İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
16-31 EKİM 2018

AB GÜNDEMİ: Roma ile Brüksel`in Bütçe Gerilimi

Roma ile Brüksel'in Bütçe Gerilimi

Avrupa Komisyonu 23 Ekim 2018 tarihinde İtalya’nın 2019 yılına ilişkin sunduğu bütçe tasarısını reddetti. Komisyonun konuya ilişkin görüşünü ortaya koyan raporda İtalya’nın 2019 yılı bütçe planının, AB Konseyi’nin 13 Temmuz 2018’de bu ülkeye ilettiği mali disipline ilişkin tavsiyelerle ciddi derece uyumsuzluk bulunduğu belirtiliyor. Avrupa Komisyonunun bir üye ülkenin bütçe tasarısını reddetmesi ise AB’de yaşanan borç krizinden sonra güçlendirilen İstikrar ve Büyüme Paktı kapsamında ilk defa gerçekleşiyor. İtalya’nın AB mali kuralları çerçevesinde mali disipline ve kamu borcunun sürdürülebildiğine ilişkin taahhütlerini yerine getirmesi ve 3 hafta içinde gözden geçirilmiş bütçe tasarısını yeniden sunması gerekiyor.

İtalya’nın reddedilen bütçe tasarısında kamu açığı 2018 yılı için GSYH’nin %2,4 olarak öngörülmüştü, bu oranın, Maastricht Antlaşması ile belirlenen yüzde 3 sınırının altında kalmasına karşın kamu borcunun GSYH’ye oranı %60 sınırının çok üzerinde 2017’de  %131,8 olan bu oran AB’de geçmişte kurtarma planları yapılan Yunanistan’dan sonra 2’nci en yüksek oran. Söz konusu borç yılda kişi başına yaklaşık 37.000 avro yük anlamına geliyor. Ülkede borç servis maliyetleri kamu kaynaklarının büyük bir bölümünün diğer AB üye ülkelerine göre daha fazla oranda tükenmesine sebep olurken  üretken harcamalara zarar veriyor. Hâlihazırda İtalya’nın faiz gideri 2017’de GSYH’nin %3,8’i ve 65,5 milyar avro düzeyinde gerçekleşti. Bu tutar kamu harcamalarından eğitime ayrılan pay kadar.

Kısaca İtalya, mali durumu Avro Alanı’nda bir borç krizini tetikleyebileceği endişesiyle bütçe açığını daraltması için AB’nin yoğun baskısı altında. Geçtiğimiz mart ayında ülkede yapılan genel seçimler öncesi partilerin kampanyalarında popülistlerin vaatlerinin başında işsizlere minimum gelir sağlanması bulunuyordu.  Dört ay önce kurulan yeni koalisyon hükümetinin de vaatleri arasında temel gelirin yanı sıra vergi indirimleri ve emeklilik yaşının uzatılmasında azaltıma gidilmesi geliyordu. İktidardaki koalisyon hükümetinin ortakları düzen karşıtı Lig Partisi ve aşırı sağ Beş Yıldız Hareketi harcamalarda artışın büyümeye ivme kazandıracağını savunuyor.  Bu amaçla hükümet gelecek üç yılda GSYİH’nin % 2,4’ünü hedefleyen bir açık oranıyla yeni bir bütçe önerdi. Harcamalarla refah seviyesinin artırılması, vergi kesintilerine gidilmesi ve altyapı yatırımlarının gerçekleştirilmesi planlanıyordu.

İtalya'nın gelecek yıl bütçe açığının oranının %1,6 seviyesinde olması hedefleniyordu; ancak hükümet, uzun müzakereler sonucu işsizlik aylığı, emeklilik yaşını tekrar düşürmeye yönelik reform, banka krizlerinden etkilenenlere yönelik yardım, vergi affı ve sabit vergi oranı gibi vaatlerini gerçekleştirmek amacıyla bütçede fazladan yüzde 0,8 oranında açık verilmesini kararlaştırmıştı.

2019 yılı için İtalya’nın yerine getirmesi gereken mali koşullar, diğer bütün üye ülkelerin de yerine getirmekle yükümlü olduğu ve AB Konseyi’nin 28 Haziran 2018’de üzerinde anlaştığı 13 Temmuz 2018’de oy birliği ile kabul ettiği koşullara dayanıyor.

Avrupa Komisyonu 2015’te büyüme ve istihdamın desteklenmesi amacıyla İstikrar ve Büyüme Paktı kapsamında yapısal reformlar, yatırımlar ve mali sorumluluk arasındaki bağın güçlendirilmesine yönelik kurallarının nasıl uygulanacağına ilişkin bir kılavuz sundu. Bu daha sonra İstikrar ve Büyüme Paktı’nda esneklik olarak düzenledi ve Konsey tarafından da 2016’da desteklendi. İtalya bu sağlanan esneklikten en fazla yararlanan ülke oldu. 2015-2018 yılları arasında GSYH’nin %1,8’i yaklaşık 30 milyar oranında yararlandı. Sağlanan bu esneklik sayesinde İtalya’da yapısal reformlar ve yatırımlar desteklendi. Bunlara ilave olarak güvenliğe yönelik tehditler, göçmen krizi ve depremler gibi çeşitli olağanüstü olaylara karşı alınan önlemler alınabildi.

İtalya ayrıca son yıllarda AB’nin sağladığı finansman desteğinden de önemli oranda yararlandı. Nitekim İtalya Juncker Planı olarak adlandırılan Avrupa Yatırım Planı’ndan en fazla yararlanan ikinci ülke. Ekim 2018 itibarıyla Avrupa Stratejik Yatırım Fonu’nun 50 milyar avro ilave yatırımı harekete geçirmesi bekleniyor. İtalya aynı zamanda Avrupa Yapısal ve Yatırım Fonlarından da en fazla yararlanan 2’inci ülke. Bu kapsamda 2014-2020 yılları arasında ülkeye KOBİ’lerin rekabet gücünün ve istihdamın kalitesinin artırılması, iş gücünün becerilerinin geliştirilmesi, iş gücü piyasalarına daha fazla erişim, mesleki eğitim, araştırma ve inovasyon, çevrenin korunması ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş gibi önde gelen alanlara toplam 44,7 milyar avro mali kaynak sağlandı.

İtalyan Hükümetinin harcamaya yönelik mali politikaları ülkeyi AB kurumlarıyla çatışmaya götürürken bu durum Avro Alanı’nı da olumsuz etkiliyor. Hükümet genişlemeci önlemlerin büyümenin artırılması açısından gerekli olduğunu ve bundan geri dönmeye niyeti olmadığını belirtiyor. İtalya’nın taslak bütçe planını açıklamasından hemen sonra finans piyasaları da karıştı. Avrupa hisseleri hızla düşüş göstererek son iki yılın en alt seviyesine indi.

Avrupa Komisyonunun Avro ve Sosyal Diyalog’dan Sorumlu Başkan Yardımcısı Valdis Dombrovskis, Avro Alanı’nın herkes için eşit derecede geçerli kurallara bağlı güç ve güven üzerine inşa edildiğine işaret etti.

İtalya Başbakanı Giuseppe Conte kamu borcunun azaltılmasının henüz geçmişteki küresel ekonomik krizi atlatmamış olan ülke halkını daha fazla sıkıntıya sokacağı uyarısında bulunuyor.  İktidardaki Lig Partisi ve Beş Yıldız Hareketi de harcamalarda artışın büyümeye ivme kazandıracağını savunuyor. Başbakan Conte hükümetin bütçe planının değiştirme yönünde bir “B planı”nın bulunmadığını, planın içeriğinde değil ancak bazı yönlerinde ufak değişiklikler yapılabileceğini belirterek açık kapı bıraktı fakat fazla umut vermedi. Bu şekilde harcamaların gözden geçirilerek bazı azaltmalar yapılabileceği ancak ekonomik büyümenin borç kıskacında çıkış için en iyi çözüm olduğu üzerinde durdu. Öte yandan Avro Alanı’ndan çıkmak gibi bir niyetlerinin olmadığını da belirtti

Avrupa Komisyonunun Ekonomik, Mali İşler ve Vergilendirmeden Sorumlu Üyesi Pierre Moscovici Komisyon tarafından İtalya’ya ilişkin kabul edilen kararın kimseyi şaşırtmaması gerektiğini, İtalya’nın kamu borcunun ülkenin temmuz ayında belirttiği taahhütlerden açık bir şekilde sapma gösterdiğine işaret etti. Bununla birlikte kapının kapalı olmadığını, İtalyan yetkililerle yapıcı diyaloğun devam ettirilmesini istediklerini ve önümüzdeki haftalarda bu şekilde hareket edeceklerini belirtti.

Konseyin İtalya’nın kurallara uymayan bütçe tasarısını reddetme ve yeni bir tasarı isteme ve hatta bu ülkeye para cezası uygulama yetkisi bulunuyor. Eğer Konsey bu şekilde bir karar alır ve bunu uygularsa bu ileride başka Avro Alanı ülkelerinin de benzer mali uyumsuzluklar yaratmaması açısından caydırıcı olarak bir gözdağı vermiş olacak.  AB Brexit gibi başka ciddi konularla zaten enerji kaybederken Birliğin önde gelen ülkelerinin bunlara ilave olarak mali sorunlar yaratmasının önlenmesi de içinde bulunduğumuz dönemde büyük önem taşıyor.

Sema Gençay Çapanoğlu, İKV Kıdemli Uzmanı