine daha önce UNESCO Genel Direktörü İrina Bokova’yı aday gösteren Bulgaristan Başbakanı, Bokova’nın BM Güvenlik Konseyinde yapılan gayrıresmi oylamalarda alt sıralarda kalmasının ardından, Bokova’nın adaylığını geri çekerek, Georgieva’yı devreye soktu.

    Bir sonraki BM Genel Sekreterinin kadın olması yönünde oluşan çağrı ve bugüne kadar Doğu Avrupa grubundan bir BM Genel Sekreterinin göreve gelmemiş olması, Almanya Şansölyesi Angela Merkel’in de desteğini alan Georgieva’nın dünyanın en üst düzey diplomatı seçilme şansını artıran faktörler arasında. BM Güvenlik Konseyi üyelerinin bir sonraki gayrıresmi oylamayı 5 Ekim 2016 tarihinde gerçekleştirmesi bekleniyor. Portekiz Eski Başbakanı ve Eski BM Mülteciler Yüksek Komiseri António Guterres ile Slovakya Dışişleri ve AB Bakanı Miroslav Lajcák, Georgieva’nın en güçlü rakipleri arasında bulunuyor.

    BM Genel Sekreteri seçilmesi halinde, Georgieva’nın 1 Ocak 2017 itibarıyla Avrupa Komisyonundaki görevinden ayrılması gerekecek. Avrupa Komisyonu tarafından yapılan açıklamada, Georgieva’nın kampanya yürütmek üzere ekim ayında ücretsiz izine ayrılacağı ve görevlerini geçici olarak Dijital Ekonomi ve Toplumdan Sorumlu Komisyon Üyesi Günther Oettinger’in üstleneceği belirtildi.

  • Avrupa Komisyonu, 28 Eylül 2016 tarihinde, lobicileri kayıt altına almayı amaçlayan ve üç AB kurumunda da geçerli olacak zorunlu Şeffaflık Kaydı (Transparency Register) teklifini sundu. Lobicilerin zorunlu kayıt sistemine tabi tutulmasını ve lobicilik faaliyetlerinin daha şeffaf şekilde yürütülmesini amaçlayan teklif kapsamında, üç AB kurumu olan Avrupa Komisyonu, Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyinin lobicileri kayıt sistemine katılmaları için teşvik edici çalışmalarda yer alması bekleniyor.

    Ayrıca AB vatandaşlarının kayıt sistemi ile kimlerin lobicilik faaliyetinde bulunduğunu ve bu faaliyetler için ne kadar harcama yapıldığını görebilme imkânının olacağı açıklandı. Avrupa Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Frans Timmermans, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, sistemin istenilen seviyede işleyebilmesi ve vatandaşlar düzeyinde güvenin sağlanabilmesi için AB kurumlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Timmermans, Birlik çalışmalarının tümünde daha şeffaf bir ortamın hâkim kılınmasını önerirken, tüm vatandaşların AB’nin yasama süreçlerinde kimlerin etkili olduğunu bilme hakkının olduğunu belirtti. Son olarak, Timmermans önerinin kabul edilmesiyle beraber kayıt yaptırmayan lobicilerin AB kurumlarında görüşme talep edemeyeceğini aktardı.

  • Macaristan, 2 Ekim 2016 tarihinde, AB’nin tartışmalı mülteci kotasına ilişkin referanduma gitti. Referandum sonucunda, AB’nin iki yıl içerisinde Macaristan’a 1.294 mülteci yerleştirilmesini de içeren planı yüzde 98 oyla reddedildi. Oylamaya katılımın yüzde 43 oranıyla sınırlı kalması ülkede tartışma yarattı. Muhalefet bu oranın yetersiz olduğunu ve yüzde 50 katılım oranına erişilemediği için sonuçların geçersiz sayılması gerektiğini söylerken Başbakan Viktor Orbán sonucun bağlayıcı olması için anayasada değişiklik yapacağını açıkladı.

    Geçtiğimiz yıl Avrupa’ya bir milyonun üzerinde mültecinin gelmesi üzerine AB, mültecilerin üye ülkelere yerleştirilmesi ve çok fazla oranda mülteci akınına maruz kalan üye ülkelerden daha az mültecinin bulunduğu üye ülkeye doğru yer değişikliği yapılmasına yönelik planını ortaya koymuştu. Bunun yanında mülteci akınından en fazla etkilenen ülkeler Yunanistan, İtalya ve Macaristan’da bulunan 160 bin mültecinin diğer ülkelere yerleştirilmesi ve üye ülkelerin bu mültecileri kabul etmemesi halinde kişi başına 250 bin avro ceza ödemesi önerilmişti.

    2015 yılında Macaristan’da 175 bin kişi sığınma talebinde bulundu, bunların yaklaşık yüzde 15’i yani 3.420 tanesi kabul edildi.