İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
16-20 EYLÜL 2013

İKV’DEN HAFTAYA BAKIŞ

Bu hafta Türkiye’nin Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerini ele alan bir dizi ziyaret gerçekleştirildi. Türkiye gündeminde, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun, 16 Eylül tarihinde Paris’te Suriye krizine diplomatik çözüm bulma çabaları kapsamında gerçekleştirilen, üç Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi daimi üyesi (ABD, İngiltere, Fransa) ve Türkiye’den oluşan P3+1 toplantısına katılması öne çıktı. BM Güvenlik Konseyi’nde sergileyecekleri tutum ve hazırlanacak karar tasarısını görüşen ABD, İngiltere ve Fransa Dışişleri Bakanları, Türkiye’nin Suriye sorununa ilişkin kilit önemine vurgu yaptılar.

Davutoğlu, Türkiye’nin Rusya ve ABD arasında varılan anlaşmayı desteklediğini ancak Suriye’ye tanınan sürenin uzun olduğunu ve bunun başka katliamlara zemin hazırlayabileceğini hatırlatarak bu anlaşmanın istismar edilmemesi gerektiği uyarısında bulundu. John Kerry, Laurent Fabius ve William Hague, P3+1 toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında Suriye’nin kimyasal silahların imha edilmesi planına sadık kalmaması halinde, “güçlü ve bağlayıcı” bir BM kararının çıkması konusunda uzlaşı sağladılar.

Öte yandan, Finlandiya Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja, 18 Eylül tarihinde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüşmesinde, Türkiye ile Finlandiya’nın ikili ilişkileri, Türkiye’nin AB üyelik süreci, Avrupa’daki ekonomik kriz, Güney Kıbrıs konusu, Mısır ve Ortadoğu’daki gelişmeler hakkında fikir alışverişi yapıldı. İki mevkidaş ayrıca diplomatların değişimine ilişkin Mutabakat Muhtırasını imzaladılar.

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, 16-17 Eylül 2013 tarihlerinde ABD’de, ABD Ticaret Temsilcisi Michael Froman ve ABD Ticaret Bakanı Penny Pritzker ile bir araya gelerek, Türkiye ve ABD arasında olası bir Serbest Ticaret Anlaşması’na (STA) ilişkin geçtiğimiz Mayıs ayında kurulmuş olan Yüksek Düzeyli Komite’nin ilk toplantısının yapıldığını duyurdu. Olası bir anlaşmanın alt yapı çalışmalarına başlanılacak olmasını iki taraf açısından “tarihi bir gün” olarak nitelendiren Çağlayan, ısrarlarının sonuçsuz kalmadığını dile getirdi.

AB gündeminde ise, Suriye’de meydana gelen olayları araştıran BM denetçileri tarafından hazırlanan raporda, sarin gazının kullanımına dair kanıtların bulunmasının ardından, 17 Eylül tarihinde AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton’ın yaptığı açıklaması öne çıktı. Açıklamasında AB’nin, Suriye’de gerçekleşen saldırıyı uluslararası hukuku ihlal ettiği, savaş ve insanlık suçu niteliğinde olduğu gerekçesiyle kınadığını belirten Ashton, Suriye’deki kimyasal silahların imha edilmesine ilişkin ABD ve Rusya arasında varılan anlaşmadan duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve AB’nin söz konusu plana tam destek verdiğini belirtti.

Ayrıca Avrupa Parlamentosu (AP), Bankacılık Birliği’nin sağlanmasına yönelik Tek Denetim Mekanizması’nı 12 Eylül 2013 tarihinde kabul etti. Bunu takiben, 17 Eylül 2013 tarihinde bankaların yeniden yapılandırılmasına yönelik ortak bir çerçeve oluşturulmasını öngören Tek Banka Çözümleme Mekanizması’nın oluşturulması konusu ele alındı ancak bazı konuların açıklığa kavuşturulması gerektiği belirtildi.

18 Eylül 2013 tarihinde Kosova’nın kuzeyinde Sırp nüfusun yoğun olarak yaşadığı bölgede, AB’nin hukukun üstünlüğünden sorumlu Litvanyalı EULEX çalışanının emniyet birimine yapılan silahlı saldırıda hayatını kaybetmesi AB’de üzüntü yarattı. Saldırı EULEX’in kurulmasından bu yana yapılan ilk saldırı olarak tarihe geçti. Sırbistan’ın AB’ye katılım müzakerelerinde Kosova’nın kuzeyindeki kontrolü bırakmasına ilişkin bir anlaşması da bulunuyor.

Tüm okuyucularımıza iyi bir hafta diliyoruz.