İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
21-27 EYLÜL 2013

AB ADALET DİVANI DEMİRKAN DAVASI’NDA KARARINI AÇIKLADI

AB Adalet Divanı 24 Eylül 2013 tarihinde, Almanya’da yaşayan ailesini ziyaret etmek isteyen 14 yaşındaki Leyla Ecem Demirkan’ın Ankara’da yaptığı vize başvurusunun reddedilmesi üzerine açtığı davayı karara bağladı. Mahkeme, Demirkan’ı iddiasında haksız bulurken, Türk vatandaşlarının AB ülkelerine vize almadan azami 3 ay süreyle turistik amaçlı seyahat hakkı olmadığına karar verdi.

Hatırlanacağı üzere, Almanya’da yaşayan ailesini ziyaret etmek amacıyla, 2007 tarihinde Ankara’dan Almanya vizesine başvuran Leyla Ecem Demirkan, Almanya’da kalacağı kuşkusu ile vize talebinin reddedilmesi üzerine, avukat Prof. Rolf Gutmann aracılığıyla Berlin İdare Mahkemesi’nde Almanya’yı dava etmiş, Berlin İdare Mahkemesi, 22 Ekim 2009’da Türklere vize muafiyeti olmadığına karar vererek, Demirkan’ı haksız bulmuştu. Karara itiraz eden Leyla Ecem Demirkan’ın itiraz dilekçesini inceleyen Berlin Brandenburg Yüksek İdare Mahkemesi, Türklere aktif hizmette vize serbestîsi tanıyan Avrupa Adalet Divanı’nın Soysal kararı ve Almanya’nın başka eyaletlerindeki mahkemelerin Türklere vize uygulanmasını hukuka aykırı bulan kararlarını da göz önünde tutarak, davayı AB Adalet Divanı’na göndermişti.

Kasım 2012 tarihinde AB Adalet Divanı’nda görüşülmeye başlanan davaya ilişkin ilk önemli viraj, Nisan 2013 tarihinde alınmıştı. Hatırlanacağı üzere AB Adalet Divanı Hukuk Sözcüsü Cruz Villalon, 14 Nisan 2013 tarihinde, Demirkan’ın başvurusu ile ilgili olarak son mütalaada olumsuz görüş bildirmiş ve Türk vatandaşlarının, hizmet alımı sebebiyle AB ülkelerine vizesiz giriş hakkının bulunmadığı belirtmişti.

24 Eylül 2013 tarihinde karara bağlanan davada Mahkeme, Leyla Ecem Demirkan’ı vizeyle ilgili iddiasında haksız buldu. Bu kapsamda Türk vatandaşlarının AB ülkelerine azami 3 ay süreyle turistik amaçlı vizesiz seyahat hakkı olmadığına hükmetti ve Türk vatandaşlarından istenen vizenin gerekli yasal zemine sahip olduğuna işaret etti.

Karara ilişkin açıklamalarda bulunan AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, “Roma Antlaşması paralelinde hazırlanan ve nihai hedefi tam üyelik olan Ankara Anlaşması’nın hükümleri açıktır. Hiç kuşkusuz, hedefi tam üyelik olan bir anlaşmada, kişilerin serbest dolaşımının tam olarak gerçekleştirilmesi, bu hedefin ayrılmaz bir parçasıdır. Türkiye-AB ortaklık hukukunda yer alan hizmet sunma serbestîsi kavramını Birlik hukukunda yer alan aynı kavramdan farklı yorumlamak mümkün değildir” dedi. Başmüzakereci Bağış, bu kararla Türk vatandaşlarının hizmet almak üzere AB ülkelerine yapacakları ziyaretleri hizmet sunma kapsamında değerlendirmeyerek AB hukukuyla ve Türkiye-AB ortaklık hukukuyla bağdaşmayan bir karar verdiğinin altını çizdi.

Türk vatandaşlarına yönelik zorunlu Schengen vize uygulaması konusunda uzun süredir mesai harcayan ve bu haklı davada konuyu çok farklı boyutları ile gündemde tutmaya çalışan İktisadi Kalkınma Vakfı olarak, AB Adalet Divanı’nın Demirkan Davasına ilişkin aldığı kararı büyük bir hayal kırıklığı ile karşılıyoruz. Karar vize konusundaki olası sonuçları itibarıyla üye devletlerin de yakından ilgilendiği bir dava olmuştur. Dokuz üye devletin müdahil olduğu davada, Adalet Divanı’nın, bugüne kadarki içtihadından farklı bir yönde karar vermesinde siyasi mülahazalar da önemli bir rol oynamıştır.

Gözlemcilere göre  Adalet Divanı, Üye Devletlerin siyasi baskısına boyun eğmiştir.  Şimdiye kadar müstakar içtihatlarında”, “Türkiye ile akdedilen Ortaklık Anlaşması’nın nihai hedefi tam üyelik olan bir anlaşma olduğu”, “Türkiye’yi tam üyeliğe hazırlamayı  ve aşama aşama bütünleşmeyi öngördüğünü” vurgulayan Adalet Divanı,  şimdi Ortaklık Anlaşması’nın basit bir ekonomik anlaşma olduğu görüşünü kabul ederek,  önceki içtihatlarından çark etmiştir.  Bu husus da maalesef siyasi baskıların etkili olduğu izlenimini yaratmıştır. Aynı Adalet Divanı, Katma Protokol’ün 41’inci Maddesinin açık, kesin ve net olduğunu, uygulamasının bir başka merciin kararına bağlı olmadığını ve vizenin  açıkça bir yeni kısıtlama olması nedeniyle anlaşmaya ters düştüğünü  hükme bağlamıştı.

Ayrıca unutmamak gerekir ki, bu karar sadece hizmetlerden pasif olarak yararlanmak için gideceklere ilişkindir. Hizmet sunumu ve iş yeri açma ve benzeri hususlarda vizenin anlaşmaya aykırı olduğuna ilişkin önceki kararlar yürürlüktedir. Soysal kararında Türkiye’den gelen hizmet sunuculara vize uygulanmayacağına ilişkin içtihat hala geçerlidir ve Avrupa İstikrar Girişimi adlı sivil toplum örgütünün de belirttiği gibi Üye Devletler bu karara uymak zorundadır.

AB Adalet Divanı’nın Demirkan kararına ilişkin İKV tarafından hazırlanan basın bültenine aşağıdaki internet adresinden ulaşılabilir:         http://www.ikv.org.tr/icerik.asp?konu=haberler&baslik=%DDKV%92N%DDN%20DEM%DDRKAN%20KARARINA%20%DDL%DD%DEK%DDN%20BASIN%20DUYURUSU:%20AVRUPA%20ADALET%20D%DDVANI%20DEM%DDRKAN%20DAVASINDA%20S%DDYAS%DD%20B%DDR%20KARAR%20VERD%DD&id=3484