İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
12-25 EKİM 2013

2013-2014 Genişleme Strateji Belgesi ve 2014 Öncelikleri

Kopenhag Kriterleri’nin kabul edilmesinin yirminci; Batı Balkan ülkelerinin AB üyeliği perspektifinin açıkça ortaya konulduğu Selanik Zirvesi’nin onuncu yılında Avrupa Komisyonu’nun 2013-2014 Genişleme Strateji Belgesi’nin teması “önce temel konuların ele alınması (fundamentals first) yaklaşımı” oldu.

Komisyon Üyesi Füle, AFET’e hitaben yaptığı konuşmada, genişleme politikasının, “koşulluluk ilkesinin sıkı ancak adil bir şekilde uygulanmasına” ve “önceki genişleme dalgalarından alınan derslere” dayalı olduğunu ifade etti. AB’nin temel konuların ele alınması yaklaşımı doğrultusunda belirlenen beş konu hukukun üstünlüğü, ekonomik yönetişim, demokratik kurumların güçlendirilmesi, temel haklar ve komşularla iyi ilişkiler oldu.

  • Hukukun üstünlüğü: Hukukun üstünlüğünün genişleme politikasının kalbinde yer aldığını teyit eden Füle, bu doğrultuda hukukun üstünlüğüne ilişkin konuları kapsayan 23 ve 24’üncü müzakere fasıllarını (“Yargı ve Temel Haklar” ile “Adalet, Özgürlük ve Güvenlik”) katılım müzakerelerinde öncelikli olarak ele almayı öngören yeni yaklaşımı 2011 yılında kabul ettiklerini ifade etti. Yeni yaklaşımın ülkelere hukukun üstünlüğü alanında temiz bir sicil kaydı oluşturmaları için azami süre tanımayı ve böylece bu alandaki dönüşümün vatandaşlar tarafından süreç boyunca hissedilmesini amaçladıklarını ifade etti.
  • Ekonomik yönetişim: Komisyon, aday ve potansiyel aday ülkelerde ekonomik yönetişimin güçlendirilmesi için AB’nin son üç yıldır ekonomik yönetişimin güçlendirilmesi doğrultusunda, ülkelerin Avrupa Sömestri ile geçirdiği dönüşüme uyum sağlayabilmeleri için altyapı, araştırma, ulaşım ve eğitim alanlarındaki yapısal reformların güçlendirilmesi ve ülkelerin Kopenhag Ekonomik Kriterleri’ni karşılayabilmeleri kamu maliyesi yönetimine ilişkin planları kapsayan yeni araçlar uygulamaya başlayacağını açıkladı. 
  • Demokratik kurumların güçlendirilmesi: Komisyon, tarafından özel önem addedilen alanlardan birini de demokrasiyi garantileyen kurumların düzgün işleyişi ve demokratik sürecin daha kapsayıcı olması oluşturuyor. Bu kapsamda sivil toplumun demokratik süreçteki rolünün güçlendirilmesi de öncelik verilecek alanlardan biri konumunda bulunuyor.
  • Temel haklar: Temel hakların korunması kapsamında, Komisyon, ülkelerin; ifade özgürlüğü ve başta Roman kökenli vatandaşlar olmak üzere azınlıkların haklarının korunması, savunmasız kesimlerin ayrımcılığa karşı korunması için gerekli mekanizmaların geliştirilmesi konularına önem veriyor. Bu kapsamda, Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (IPA) çerçevesinde bir “Roman aracı” oluşturulması; genişleme politikası kapsamındaki ülkelere yürütülen siyasi diyalogda ifade özgürlüğünün teşvik edilmesi ve 2014 itibarıyla araştırmacı gazeteciliğin teşvik edilmesi için bu alanda bir mükemmellik ödülü verilmeye başlanması öngörüldü.
  • Komşularla iyi ilişkiler: Komisyon, genişleme politikası kapsamındaki ülkeler arasında ve bu ülkelerin Üye Devletlerle aralarındaki mevcut ikili anlaşmazlıklarını çözmeleri için daha fazla çaba sarf etmeleri gerektiği vurgulandı.

Diğer ülkelerin İlerleme Raporları                                                                       

Genişleme Paketi kapsamında, aday ve potansiyel aday ülkelerin son bir yılda AB üyeliği yolunda ilerlemekteki performansını değerlendiren Komisyon, Arnavutluk’a aday ülke statüsü verilmesini tavsiye etti. Komisyon, beşinci kez Makedonya ile katılım müzakerelerine başlanması tavsiyesinde bulundu.

Karadağ

Haziran 2012’de katılım müzakerelerine başlayan ve 23 ve 24’üncü fasıllara öncelik veren yeni yaklaşımı ilk kez uygulayacak olan Karadağ’ın, söz konusu iki fasıla ilişkin eylem planını kabul ettiği ve Komisyon’un olumlu görüşünün ardından Ekim 2013’te müzakere pozisyon belgesini sunduğu kaydedildi. Söz konusu eylem planlarının uygulanmasının, müzakerelerin gidişatının hızını belirleyeceğini belirten Komisyon, Karadağ’ın özellikle üst düzey yolsuzlukla ve örgütlü suçlarla mücadele alanındaki çabalarını artırması gerektiğine dikkat çekti. Karadağ, 2012 yılında “Bilim ve Araştırma” ve “Eğitim ve Kültür” fasıllarını açmış ve geçici olarak kapatmıştı. Tarama sürecinin tamamlandığını belirten Komisyon, “Kamu Alımları”, “Şirketler Hukuku”, “Fikri Mülkiyet Hukuku”, “Bilgi Toplumu ve Medya”, “Vergilendirme” ve “İşletme ve Sanayi Politikası” fasıllarının müzakereye açılmasını tavsiye etti.

Sırbistan

2013 yılını Sırbistan’ın AB ile bütünleşme sürecinde “tarihi” bir yıl olarak değerlendiren Komisyon, 28 Haziran tarihinde AB liderlerinin Belgrad ile katılım müzakerelerine başlanması yönündeki kararından ve İstikrar ve Ortaklık Anlaşması’nın (SAA) 1 Eylül 2013’te yürürlüğe girmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Sırbistan ile Kosova arasında ilişkilerin normalleştirilmesine yönelik 19 Nisan 2013 tarihinde parafe edilen anlaşma da Komisyon tarafından memnuniyetle karşılandı. Sırbistan’ın siyasi kriterleri yeterli düzeyde yerine getirmeye devam ettiğini ifade eden Komisyon, Kosova ile ilişkilerin normalleştirilmesine devam edilmesi ve bu kapsamda varılan anlaşmaların uygulanmasının önemine dikkat çekti.  Sırbistan’ın hukukun üstünlüğü, yargı reformu, yolsuzlukla mücadele politikası, bazı kurumların bağımsızlığı, basın özgürlüğü, ayrımcılıkla mücadele politikası, azınlıkların korunması ve iş ortamı konularında reformlara hız vermesi gerektiği ifade etti.  Komisyon Üyesi Füle, fasılların tarama sürecine geçtiğimiz ay başlanan Sırbistan ile en geç Ocak 2014’e kadar toplanması beklenen Hükümetlerarası Konferansı sabırsızlıkla beklediğini ifade etti.

Makedonya

Hükümet ile muhalefet arasında Aralık 2012’de yaşanan siyasi krizin ülkedeki kutuplaşmayı ve siyasi diyalog eksikliğinin bir göstergesi olduğunu ifade eden Komisyon, bu olayların geçen yılın Genişleme Stratejisi ve Konsey Kararları’nın sunduğu fırsatların değerlendirilmesini engellendiğini kaydetti. Makedonya ile başlatılan Yüksek Düzey Katılım Diyaloğu (HLAD) kapsamında kaydedilen ilerlemelere dikkat çeken Komisyon, mahkemelerin bağımsızlığı ve yeterliliğinin geliştirilmesi, ifade özgürlüğü, medya ile ilişkiler, seçim tasası reformu, Ohri Çerçeve Anlaşması’nın gözden geçirme sürecinin tavsiyeleri ve yolsuzlukla mücadele alanında temiz bir sicil kaydı oluşturulması konularında çaba sarf etmesi gerektiğine dikkat çekti. Makedonya’nın siyasi kriterleri yeterli düzeyde karşıladığını teyit eden Komisyon, 2009 yılından bu yana 5’inci kez katılım müzakerelerine başlanmasını tavsiye etti. Bilindiği üzere, Makedonya, ülkenin ismini kendi toprakları üzerinde hak iddiası taşıdığını savunan AB üyesi komşusu Yunanistan’ın vetosu nedeniyle AB ile katılım müzakerelerine başlayamıyor. Komisyon Üyesi Füle, “katılım müzakerelerine başlanması konusunda bir karar alınmamasının Makedonya’daki reform ivmesini olduğu kadar, AB genişleme politikasının kredibilitesini de tehdit ettiğini” vurguladı. Katılım müzakerelerine başlanmasını ve isim anlaşmazlığının müzakerelerin erken safhasında çözümlenmesini tavsiye eden Komisyon, bunun anlaşmazlığın taraflar tarafınca kabul edilebilir bir çözüm bulunması için gerekli koşulları oluşturacağı kaydedildi.

Arnavutluk

Komisyon, 2009’da üyelik başvurusunda bulunan Arnavutluk’un aday ülke ilan edilmesi için gerekli kilit öncelikleri de içeren önemli reformlar kabul ettiğini kaydetti. Ülkenin demokratik nitelikleri için bir test niteliğinde görülen Haziran 2013 genel seçimlerinin olumlu geçtiğini kaydeden Komisyon, Tiran’a, yolsuzluk ve örgütlü suçlarla mücadele alanındaki çabalarını sürdürmesi kaydıyla aday ülke statüsü verilmesini tavsiye etti. Komisyon, katılım müzakerelerine başlayabilmesi için Arnavutluk’un idari reform, hukukun üstünlüğü ve temel haklara ilişkin beş kilit önceliği yerine getirmesi gerektiğini vurguladı. Yapıcı ve sürdürülebilir siyasi diyaloğun başarılı bir reform süreci için gerekli bir koşul olduğunu belirten Komisyon, Arnavutluk’un belirlenen kilit öncelikleri yerine getirmek için ülke ile yüksek düzey bir diyalog başlatmaya hazır olduğunu açıkladı.

Bosna-Hersek

Komisyon, Bosna-Hersek’in siyasi kriterleri yerine getirmekte kaydettiği ilerlemenin oldukça kısıtlı olduğuna dikkat çekti. Komisyon Üyesi Füle, Bosna-Hersek’in “AB ile bütünleşme sürecinin çıkmaza girdiğini” belirtti. Ülkedeki siyasetçiler arasında ülkenin ve kurumlarının geleceği ile ilgili ortak bir vizyon olmadığını yineleyen Komisyon, AB’nin çabalarına rağmen Bosna-Hersekli siyasetçilerin, Bosna-Hersek Anayasası’nın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 2009 tarihli Sejdic-Finci kararı doğrultusunda tadil edilmesi yolunda uzlaşıya varamadıklarını kaydetti. Sejdic-Finci kararının uygulanmasının SAA’nın yürürlüğe girmesi ve ülkenin gerçekçi bir üyelik başvurusunda bulunması için kilit öneme sahip olduğunu belirten Komisyon Bosna-Hersek’i, farklı düzeydeki yönetimlerle AB konularında işbirliğini sağlamaya yönelik etkili bir koordinasyon mekanizması oluşturulmadığı gerekçesiyle eleştirdi.

Kosova

AB Liderler Zirvesi’nin, Haziran 2013’te SAA’ya yönelik müzakerelerin başlamasına onay verilmesiyle Kosova’nın AB ile ilişkilerde yeni bir etaba geçtiğini belirten Komisyon, Ekim 2013’te başlayacak olan SAA müzakerelerinin, 2014 ilkbaharında tamamlanmasının ve SAA taslağının 2014 yazında parafe edilerek Konsey’e sunulmasının öngörüldüğünü kaydetti. Komisyon, Kosova’nın yolsuzlukla ve örgütlü suçlarla mücadele alanında atması gereken adımlara dikkat çekti. Komisyon, 2012’de başlatılan vize serbestîsine yönelik diyaloğa ilişkin raporun ise 2014 yılının ilk yarısında sunulacağını ifade etti.

İzlanda

İzlanda Hükümeti’nin katılım müzakerelerini askıya almasından ve referandum ile onaylanmadığı sürece müzakerelere yeniden başlanmayacağını açıklamasının ardından, Komisyon bu yıl İzlanda ile ilgili, oldukça kısa bir rapor hazırladı. Komisyon, İzlanda’nın siyasi kriterleri karşılamaya devam ettiğini ve işleyen bir piyasa ekonomisine sahip olduğunu belirtti. Müzakerelerin askıya alınması kararı alınmadan önce, İzlanda 27 faslı müzakereye açmış; 11 başlığı ise geçici olarak kapatmıştı. Komisyon Üyesi Füle, İzlanda’nın AB için önemli bir ortak olmayı sürdürdüğünü ve İzlanda istediği takdirde, Komisyon’un katılım müzakerelerini sürdürmeye hazır olduğunu ifade etti.