İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
2-8 KASIM 2013

BÖLGESEL POLİTİKA VE YAPISAL ARAÇLARIN KOORDİNASYONU FASLI MÜZAKERELERE AÇILDI

AB, 3 yılı aşkın bir sürenin ardından “Bölgesel Politikalar ve Yapısal Araçların Koordinasyonu” başlıklı 22’nci faslı 5 Kasım 2013 tarihinde Brüksel’de Türkiye ile AB arasında yapılan Hükümetlerarası Katılım Konferansı’nda açma kararı aldı. 

Hükümetlerarası Katılım Konferansı’nda Türkiye’yi AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ile Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz temsil ederken, Konferansa AB Dönem Başkanı Litvanya’nın Dışişleri Bakanı Linas Linkevicius başkanlık etti. Konferansa Avrupa Komisyonu’nu temsilen Genişlemeden Sorumlu Üyesi Štefan Füle katıldı.

AB’ye üye devletlerde ve bu devletlerde yer alan çeşitli bölgeler arasında çeşitli nedenlerden dolayı oluşan sosyo-ekonomik farklılıkların azaltılmasını hedefleyen AB Bölgesel Politikası, AB’nin bölgeleri arasında bulunan imkân ve gelir farklılıkları gibi çeşitli farklılıkların tespiti, gelişmişlik düzeyi bakımından geri kalan bölgelerin diğer bölgelerle arasındaki farkın azaltılması ve ileri gelişmişlik düzeyini yakalaması, böylelikle, sosyo-ekonomik uyum ve entegrasyonu sağlamak gibi birçok amacı hedefliyor.

AB müktesebatı çerçevesinde 22’nci fasıl, bölgeler arasındaki sosyo-ekonomik farklılıkların azaltılmasına yönelik çalışmaları ve AB’nin yapısal fonlarına ilişkin genel hükümleri, fonların kullanımına yönelik mekanizmaların oluşturulma çalışmalarını kapsamakla birlikte, aday ülkeleri üyeliğe hazırlamayı amaçlıyor. AB’nin önemli politikalarından biri olan bölgesel politika aynı zamanda, istihdam, rekabetçilik, yenilik, ekonomik büyüme ve hayat standartlarının yükseltilmesine yönelik projeleri kapsıyor.

Müzakere sürecinde 22’nci fasıl belirgin bir müktesebata sahip olmamakla birlikte, ulusal mevzuat haline getirilmesi gerekmeyen çerçeve ve uygulama tüzükleri mevcuttur. Bunlar; Uyum Fonu, Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu, Avrupa Sosyal Fonu, bu fonlara ilişkin Genel Hükümler, AB Yerel İşbirliği Avrupa Gruplaşması, IPA ve IPA Uygulama Tüzüğü’nü kapsamaktadır. 22’nci fasılda müzakere edilen başlıca konular ise başta yasal ve kurumsal çerçeve ile idari kapasitenin artırılması olmakla birlikte, bölgelerin belirlenmesi, planlama ve programlama, proje uygulama ve yönetme, izleme, kontrol ve değerlendirme konularını da içermektedir.

5 Kasım 2013 tarihinde gerçekleşen Hükümetlerarası Katılım Konferansı’nın ardından, AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ile birlikte faslın açılması vesilesiyle AB tarafı ile gerçekleştirilen ortak basın toplantısına katıldı. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, “gecikmiş bir olumlu adım” olan 22’nci faslın açılmasının, Türkiye’ye çok önemli yansımaları olacağını belirterek, Türkiye-AB ilişkilerinde önemli bir miladın yaşandığını ifade etti. Türkiye’nin üyeliğiyle AB’nin “kıtasal bir barış projesinden küresel barış projesine” dönüşeceğini vurgulayan Bağış, bölgesel politika faslının açılmasını takiben, yargı ve temel haklar ile adalet, özgürlük ve güvenlik fasıllarının önündeki siyasi engellerin de kaldırılması çağrısında bulundu.

Konferansın ardından açıklama yapan Avrupa Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Üyesi Štefan Füle, 22’nci fasılla birlikte toplam 14 faslın açılmasından dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Türkiye’nin AB’nin önemli bir ortağı olduğunu belirtti ve AB ile müzakere sürecinin Türkiye’deki reformları etkileyen en önemli faktör olduğunun altını çizdi. Türkiye-AB arasındaki bağlılığın daha da güçlendirilerek iyi ilişkilerin devam ettirilmesi gerektiğini vurgulayan Füle, AB’nin 23 ve 24’üncü fasılların açılmasına ilişkin koşullarını yakın bir süre içerisinde kararlaştırıp bu fasılların çok geçmeden müzakerelere açılmasını umduğunu belirtti.

Yapılan Katılım Konferansı’nın Türkiye’nin reform çalışmalarına doğrudan ve olumlu bir şekilde etki edeceğini savunan Füle, bu olumlu gelişmenin devam ettirilmesi için Türkiye’nin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi ve gerekli çabayı göstermesi gerektiğini belirtti. Füle ayrıca, müzakere süreciyle doğrudan ilişkili olmasa da, 22’nci faslın açılmasının, Türkiye’nin Geri kabul Anlaşması’nı imzalaması ve Vize Diyaloğu’nun başlatılması açısından yapıcı bir unsur olmasını temenni etti.

Öte yandan, Dışişleri Bakanlığı 22’nci faslın açılmasına ilişkin olarak, 3 yıllık bir aradan sonra bir faslın müzakereye açılmasının bu sürecin canlandırılması açısından önemli bir “ilk” adım olduğunu belirterek, “ülkemizin katılım müzakerelerinde ilerleme kaydedilmesini teminen siyasi saiklerle engellenen fasıllar üzerindeki blokajların da bir an evvel kaldırılarak diğer tüm fasılların açılması başlıca beklentimizdir” açıklamasında bulundu.

Bilindiği üzere, 3 Ekim 2005 tarihinde başlayan müzakere sürecinde bugüne kadar sadece 14 fasıl açıldı ve açılan fasıllardan sadece ‘Bilim ve Araştırma’ faslı geçici olarak kapatıldı. Türkiye’nin Kıbrıs Rum gemi ve uçaklarına limanlarını açmaması nedeniyle 2006 yılında 8 faslın dondurulması kararı alınmıştı.

Bir süredir donma noktasına gelen Türkiye-AB ilişkilerinin tekrar canlanması açısından büyük önem taşıyan 22’nci faslın açılışı, Fransa’nın eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy tarafından bloke edilmişti. Fransa Cumhurbaşkanlığı’na Nicolas Sarkozy’nin yerine François Hollande’nin gelmesinden sonra ise blokajın kaldırılmasıyla bu faslın 26 Haziran 2013 tarihinde açılması bekleniyordu.

Ancak Mayıs ayında Türkiye’nin en önemli gündem maddesi haline gelen ve dünya basınında da büyük yankı bulan Gezi Parkı olayları nedeniyle AB Bakanları, 25 Haziran 2013 tarihli AB Genel İşler Konseyi’nde 22’nci faslı açmayı prensipte kabul etmiş; uzun süredir heyecanla beklediğimiz 22’nci faslın açılmasına ilişkin nihai kararını ise 22 Ekim 2013 tarihinde Lüksemburg’da toplanan AB Genel İşler Konseyi’nde vermişti. AB, bu kararla 22’nci faslın 5 Kasım 2013 tarihli Hükümetlerarası Katılım Konferansı’nda müzakerelere açılacağını duyurmuştu.