İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
1-15 EKİM 2018

TÜRKİYE-AB GÜNDEMİ: Hollanda ile Kopma Noktasından Normalleşmeye Dönen İlişkiler

Hollanda ile Kopma Noktasından Normalleşmeye Dönen İlişkiler

İki ülke arasındaki ilişkilerde bir yıldan uzun süredir devam eden gerginlik, geçtiğimiz temmuz ayında, tarafların normalleşme konusunda mutabakata varması sonucu düzelme sürecine girdi. Bununla birlikte, maslahatgüzar düzeyine indirilmiş olan diplomatik ilişkilerde de ilerleme kaydedilerek eylül ayında karşılıklı olarak büyükelçilerin tekrar atanması kararı alındı.

Türkiye-Hollanda ilişkilerinde ilk kırılma noktası Hollanda makamlarının 16 Nisan 2017'deki Anayasa değişikliği referandumu öncesinde Hollanda'daki bir etkinlikte Türkiye asıllı vatandaşlarla bir araya gelmek isteyen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun ziyaretine izin verilmemesi olmuştu. Bu tarihten sonra aynı dönemde, karayoluyla Hollanda'ya geçen dönemin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Betül Sayan Kaya’nın, Türkiye’nin Rotterdam Konsolosluğu'na girişine izin verilmemesi ve  "istenmeyen yabancı" ilan edilerek polis eşliğinde sınır dışı edilmesi, kötüleşen ilişkileri daha ciddi bir hale getirmişti. İki devlet arasındaki gerginlik, Hollanda Parlamentosu’nun mart ayında sözde "Ermeni Soykırımı”nı resmen tanımayı hedefleyen bir önergeyi kabul etmesiyle birlikte daha da tırmandı. Tüm bu olaylar yaşanırken, 15 Mart 2017 tarihli Hollanda genel seçimlerinde, aşırı sağcı grupların hareketleri ve popülist söylemleri de tırmanış gösteriyordu. Genel seçimler öncesinde Türkiye ile yaşanan gerilim de aslında bir tesadüf değildi. 

Türkiye-Hollanda İlişkilerinde Normalleşme Adımları

Hollanda’da geçen yıl mart ayında gerçekleşen genel seçimleri, Başbakan Mark Rutte'nin liderliğindeki Liberal Özgürlük ve Demokrasi için Halk Partisi (VVD) kazandı. Yürüttüğü İslam ve göçmen karşıtı popülist politikalarla seçimi kazanmasından endişe edilen aşırı sağcı Geert Wilders'in Özgürlük Partisi (PVV) ise VVD’nin gerisinde kaldı.  Bu gelişme, tüm Avrupa için olduğu kadar Türkiye-Hollanda ilişkilerine de olumlu yansıdı.

İki ülke arasında bir yıldan uzun süredir devam eden gergin ilişkiler, geçtiğimiz temmuz ayında tarafların normalleşme konusunda mutabakata varması sonucu düzelme sürecine girdi. 11 Temmuz 2018 tarihinde Türkiye ve Hollanda Dışişleri Bakanları Brüksel’deki NATO Zirvesi sırasında bir görüşme gerçekleştirdi. Bakanlar, Hollanda ve Türkiye arasındaki ilişkilerin bozulmasına sebebiyet veren, iki ülke arasında meydana gelen üzüntü verici olayları ele alarak dost ve NATO müttefiki ülke olduklarının altını çizdiler ve her iki taraf da ilişkilerde normalleşmeye hazır olduğunu beyan etti. NATO Zirvesi’ndeki bu olumlu görüşmeyi takiben Hollanda Dışişleri Bakanı, Türk mevkidaşına bir mektup gönderdi ve Türk Dışişleri Bakanı da Hollanda Dışişleri Bakanı’nı telefonla aradı. Bu telefon trafiğiyle iki bakan, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin normalleştirilmesi konusunda mutabık kaldılar. Türk Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, Türkiye ile Hollanda arasındaki ilişkilerin normalleşmesine yönelik mutabakattan sonra 7 Eylül’de iki ülkenin karşılıklı büyükelçilerinin atandığı açıklandı.

Türkiye–Hollanda İlişkilerinde Normalleşmenin Son Adımı: Çavuşoğlu-Blok Görüşmesi

Geçtiğimiz şubat ayında istifa eden Hollanda Dışişleri Bakanı Halbe Zijlstra’nın yerine mart ayında göreve gelen Stef Blok’un ülkemizi ziyareti bir barış ve güven tazeleme niteliğini taşıyor. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Bakan Stef Blok’un 3 Ekim 2018 tarihinde gerçekleştirdiği görüşmede, Türkiye-Hollanda ilişkileri, AB’yle ilişkiler ile güncel bölgesel ve uluslararası konular ele alındı. Ayrıca, iki ülkenin büyükelçilerinin karşılıklı göreve başlamasının ardından önümüzdeki dönemde atılacak adımlar değerlendirildi. Görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında Bakan Çavuşoğlu’nun Hollanda ile ilişkiler konusunda "Bundan sonra pozitif gündeme odaklanarak ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz.” açıklaması, toplantının özeti gibiydi.

Blok’un Türkiye’ye resmi ziyareti sırasında Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu ile gerçekleştirilen ikili ve heyetler arası görüşmelerde Türkiye ile Hollanda ilişkileri, AB üyelik süreci, güncel bölgesel ve uluslararası konular ele alındı. Mevkidaşı Blok ile baş başa ve heyetler arası görüşmelerin samimi ve verimli bir şekilde geçtiğini belirten Çavuşoğlu, Türkiye-Hollanda ilişkilerinin köklü geçmişine vurgu yaparak, iki ülke arasındaki 400 yılı aşkın süredir var olan ilişki ve dostluğu hatırlattı. "2 yıl önce yaşanan üzüntü verici ve tekrarlanmaması gereken hadiseyle bazı olumsuz ayları ve yılları yaşadık fakat o günlerden ders alarak bir daha bunların tekrarlanmaması gerektiğine inanıyoruz. Bundan sonra pozitif gündeme odaklanarak ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz." ifadeleriyle iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceğine ilişkin olumlu ve yapıcı tavrını ortaya koydu. 

Türkiye-Hollanda ilişkilerinin ekonomik boyutuna da dikkat çeken Çavuşoğlu, Hollandalı firmaların Türkiye'de doğrudan yabancı yatırım açısından birinci sırada olduğunu, Türkiye'nin Hollanda'daki yatırımlarının da arttığını belirterek ikili ticaret hacmini geliştirme amacıyla, var olan mekanizmaları daha verimli şekilde kullanacaklarını belirtti. İki bakan arasındaki görüşmenin diğer bir gündem maddesi de terörle mücadele idi. Çavuşoğlu özellikle yabancı savaşçılar ve terörle mücadelede iki ülke arasında bilgi paylaşımında daha yakın çalışmanın gerekliliği konusunda Hollandalı mevkidaşıyla hemfikir olduklarının altını çizdi.

Türkiye-AB ilişkilerinin de ele alındığı toplantıda Çavuşoğlu, göç mutabakatını Hollanda'nın AB Dönem Başkanlığı sırasında imzalandığına dikkat çekerek Hollanda'nın bu süreçte çok büyük katkıları olduğunu ve bu konudaki iş birliğini güçlendireceklerini ifade etti. Ticaret savaşlarının olduğu bir dönemde çok taraflılığın yeniden konuşulmaya başlandığını ancak etkin çok taraflılık için herkesin katkısının önemli olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, bölgesel ve uluslararası örgütlerin de daha etkili olması ve kritik rol oynaması gerektiğini söyledi. Çavuşoğlu, bu anlayış içinde Avrupa ile ilişkileri daha da güçlendireceklerine yönelik inancını dile getirdi.

Ortak basın toplantısında Türkiye ile Hollanda’nin çok çeşitli ve güçlü bağlara sahip olduğuna işaret eden Blok, Türkiye’nin zor zamanlardan geçtiğini ve 2016’nın temmuz ayında demokrasinin tam anlamıyla saldırıya uğradığını belirtti. Demokrasi ve hukukun üstünlüğünün önemine dikkat çeken Blok, bu değerlerin korunmasına ilişkin olarak “Hükümetler olarak bizim halklarımıza karşı görevimizdir" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin stratejik konuma da vurgu yapan Dışişleri Bakanı Blok, bunu "Türkiye, hepimizi etkileyen, ancak açık bir şekilde kendisini etkileyen zor bir bölgeye sınırı olan önemli bir NATO müttefiki. Türkiye ayrıca üç buçuk milyon mülteciye ev sahipliği yaparak büyük ilgi ve güçlü desteği hak ediyor” sözleriyle ifade etti. Türkiye’nin İdlib'de oynadığı role ve ateşkesin korunmasına yönelik çabalarını da olumlu karşılarken, Türkiye ile güvenlik konularında iş birliğini artırmanın yollarını aramaya devam edeceklerini belirterek değerlendirmelerini sürdürdü. Türkiye-Hollanda ekonomik ilişkilerini de ele alan Hollanda Dışişleri Bakanı, Hollandalı yatırımcıların Türkiye'ye ilgisine dikkat çekerek iki ülkenin iş insanlarının bir araya gelebileceği ekonomik konseyin kurulmasına karar verdiklerini açıkladı.

Hollanda ile canlanan ilişkiler, önemli bir potansiyel içeriyor. Halen Hollanda’da yaşamlarını sürdüren 400.000 civarındaki Türk nüfusu, ülkedeki yabancı topluluklar içinde en büyük bölümü oluşturuyor. Hollanda, Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımlar arasında ilk sırada yer alması da iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler açısından oldukça önem taşıyor. Türkiye’nin Hollanda ile dış ticaret hacmi de 7,6 milyar dolara ulaştı. Hollanda ile çözülen siyasi krizin ve normalleşen ilişkilerin olumlu yansımalarının her alanda görülmesini bekliyoruz. Bakan Çavuşoğlu’nun gelecek yılın ilk çeyreğinde mevkidaşının ziyaretine karşılık olarak Hollanda'yı ziyaret etmek istediğini ve bu süre içinde birlikte çalışmaya devam edeceklerini açıklaması da ilişkilerin önümüzdeki dönemde gelişmeye açık olduğunu gösteriyor.

Sema Gençay Çapanoğlu, İKV Kıdemli Uzmanı