İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
1-15 EKİM 2017

AB GÜNDEMİ: Yunanistan Ekonomisi İstikrar Yolunda: Aşırı Açık Prosedürü’ne Son

Yunanistan Ekonomisi İstikrar Yolunda: Aşırı Açık Prosedürü’ne Son

“Yunanistan düzlüğe çıktı mı?” sorusu akıllardayken, ülkenin bugünkü seviyesine gelmesinin hiç kolay olmadığını söylemek yanlış olmaz. Hatırlanacağı üzere, küresel mali krizden en çok etkilenen ülkelerin başında gelen Yunanistan’ın ekonomisi, 2009’da durgunluğa girdi ve 2012’de yüzde 6,4 oranında küçüldü. Sürekli aşırı bütçe açığı veren ülke, 2001-2006 yılları arasında AB’nin İstikrar ve Büyüme Paktı (İBP) kurallarına göre bütçe açığının GSYH’ye oranının en fazla yüzde 3 olması şartını ihlal etti. Söz konusu oran 2009’da yüzde 15,6 ile rekor seviyeye ulaştı ve artan bütçe açığı ülkenin borç krizine girmesine neden oldu. Aynı yıl kamu borcu GSYH’nin yüzde 129’una ulaşan ve İBP’nin referans değeri yüzde 60’ın olukça üzerine çıkan ülkenin ekonomisi, dörtte bir oranında küçüldü.

2009 yılı nisan ayında Yunanistan’a karşı Aşırı Açık Prosedürü başlatan AB Konseyi; ülkeden, bütçe açığını 2010’a kadar azaltmasını istedi. 2010’da Yunanistan’ın etkili önlemler almadığına karar vererek, ilgili prosedürü başlatan Konsey; ülkeye, alınması gereken önlemleri içeren bir zaman çizelgesi ve bütçe açığının azaltılması için 2012’ye kadar süre verdi. Mali durumu sıkıntıya giren ve kredi notu yatırım yapılabilir seviyenin altına inen Yunanistan, AB’den mali yardım talebinde bulunarak, AB ve IMF ile yürütülen iki kurtarma programı kapsamında mali destek sağladı.

Aşırı Açık Prosedürü: AB’de Mali Disiplinin Bekçisi

Bilindiği üzere İBP, AB üye ülkelerinin her birinin güçlü ve sürdürülebilir bir kamu maliyesine sahip olmasına ve mali politikalarının Birlik çapında uyumunun sağlanmasına yönelik kurallar bütününü ve prosedürleri oluşturuyor. Bu kurallardan bir kısmı üye ülkelerin mali politikalarının ciddi problemler yaratmasının önlenmesini, diğer kısmı ise aşırı bütçe açığı ya da aşırı kamu borcunun düzeltilmesini amaçlıyor. Bu kapsamda Paktın Önleyici Mekanizması ile mali plan ve politikalara ilişkin çeşitli parametreler çerçevesinde, üye ülkelerin orta vadede güçlü mali politikalar izlemelerinin sağlanması; Paktın Düzeltici Mekanizması ile ise üye ülke bütçelerinin aşırı oranda açık vermesi halinde, bunların tespit edilmesi ve Aşırı Açık Prosedürü kapsamında düzeltilmesi hedefleniyor. Kamu maliyesini bozabilecek, aşırı derecede yüksek kamu açıklarının ve kamu borçlarının oluşmasının önlenmesi amacıyla, üye ülkelerin kamu açıklarının GSYH’lerine oranının referans değer olan yüzde 3’ü aşmaması ve kamu borçlarının da yüzde 60’ı geçmemesi gözetiliyor. Sadece istisnai durumlarda, geçici olarak bu kurala uymamalarına izin veriliyor.

Küresel mali kriz ve AB borç krizinden sonra İBP’nin daha güçlü hale getirilmesi amacıyla, İkili Paket adı verilen ve 30 Mayıs 2013’te yürürlüğe giren düzenlemeler ile Aşırı Açık Prosedürü kapsamındaki üye ülkelerin kamu açıklarının daha sıkı ve yakından takip edilmeleri sağlandı. Bu kapsamda üye ülkelerin Avrupa Komisyonu ve AB Konseyine üç ve altı aylık olmak üzere düzenli aralıklar ile ekonomik ve mali verilerini raporlamaları ve belirlenen bir tarihe kadar çeşitli ekonomik ve mali önlemleri alarak aşırı açıklarını düzeltmeleri bekleniyor. Bu dönem sonunda ilgili ülke, aldığı önlemlerle aşırı bütçe açığını kapattığı takdirde düzeltme mekanizması kapsamından çıkarılıyor.

Aşırı Açık Prosedürü ve Mali Yardım Programının Kıskacındaki Yunanistan

2009 yılı nisan ayında Yunanistan’ı Aşırı Açık Prosedürü ile gözlem altına alan AB Konseyi, ülkeden bütçe açığını 2010’a kadar azaltmasını istedi. 2010’da Yunanistan’ın etkili önlemler almadığına karar vererek, ilgili prosedürü başlatan Konsey; ülkeye, alınması gereken önlemleri içeren bir zaman çizelgesi ve bütçe açığının düzeltilmesi için 2012 yılına kadar süre verdi. Bu arada ekonomik ve mali durumu kötüleşen ülke, mali destek almak için AB’ye başvurdu. Mayıs 2010’da Avro Grubu, IMF’nin de desteğiyle, Yunanistan’a bir ekonomik program kapsamımda mali yardım uygulanması üzerinde anlaşmaya vardı ve ülkenin bütçe açığını azaltması için 2014’e kadar süre verildi. Öte yandan, 2012 yılı aralık ayında ülkeye bütçe açığını düzeltmesi için iki yıl ek süre tanındı. Bu ek süre ülkeye, mali durumunu 2016’ya kadar iyileştirmesi ve yıllık yükümlülüklerini yerine getirmesi için olanak sağladı. Aşırı Açık Prosedürü kapsamında AB Konseyi, belirli tarihlere kadar gerçekleştirilmesi öngörülen bir dizi ekonomik önlemler içeren bir paket oluşturdu. Aşırı açığın düzeltilmesi için öngörülen süre de 2017’ye kadar uzatıldı.

AB ve IMF ile yürütülen ikinci kurtarma programından sonra Yunanistan’ın Üçüncü Makroekonomik Uyum Programı’nı, 19 Ağustos 2015 ve 20 Ağustos 2018 tarihleri arasında yürütmesi öngörüldü. Avrupa İstikrar Mekanizması tarafından 86 milyar avro mali destek sağlanması planlanan program ile ülkenin sürdürülebilir ekonomik büyüme eğilimine girmesi amaçlanıyordu. Üçüncü program döneminde Yunanistan, Avro Alanı’ndan çıkma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı ve Brexit teriminden sonra Yunanistan’ın da çıkış olasılığını ifade eden “Grexit”, ekonomi literatürüne girdi. Bir yandan aşırı borç yükü ve bütçe açığı, diğer yandan bunları düzeltmek için AB’den ve IMF’den mali yardım ve bunun karşılığında uygulamak zorunda olduğu ekonomik reform programlarının ağırlığı altındaki ülke, hükümet bunalımları ve halk isyanları ile karşı karşıya kaldı.  

Yunanistan Ekonomisi Düzlüğe Çıkıyor

Yunanistan’ın kurtarma paketlerinde öngörülen ekonomik önlemlere ve gerçekleştirmesi gereken reformlardaki kararlılığına ilişkin birtakım olumsuz beklentiler oluşmuş olsa da, ülkenin gösterdiği çaba ve performans dikkat çekici. Ekonomik durgunluğa rağmen mali hedeflerin karşılanması ve reformların gerçekleştirilmesi, ekonomide güven ortamı yarattı ve arka arkaya altı yıl yaşanan durgunluk döneminden sonra ülke, 2014’te toparlanma dönemine girdi. 2013’te yüzde 3,2 küçülen ekonomi, 2014’te yüzde 0,4 büyüme kaydetti. Kurtarma paketiyle sağlanan fonlar, bankacılık sisteminde likidite sağladı ve tüketici güvenini artırdı. Aldığı ekonomik önlemler ve uyguladığı reform programı sonucunda son dönemde mali durumu oldukça iyi bir seviyeye gelen Yunanistan, 25 Eylül 2017 tarihinde AB Konseyinin aldığı kararla, İBP’nin düzeltme mekanizmasından çıkarılarak önleme mekanizmasına geçirildi.

Ülkenin kamu açığının GSYH’sine oranı, referans değer olan yüzde 3’ün altına inmiş durumda. Aşırı Açık Prosedürü’nden çıkılması bunun somut bir göstergesi. Uluslararası sermaye piyasalarından makul oranlarda kredi temin edebilmesi konusunda ilerleme kaydediliyor. Ülkenin 2016’da yüzde 179 olan kamu borcunun GSYH’ye oranının da önümüzdeki yıllarda azalması bekleniyor. Bu kapsamda Yunanistan, makroekonomik istikrar programı uyarınca Ağustos 2018’e kadar izlenecek. Bu tarihten sonra, program sonrası izleme sürecine girecek. Yunanistan’ın 2022 yılına kadar cari açığının GSYH’sine oranını yüzde 3,5’e çekme taahhüdü bulunuyor.

Önümüzdeki dönemde Yunanistan’ın bugün geldiği noktayı koruması ve istikrarlı bir şekilde kamu borcunun sürdürülebilirliğini sağlaması önem taşıyor. Ancak bundan sonra ülkenin düzlüğe çıktığı söylenebilir. 7 Eylül 2017 tarihinde Yunanistan’a bir ziyaret gerçekleştiren Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ülkenin geldiği durumu değerlendirdi. Macron’un Yunanistan krizini, başlangıcından bu yana bir Avrupa krizi  olarak değerlendirdiğini ifade etmesi ve Yunan hükümetinin gerçekleştirdiği reformlar  ile kurtarma paketi programındaki ilerlemeden duyduğu memnuniyeti dile getirmesi, AB’nin başını çeken üye ülkelerin Yunanistan’ı desteklediğini gösteriyor.

Sema Gençay Çapanoğlu, İKV Kıdemli Uzmanı