İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
16-30 KASIM 2017

AB GÜNDEMİ: AB’den Daha Adil Bir Birlik Yaratma Hamlesi: Göteborg Sosyal Haklar Zirvesi

AB'den Daha Adil Bir Birlik Yaratma Hamlesi: Göteborg Sosyal Haklar Zirvesi

Son Avrupa Sosyal Zirvesi’nden 20 yıl sonra, AB liderleri 17 Kasım 2017 tarihinde Göteborg'da Adil İş ve Büyüme Sosyal Zirvesi’nde (Social Summit for Fair Jobs and Growth) bir araya geldi. Zirvede kadınlar ve erkekler arasındaki ücret farkının giderilmesi, eğitimde fırsat eşitliğinin yaratılması, işsizlik ve yoksulluk oranlarının düşürülmesine dair ilkelerin yer aldığı Avrupa Sosyal Haklar Sütunu (European Pillar of Social Rights-EPSR) açıklandı. AB’nin 20 yılın ardından sosyal konularda bir zirve düzenlemek zorunda kalmasının şüphesiz ki önemli nedenleri var. Avrupa sosyal sisteminin bugünlerde önemli bir risk altında olduğu söylenebilir. Üye ülkeler arasındaki uçurum artıyor. İşsizler ve çalışanlar arasındaki fark gittikçe açılıyor. Bu son derece tehlikeli ve Avrupa sosyal sistemini tehdit ediyor. Bu bağlamda zirve; fırsat eşitliğine, daha iyi çalışma koşullarına ve adil ücretlendirmeye dayanan daha adil bir Avrupa inşa etme yolunda atılan önemli bir adım.

Adil İş ve Büyüme Sosyal Zirvesi ve Avrupa Sosyal Haklar Sütunu

AB bir yandan dünyadaki en gelişmiş refah sistemlerine, en iyi uygulamalara ve birçok sosyal yeniliğe ev sahipliği yaparken diğer yandan benzeri görülmemiş toplumsal zorluklarla yüzleşmek ve bunlara uyum sağlamak zorunda kalıyor. Bu noktada özellikle son 10 yıldaki krizlerin etkileri var. Gençler arasında işsizlik artıyor, Avrupa'nın birçok yerinde yoksulluk riski baş gösteriyor. Bu olumsuzluklar uzun bir süre geçerliliğini koruyacak gibi görünüyor. Küresel ekonomi yeni bir teknolojik devrimin eşiğinde ve birçoğuna göre Dördüncü Sanayi Devrimi’ni yaşıyoruz. Avrupa’nın buna hazır olmadığı belirtiliyor, çünkü uzmanlar bunun maliyetini işçilerin yükleneceği görüşünde. Özetle son 10 yılda Avrupa’da yaşananlar sosyal bütünleşmeyi olumsuz yönde etkilerken, AB ülkeleri içinde sosyal model tartışmaları tekrar gündeme geldi.

Bilindiği üzere Juncker Komisyonu sosyal bir Avrupa'yı en başından beri önceliklerinden biri olarak belirlemişti. Sosyal bir Avrupa konusu Temmuz 2014’te yayımlanan Siyaset İlkeleri’nde (President Juncker's Political Guidelines) yer almıştı. Benzer şekilde Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, 13 Eylül 2017 tarihinde yaptığı Birliğin Durumu konuşmasında şunları söylemişti: “Avrupa'da sosyal parçalanma ve sosyal dampingden kaçınmak istiyorsak, üye ülkeler mümkün olan en kısa sürede ve en geç kasım ayındaki Göteborg Zirvesi’nde Avrupa Sosyal Haklar Sütunu üzerinde anlaşmalıdırlar”. Juncker konuşmasında ayrıca, ulusal sosyal sistemlerin uzun bir süre çok farklı ve ayrı kalacağını fakat en azından sosyal açıdan neyin adil olduğuna dair ortak bir anlayışın bulunduğu Avrupa Sosyal Standartlar Birliği için çalışılması gerektiğini ifade etmişti.

Bu minvalde AB liderleri, 17 Kasım 2017 tarihinde İsveç’in Göteborg kentinde Adil İş ve Büyüme Sosyal Zirvesi’nde bir araya geldi. Almanya Başbakanı Angela Merkel’in hükümet kurma görüşmeleri nedeniyle katılmadığı zirveye, AB’den 24 hükümet ve devlet başkanı katıldı. AB liderleri zirvede işsizlik ve büyüme gibi AB’nin sosyal sorunlarını ele aldı. Zirvede ayrıca, iş piyasalarına erişimin güçlendirilmesi, istihdam, çalışma koşullarının düzeltilmesi ve eğitim gibi konular görüşüldü. Zirvede AB’nin, uzun süre ticari sınırlamaları kaldırmak ve hareketliliği canlandırmak gibi küresel piyasalarda rekabetçi olmayı sağlayacak konulara odaklandığı ancak iyi iş imkânlarına ve düzgün çalışma koşullarına yeterince dikkat etmediği dile getirildi. Bu durumun artık değişmesi konusunda görüş birliğine varıldı.

Zirvede liderler Avrupa Sosyal Haklar Sütunu’nu açıkladı. Hatırlanacağı üzere Komisyon, Mart 2016'da Avrupa Sosyal Haklar Sütunu’na ilişkin bir ön taslak sunmuş ve geri bildirim toplamak için Ocak 2017'de üst düzey bir konferansla sonuçlanan geniş kapsamlı bir kamu istişaresi başlatmıştı. Komisyon, bu istişare sırasında alınan önerilerden yola çıkarak vatandaşlar için daha yeni ve daha etkili haklar sağlayacak bir Avrupa Sosyal Haklar Sütunu oluşturulması yönünde teklif sunmuştu.

Eşit fırsatlar ve iş gücü piyasasına erişim, adil çalışma koşulları ve sosyal koruma, katılım olmak üzere üç kategori halinde yapılandırılan ve 20 maddeden oluşan Avrupa Sosyal Haklar Sütunu’nda, kadınlar ve erkekler arasındaki ücret farkının giderilmesi, eğitimde fırsat eşitliğinin yaratılması, işsizlik ve yoksulluk oranlarının düşürülmesine yönelik ilkeler yer alıyor. Sütun, Avrupa çapındaki uygulamaların zenginliğinden ilham alırken, AB ve uluslararası düzeyde var olan kuvvetli hukuk düzenine dayanıyor. Sütunda yer alan 20 ilkeden ve haklardan bazıları hâlihazırda Avrupa ve uluslararası hukuk müktesebatı tarafından kapsanıyor. Farklı zamanlarda ve farklı biçimlerde tanımlanan bu ilkeleri ve hakları bir araya getirmenin yararı, onları vatandaşlar için daha görünür, daha anlaşılır ve daha açık hale getirmek ve etkili bir şekilde uygulanmalarını sağlamak. Daha da önemlisi Avrupa Sosyal Haklar Sütunu güncel teknolojik ve sosyal gelişmelere bağlı yeni haklar içeriyor. Örnek vermek gerekirse, serbest meslek sahiplerinin ve tüm çalışanların, istihdamın türüne ve süresine bakılmaksızın, yeterli sosyal koruma hakları olacak.

Daha Adil Bir Avrupa’ya Doğru Önemli Bir Adım

AB’nin sosyal konularda bir zirve düzenlemesi ve Avrupa Sosyal Haklar Sütunu’nu açıklamasının şüphesiz ki önemi büyük. Avrupa sosyal sisteminin bugünlerde önemli bir risk altında olduğu söylenebilir. Üye ülkeler arasındaki uçurum giderek artıyor. Zira son yıllarda Avrupa Merkez Bankası (AMB), AB Konseyi ve Avro Grubu tarafından izlenen politikalar, ekonomik krizinin derinleştiği Yunanistan, İspanya ve Portekiz gibi ülkelerde AB’ye tepkiyi üst düzeye çıkardı. Avrupa sokakları ırkçıların ve aşırı sağcıların gösterilerine tanık oluyor. Onların destekledikleri gruplar da giderek güç kazanıyor. Bir üye ülkenin Birlikten ayrılmak için oy kullandığına da şahit olduk.

Benzer şekilde Avrupa’da işsizler ve çalışanlar arasındaki fark büyüyor. İşsizlik oranı özellikle gençler arasında yüksek. Bu son derece tehlikeli ve Avrupa sosyal sistemini tehdit ediyor. Hem Avrupa Komisyonu hem de Avrupa Birliği İstatistik Kurumu-Eurostat verileri, bu alanda acil adım atılması gerektiğini gösteriyor. En son rakamlara göre, 2016’da AB’nin yüzde 23’ü yani 115 milyon kişi yoksullukla mücadele ediyor. Kadınlar ve erkekler arasındaki ücret farkı da son yıllarda önemli ölçüde açıldı. AB'deki kadınların erkek meslektaşlarından ortalama yüzde 16,3 daha az kazandıkları ve bu oranın son yılarda düşmediği biliniyor.

Özetle bütün bu sorunlar göz önüne alındığında, Göteborg'da gerçekleşen zirve Avrupa sosyal standartlarını iyileştirme yönünde atılan önemli bir adım. Bundan sonra üye ülkelerin, Göteborg'da belirlenen 20 temel ilkeyi uygulamaya koymaları gerekiyor. Şüphesiz ki sosyal haklar ve çalışma hayatı konularında bundan sonraki süreçte üye ülkeler arasında uyuşmazlıklar ve ortak hareket etme konusunda zorluklar yaşanabilir. Bilindiği üzere Avrupa’nın farklı ülkelerinde farklı tecrübeler ve farklı modeller var. Bu farklılık, Birlik çapında ortak bir sosyal politika oluşturulmasını zorlaştırabilir; sosyal politikalarda ortaklık, minimum standartlar üzerinden devam edebilir. Ancak AB, bir yandan Ekonomik ve Parasal Birliğin yerleşmesini sağlamaya çalışırken, diğer yandan sosyal politikalar ve sosyal bütünleşme yönündeki hedeflerinden vazgeçecek gibi görünmüyor.

Emre Ataç, İKV Uzman Yardımcısı