İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
1-15 ŞUBAT 2018

AB GÜNDEMİ: Daha Güçlü ve Demokratik Bir AB`ye Doğru: Birliğin Batı Balkanlar Genişleme Stratejisi

Daha Güçlü ve Demokratik Bir AB'ye Doğru: Birliğin Batı Balkanlar Genişleme Stratejisi

Bir Balkan ülkesi olan Bulgaristan’ın Dönem Başkanlığı’nı devralması ve temel önceliklerinden birini Batı Balkanlar genişlemesi olarak belirlemesiyle, 2018 yılı, AB’ye aday ve potansiyel aday olan bu ülkeleri kucaklayıcı bir hava ile başladı. AB’nin bu ülkelerin Rusya ve Çin gibi ülkelerle yakınlaşmasını tehdit olarak görmesi ve 2015’te gerçekleşen mülteci krizinde mültecilerin Batı AB ülkelerine Batı Balkanlar güzergâhı üzerinden varmış olması AB’nin istikrarının korunmasında bölgenin büyük rol oynadığını gözler önüne sermişti. Bu nedenlerden dolayı, bir süredir üzerinde durulmayan genişleme politikası yeniden önem kazandı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Avrupa’nın geleceğine ilişkin yaptığı ünlü konuşması ve Komisyon Başkanı Jean-Claude Juncker’in Birliğin Durumu konuşmasının akıllarda kalan ortak noktası her iki konuşmada da Birliğin Batı Balkan ülkelerinin üyeliğine açık olması gerektiği mesajıydı. Komisyon Başkanı Juncker, Birliğin Durumu konuşmasında, aday ülkeler henüz hazır olmadığından, mevcut Komisyonun görev süresi dahilinde bir genişleme dalgasının gerçekleşmeyeceğini belirtmişti. Nitekim Juncker, ileriki yıllarda Birliğin üye sayısının 27’in üzerinde olacağını da hatırlatmıştı. Şimdi de, 6 Şubat 2018 tarihinde Komisyon, Batı Balkanlar genişleme stratejisini yayımladı. Bu stratejiye göre, ön şartların yerine getirilmesi halinde Arnavutluk ve Makedonya’nın katılım müzakerelerinin başlatılmasına yönelik önerilerin hazırlanması, uzun süreli çaba ve bağlılık ile Bosna Hersek ve Kosova’nın aday ülke statüsü kazanması ve Sırbistan ve Karadağ’ın da üyeliklerinin 2025 yılına kadar gerçekleşmesi öngörülüyor.

Balkan ülkelerinin AB üyeliği, bilindiği üzere ancak Kopenhag kriterleri de dâhil olmak üzere AB Antlaşması’nın 49’uncu Maddesinde belirtilen kriterleri yerine getirmeleri halinde mümkün olabilecek. Her ne kadar mevcut durumda hiçbir ülke ilgili kriterleri karşılayamıyor olsa da AB, bu ülkelerin 1990’ların sonlarından bu yana kat ettiği yolu bir umut kaynağı olarak görüyor. Yine de, ülkelerin tüm üyelik koşullarını karşılamaları ve demokrasilerini güçlendirmeleri için özellikle hukukun üstünlüğü, rekabet gücü, bölgesel işbirliği ile uzlaşı gibi önemli alanlarda kapsamlı ve inandırıcı reform adımlarını yerine getirmeleri gerekiyor.

Mevcut durumda Batı Balkan ülkelerinde özellikle organize suçlar, ileri seviye yolsuzluk ile medyaya siyasi müdahale ve denetim gündemde büyük yer kaplıyor. Ayrıca, güncel konjonktürde Batı Balkan ülkelerinin hiçbirinde işleyen bir piyasa ekonomisi mevcut değil. Dolayısıyla da bu ülkeler, Birlikteki piyasa şartları ve rekabet baskısı ile başa çıkma kapasitesine sahip değil. Bunun yanı sıra, bölgede çözülmesi gereken ikili anlaşmazlıklar da üyeliklerinin önündeki en büyük engellerden. Batı Balkan ülkelerinin üyelik düğümünün çözülmesi, tüm bu sorunların çözülmesiyle mümkün olabilecek.  AB’ye göre, Batı Balkanların genişleme perspektifi, ülkelerin kendi ellerinde. Fakat aynı zamanda, bölgedeki değişim sürecinin daha iyi destekleyebilmesi için AB’nin de politikalarını güncellerken daha inandırıcı, katı fakat adil bir rol üstlenmesi, yani iki tarafın da sorumluluklarını tam anlamıyla yerine getirmesi gerekiyor. Bu nedenle AB, özellikle güvenlik ve organize suçlarla mücadele, ekonomi ve Tek Pazar, enerji, ulaşım, dijital ve sosyal politika, eğitim, araştırma ve inovasyon gibi konulara ek olarak adalet, içişleri ve dış ilişkiler ve savunma bağlamında ortak menfaatler içerisinde hareket ederek, Batı Balkanlarla olan siyasi katılımını artırmanın önemli olduğunu belirtiyor. Tüm bunların gerçekleşmesi için Komisyon, stratejisinde altı önemli inisiyatife yer veriyor:

     -Hukukun üstünlüğünü güçlendirme inisiyatifi
Ayrıntılı eylem planları gibi bazı mevcut araçlar, tüm Batı Balkan ülkelerini de içerisine alacak şekilde genişletilecek. Reform adımlarının başarısı da daha etkili yöntemlerle değerlendirilecek ve yeni danışma misyonları kullanıma açılacak.

     -Güvenlik ve göç konularında bağlılığı güçlendirme inisiyatifi

Organize suçlarla, terörle ve şiddet içeren aşırılıklarla mücadele, sınır güvenliği ve göç yönetimi konularında işbirliği güçlendirilecek. Bunun yanı sıra, bölgede Europol irtibat sorumluları görevlendirilecek; böylelikle Ortak Soruşturma Ekiplerinin bölgede daha fazla desteklenmesi ve Avrupa Sınır ve Sahil Güvenliği Ajansı ile öngörülen işbirliği anlaşmalarının sonuçlandırılması öngörülüyor.

     -Sosyo-ekonomik kalkınma için destekleri artırma inisiyatifi

Bu madde, Batı Balkan Yatırım Çerçevesi’nin kapsamının genişletilmesi, özel yatırımlarda verilen teminatlarda önemli bir artış, yeni kurulan işletmelere, KOBİ’lere ve ticaretin daha kolaylaştırılmasına destek gibi konuları içeriyor. Yenilenmiş ve güçlendirilmiş bu sosyal boyutta, istihdam ve sosyal politikalara odaklanılacak; özellikle eğitim ve sağlık alanlarında sosyal sektörü desteklemek için yapılan mali yardımlar arttırılacak. Erasmus+ altında yapılan hibe destekleri iki katına çıkarılacak.

     -Ulaşım ve enerji bağlantılarının artırılması inisiyatifi

Bölge içerisinde ve AB ile yapılan yeni yatırım desteklerine yer verilmesi, Batı Balkan ülkelerinde Avrupa’yı Birleştirme Mekanizması’nın daha etkili kullanılması ve AB’nin Enerji Birliğinin Batı Balkanlara genişletilmesi AB’nin ulaşım ve enerji konularında işbirliğini artırma hedeflerinden bazıları.

     -Batı Balkanlar için dijital gündem inisiyatifi

İnternet dolaşım maliyetlerinin düşürülmesi, geniş bant dağıtımına destek sağlanması ve eDevlet, eSağlık, elektronik satın alma ve dijital yetkinliklerin geliştirilebilmesi için yol haritası hazırlanması öngörülüyor.

     -İyi komşuluk ilişkilerini ve uzlaşıyı destekleme inisiyatifi

Bu inisiyatifle; geçiş hukuku, kayıp kişiler ve eğitim, kültür, gençlik ve spor gibi alanlarda işbirliğinin artırılması ve Bölgesel Gençlik İşbirliği Ofisinin kapsamının genişletilmesi hedefleniyor. Aynı zamanda Batı Balkanlar, Avrupa Kültürel Miras Yılı ile bütünleşecek ve bunun sonucunda AB-Batı Balkanlar Mirası Rotası faaliyete geçirilecek.

2025 Hedefi Ne Kadar Gerçekçi?

Her ne kadar Komisyonun genişleme alanındaki çabaları kâğıt üzerinde umut verici gibi görünse de,  pratikte bazı sorunlardan kaçınılamıyor. Batı Balkan ülkelerinin AB’ye üyelikleri için öncelikle, stratejide de belirtilen anahtar sorunları göz önünde bulundurmaları ve AB değerlerini tam anlamıyla özümsemeleri büyük bir önem taşıyor. Fakat mevcut durumda bu ülkeler çoğunlukla yolsuzluk, organize suç, demokratik olmayan faaliyetler ve ikili anlaşmazlıklarla boğuşuyor.

AB’yle tam anlamıyla bütünleşme arzusundaki Sırbistan’ın şu anda olduğu gibi geleneksel müttefiki Rusya ile yakın ilişkilerde bulunması, üye olması durumunda AB tarafından kabul edilemeyecek bir durum. Aynı zamanda, bölge içerisindeki ikili anlaşmazlıkların sonlandırılması AB’nin genişleme politikası doğrultusundaki en önemli koşullarından biri. Dolayısıyla aralarında anlaşmazlık olan Sırbistan ve Kosova’nın da kısa zaman içerisinde bu anlaşmazlıkları çözümlemesi büyük bir önem arz ediyor; fakat geçen sene “Kosova Sırbistan’dır” gibi milliyetçi bir sloganın yazılı olduğu trenin Kosova’ya gönderilmesi de bu anlaşmazlığın yakın zamanda çözülmesinin pek kolay olmadığını gösteriyor.

Kosova’nın üyeliğinin önünde başka sorunlar da mevcut. Bilindiği üzere, Kosova’nın bağımsızlığı halen GKRY, Yunanistan, Slovakya, Hırvatistan ve İspanya gibi AB ülkeleri tarafından tanınmıyor. Özellikle İspanya, Kosova’nın potansiyel AB adaylığına en büyük tepkiyi gösteren ülke oldu, zira İspanya hala Katalonya’nın bağımsızlık referandumuyla gün yüzüne çıkan iç çatışmalardan mustaripken özerkliğini ilan etmiş bir ülkenin AB’ye girmesinin iç sorunlarını daha da zorlaştıracağını düşünüyor. Son olarak, Makedonya da halen Yunanistan ile yaşadığı isim tartışması nedeniyle NATO ve AB üyeliğinde yol kat edemiyor. Makedonya’nın AB’ye üyelik fırsatını elde edebilmesi için Yunanistan ile yaşadığı bu ikili uyuşmazlığı en kısa zaman içerisinde gidermesi gerekiyor. Son zamanlarda kendi içerilerinde bir dizi sorunla karşılaşan AB üyelerinin; bölgede istikrar sağlayamamış olan Batı Balkan ülkelerinin Birliği olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle bu genişleme hedefine karşı çıkmaları olasılığı da bir hayli yüksek.

Sonuç olarak, tüm sorunlara ve AB’nin bunlara karşı koymak için hazırladığı stratejiye bakılırsa; Batı Balkanlar genişlemesinin 2025’te gerçekleşme ihtimali kulağa hiç gerçekçi gelmiyor. Ancak, stratejiye göre, güvenlik, organize suça karşı mücadele, ekonomi ve Tek Pazar, enerji gibi önemli öngörülen alanlardaki işbirliğinin, gayri resmî Konsey toplantıları ve bakanlık seviyesi düzenli irtibat yoluyla artırılması; diğer yandan ise Komisyonun Batı Balkan ülkelerine, kısmen de olsa, teknik komite ve Komisyon çalışma gruplarında yer vermesi,  bu genişleme perspektifini ciddiye aldıklarını gösteriyor. Sofya’da Mayıs 2018’de gerçekleştirilecek olan Batı Balkanlar Zirvesi ve bunun ardından AB’nin ve Batı Balkan ülkelerinin bu genişleme stratejisine ne kadar öncelik vereceği, üyelik hedeflerinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini belirleyen en önemli faktörler olacak.

N. Melis Bostanoğlu, İKV Uzman Yardımcısı