İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
9-16 KASIM 2013

AB KONSEYİ BAŞKANI VAN ROMPUY AB’DE POPÜLİZMİN YÜKSELİŞİNE KARŞI UYARDI

AB Konseyi Başkanı Van Rompuy, konuşmasına, 1989 yılının sonlarında gerçekleşen bazı olayların Almanya’yı ve Avrupa’yı nasıl değiştirdiğini ve günümüzde bile, AB’nin bu süreçte ortaya atılanları şekillendirmeye ve tartışmaya devam ettiğini ele alarak başladı. Van Rompuy, Berlin Duvarı’nın yıkıldığı tarih olan 9 Kasım 1989 arifesinde karara bağlayan üç önemli konuya; Avro, AB vatandaşlarının serbest dolaşımı ve AB dış politikasına değindi.

Avro ve ekonomi konusunda, Avro’nun kurtarılmasının ve Avro Alanı’nda düzenlemelere gidilmesinin kendisinin de mensubu olduğu nesilden Avrupalı liderlerin en önemli mirası olacağını kaydeden Van Rompuy, küresel rekabetin giderek kızıştığı bir ortamda, istisnasız tüm AB ülkelerinin reformlara ağırlık vermesi gerektiğini ifade etti. Van Rompuy, bu bağlamda, Almanya’nın rolünden de söz etti. Almanya’nın son yıllarda Avro’ya sahip çıkmanın yanı sıra ekonomik reformların en güçlü savunucusu olarak kilit bir rol üstlendiğini belirten Van Rompuy, bu rolden dolayı Alman siyasi liderlere tebriklerini iletti.

Konuşmasında, AB ülkelerinde etkisini artıran popülizm konusuna da değinen Van Rompuy, popülizm ve milliyetçiliğin çağımızın zorluklarına cevap veremeyeceğini ifade etti. AB’nin zorlu bir dönemden geçtiğini ancak doğru yolda ilerlediğini ifade eden Van Rompuy, AB’de ekonomik büyümenin geri gelmesi, istihdam yaratılması, toplumların ve hükümetlerin attığı adımların sonuç vermesi gibi bazı göstergelerin kamuoyunu ikna etmekte önemli rol oynayacağını kaydetti. Buna karşılık, yalnız ekonomik göstergelerdeki iyileşmenin kamuoyunu ikna etmek için yeterli olmayacağını ifade eden Van Rompuy, liderlerin halklarına karşı dürüst olması gerektiğinin altını çizdi. Bu bağlamda, liderlerin halklarına karşı dürüst olmaları gereken ilk konunun ekonomik toparlanma için kestirme yol olmadığı ve büyümenin canlandırılması ve istihdam yaratılması için gerekli reformların zaman aldığı yönünde olması gerektiğini söyledi. Van Rompuy, diğer konunun ise, krize verilen cevabın yeni finansal araçlar, fonlar ve bonolarda ya da ulusal para birimlerinde değil; reel ekonomideki değişikliklerde aranması gerektiği olduğunu belirtti. Van Rompuy, son olarak AB’nin dışında kalmanın sonuçlarının çok ağır olacağını kaydetti ve ülkelerinin kendi başına daha başarılı olacağını iddia eden bazı liderlerin hayal sattığını ifade etti.

AB vatandaşlarının serbest dolaşımı ve dış göç konularındaki endişeleri ele alan Van Rompuy, Üye Devletlerin “medeniyet göstergesi” olarak nitelendirdiği serbest dolaşım ilkesini sürdürmeleri gerektiğine dikkat çekti. Tüm haklar gibi, bunun da bazı kişiler tarafından kötüye kullanıldığını ve bunun oldukça üzücü olduğunu ifade eden Van Rompuy, bu durumda yapılması gerekenin hakkın kısıtlanması değil; bu hakkın kötüye kullanılmasına karşı mücadele edilmesi olduğunu belirtti. Ulusal ve yerel yetkililerin bununla mücadele edecek yasal araçlara sahip olduğunu kaydeden Van Rompuy, AB’nin de kendilerine daha fazla yardım etmek için çabalarını artırdığını söyledi.