İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
16-30 KASIM 2018

AB GÜNDEMİ: AB, May’in Brexit Planını Kabul Etti Ancak Zorluklar Devam Ediyor

AB, May’in Brexit Planını Kabul Etti Ancak Zorluklar Devam Ediyor

Birleşik Krallık 23 Haziran 2016'da yapılan referandumda %48'e karşı %52 oy oranıyla AB'den ayrılma kararı almıştı. Yapılan müzakerelerin ardından hazırlanan anlaşma, 25 Kasım 2018 tarihinde AB liderleri tarafından kabul edildi. Birleşik Krallık'ın AB üyeliğini 29 Mart 2019’da sona erdirecek olan Londra ve Brüksel arasındaki anlaşmanın, Birleşik Krallık Parlamentosu ve AP tarafından da onaylanması gerekiyor. Ancak Birleşik Krallık Parlamentosunun onayı mevcut koşullar altında pek de olası gözükmüyor.

Brexit Anlaşmasının Önemli Satır Araları

AB ve Birleşik Krallık müzakerecileri tarafından hazırlanan ve AB'ye üye devlet ve hükümet başkanlarının Brüksel'de bir araya geldiği zirvede onaylanan 585 sayfalık ayrılık anlaşması metninin Brexit sonucunda ortaya çıkacak bütün konularda hukuki netlik sağlaması öngörülüyor. Öncelikle ekonominin olumsuz etkilenmemesi için Birleşik Krallık’ın geçici olarak ortak pazarda ve gümrük birliğinde kalacağı bir geçiş dönemi belirleniyor. 29 Mart’ta başlayacak bu geçiş dönemi 2020 yılının sonuna kadar sürüyor ve 1 Temmuz 2020'den önce başvurmak kaydıyla bir kereliğine uzatılabiliyor. Bu süre kapsamında Birleşik Krallık, AB kurallarına uyacak, oy kullanamayacak ve üyelik aidatlarını ödemeye devam edecek. Birleşik Krallık hükümeti geçiş süresi tamamlandıktan sonra yürürlüğe girmek şartıyla üçüncü ülkelerle ticaret anlaşmaları imzalayabiliyor.

Anlaşma ile Birleşik Krallık’taki AB vatandaşlarının ve AB'deki Birleşik Krallık vatandaşlarının bulundukları ülkede çalışma veya eğitim hakları sürecek. Aileleri de kendilerine katılabilecek. Bilindiği üzere Birleşik Krallık'ta diğer AB ülkelerinin üç milyondan fazla vatandaşı yaşıyor. AB ülkelerinde yaşayan Birleşik Krallık vatandaşlarının sayısı da 1 milyonu buluyor. Bu kişiler oldukları ya da istedikleri yerde çalışabilecek ya da öğrenim görebilecek. Sağlık ve emeklilik sigortaları işleyecek, diğer sosyal hizmetlerden de yararlanabilecekler. Geçiş döneminde AB ülkelerine ve Birleşik Krallık'a yerleşenler de sigortalı olabilecek ve ailelerini yanlarına aldırtabilecek.

AB üyesi 28 ülke olarak geçmişte verilen mali taahhütlerin de Brileşik Krallık tarafından tam olarak yerine getirileceğine işaret edilen anlaşmada, Birleşik Krallık'ın AB'ye olan borcunun hangi formüle göre hesaplanacağı kesinleşti. Birleşik Krallık AB'ye, "adil bir finansal anlaşma" diye nitelendirilen 39 milyar sterlinlik "boşanma ücreti" ödeyecek. Ayrıca Birleşik Krallık 2020 yılına kadar Birliğin mali planlamalarına dâhil olacak ve geçiş süresinin uzatılması durumunda da bu tarih değişmeyecek. Ayrıca anlaşmada Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu (Euratom), fikri mülkiyet hakları, coğrafi işaretler, tescilli ticari ürünler ve kişisel verilerin korunması gibi alanlarda ortak çözümler yer alıyor.

Anlaşmada, AB üyesi İrlanda Cumhuriyeti ile Birleşik Krallık’a bağlı Kuzey İrlanda arasındaki sınır sorununa yönelik çözüm de bulunuyor. Hatırlanacağı üzere Kuzey İrlanda ile AB üyesi İrlanda arasındaki sınırın statüsü, Brexit görüşmelerinin en sıkıntılı konusunu oluşturuyordu.  Bilindiği üzere şu anda adanın iki tarafında da emeğin ve malların serbest dolaşımı mevcut. Fakat bu durum, Brexit sonrasında değişecek. Hem Birleşik Krallık hem de AB araç kontrollerinin yapıldığı ve sınır görevlilerinin başında durduğu türden bir sınır istemediklerini söylüyordu. Ancak ayrılık sonrası bu sınırın nasıl bir sınır olacağı konusu da iki taraf arasında büyük bir sorun yaratıyordu. Anlaşma taslağı, fiziki bir sınırın önüne geçebilmek için "backstop" denen bir acil durum mekanizması öngörüyor. Bu mekanizma ile gelecekte AB ve Birleşik Krallık arasındaki STA’lar nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın adada fiziki bir sınır olmaması garanti ediliyor.

Zirvede Cebeltarık sorunu da son anda giderildi. Zirve öncesinde AB’nin Cebelitarık ile ilgili olarak AB ve Birleşik Krallık arasında yapılacak bağımsız anlaşmalar için önceden İspanya'nın onayının alınmasının garanti edildiğini belirtmesiyle engel aşıldı. Hatırlanacağı üzere Birleşik Krallık'ın bir parçası olan ve İspanya ile kara sınırı bulunan küçük bir bölge olan Cebelitarık'ın statüsüne ilişkin görüşmelerin daha sonra yapılacağı belirtilmişti, ancak İspanya bu görüşmelerin sadece kendisi ve Birleşik Krallık arasında yapılmasını talep ederek, bu sağlanmazsa Brexit anlaşmasını veto edeceğini söylemişti. Akdeniz'i Atlas Okyanusu’na bağlayan nokta konumunda olan ve İspanya'nın yüz yıllardır üzerinde hak talep ettiği Cebelitarık, 1713'te imzalanan Utrecht Antlaşması ile Birleşik Krallık'ın egemenliğine girmişti. Birleşik Krallık, 1973'te şimdiki AB olan AET’ye girdiğinde Cebelitarık da dış ilişkileri Birleşik Krallık’a bağlı bir Avrupa toprağı olarak dahil olmuştu. Cebelitarık'ta halk %96 gibi ezici bir çoğunlukla referandumda Brexit'e karşı çıktı, çünkü bölge nüfusunun yarısı her gün İspanya'da bulunan işlerine gitmek için sınırı geçmek zorunda. Özellikle anlaşmasız bir Brexit, bölge halkı için büyük zarara yol açacak.

AB'ye üye devlet ve hükümet başkanlarının Brüksel'de yaptığı zirvede Brexit sonrası siyasi ilişkilere dair bağlayıcılığı olmayan ve daha önce üzerinde uzlaşılmış olan 26 sayfalık bir deklarasyon da kabul edildi. Siyasi bildiri metni, Brexit anlaşmasının ardından AB-Birleşik Krallık ilişkilerinin geleceğinin nasıl şekilleneceğini tanımlıyor. Metinde Birleşik Krallık ile AB’nin ticaret, güvenlik ve dış politika konularında yakın işbirliği yapacağı belirtiliyor. Metinde ayrıca AB’nin insanların, sermayenin, malların ve hizmetlerin serbest dolaşımını içeren dört özgürlüğünün bölünmez bir bütün olduğu vurgulanıyor. Tarafların gelecekte eşit şartlarda geniş çaplı bir ekonomik ortaklık kurmalarından da söz ediliyor.

Brexit Anlaşması için Parlamento Onayı Gerekiyor

Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılık anlaşmasının Brüksel’de onaylanmasına rağmen süreç bitmiş değil. Bilindiği üzere AB anlaşmayı onaylasa bile, anlaşmanın Birleşik Krallık parlamentosu ve AP’de de kabul edilmesi gerekiyor. AP tarafında Londra'daki gibi sıkıntılı bir durum yok. AP Başkanı Antonio Tajani, Avrupalı parlamenterlerin büyük çoğunluğunun anlaşmayı desteklediğini söyledi. Tajani, oylamanın muhtemelen Şubat'ta, en geç Mart'ta yapılacağını belirtti. Birleşik Krallık'ta ise şu ana kadar bu konuda görüş bildiren milletvekillerinin çoğu anlaşmaya karşı çıkıyor.

Birleşik Krallık Parlamentosunda anlaşmaya ilişkin oylama beş gün sürecek görüşmelerin ardından 11 Aralık'ta yapılacak. Hiçbir partinin çoğunlukta olmadığı parlamentoda, Birleşik Krallık’ıın 45 yıllık AB üyeliğini sonlandıracak anlaşmaya dair farklı görüşler var. 11 Aralık'taki oylama öncesinde parlamentoda beş gün sürecek tartışmalarda AB ile köprüleri atmaya hazır Brexit yanlısı milletvekilleri ile anlaşmanın yeniden gözden geçirilmesini isteyen uzlaşma yanlısı milletvekilleri ve AB yanlısı milletvekilleri kozlarını paylaşacak.

650 sandalyeli Avam Kamarasında başkan ve oy vermeyen üyeler çıkarıldığında anlaşmanın onaylanması için 318 oya ihtiyaç var. Parlamentoda Başbakan Theresa May'in liderliğini yaptığı Muhafazakâr Parti'nin 315 milletvekili var; ancak onlarca partili, anlaşmaya karşı oy kullanacağını açıklamıştı. May’in kendi partisinin tamamının onayını alması kolay görünmüyor. Hatırlanacağı üzere bu ay içerisnde AB ile yapılan anlaşmadan memnun kalmayan birçok İngiliz bakan istifalarını sundu. Brexit Bakanı Dominic Raab ile Çalışma Bakanı Esther McVey'in yanı sıra Kuzey İrlanda'dan Sorumlu Devlet Bakanı Shailesh Vara ile Brexit Bakan Yardımcısı Suella Braverman görevlerinden istifa ettiklerini duyurmuştu. Temmuz ayında Brexit Bakanı David Davis ve Dışişleri Bakanı Boris Johnson, geçtiğimiz günlerde ise Ulaştırmadan Sorumlu Devlet Bakanı Jo Jonson, Brexit gerekçesiyle istifa etmişti. Birleşik Krallık'ın eski Dışişleri Bakanı Boris Johnson, May'in Brexit planına karşı çıkarak, bu anlaşmanın Birleşik Krallık’ı AB'nin kolonisi statüsüne iteceğini savunmuştu.

Hükümet ortağı Kuzey İrlanda'daki Demokratik Birlik Partisi (Democratic Unionist Party - DUP) de anlaşmaya karşı olduğunu belirtiyor. Muhalefetteki İşçi Partisi ise Birleşik Krallık’ın çıkarına olmadığı gerekçesiyle anlaşmaya karşı oy kullanacağını dile getiriyor. May'in muhalefet partilerinden 15 kadar milletvekilinin desteğini alabileceği bekleniyorsa bile bunun da Brexit anlaşmasının parlamentodan geçmesini sağlayacak 318 sayısına yaklaşmaya yetmeyeceği belirtiliyor.

Peki, anlaşma reddedilirse ne olur? Anlaşmanın reddedilmesi halinde Birleşik Krallık hükümetinin 21 gün içinde bir "B planı" açıklaması gerekiyor. Parlamentoda yeni bir oylama yapmak seçenekler arasında. Başbakan May ve AB yönetiminin açıklamalarına göre, anlaşma üzerinde yeniden müzakere yapmak mümkün değil. Ancak çoğu milletvekili bunu kabul etmiyor ve AB'nin anlaşmayla ilgili şartların değiştirilmesi konusunda ikna edilebileceğini savunuyor. Anlaşmanın reddedilmesi durumunda May'in istifa edebileceği ve bu durumun ya erken seçimi ya da Muhafazakar Parti'de liderlik yarışını gündeme getireceği konuşuluyor.

Milletvekillerinin Birleşik Krallık’ı finansal ve ticari anlamda ciddi sıkıntıya sokabilecek bir uçuruma sürüklemek yerine, anlaşmayı onaylamaları düşük de olsa ihtimaller arasında. Bu minvalde anlaşma, milletvekilleri tarafından onaylanırsa hükümet ciddi bir siyasi krizi atlatmış ve Birleşik Krallık, 29 Mart 2019 tarihinde AB'den ayrılma sürecini başlatmış olacak. Aralık 2020'ye kadar devam edecek olan geçiş sürecinin sonunda ticari ilişkilerde yeni bir çerçeve belirlenmesi planlanıyor. Yukarıda da ifade edildiği üzere, geçiş sürecinde Birleşik Krallık resmi olarak AB dışında olacak ama AB'nin kurallarına ve kurumlarına bağlı kalacak.

Özetle bundan sonraki süreçte Birleşik Krallık’ı yoğun bir siyasi gündem bekliyor. Süphesiz ki anlaşmanın reddedilmesi Birleşik Krallık’ı daha fazla bölünmeye ve belirsizliğe itecektir. Bu minvalde Başbakan May, önümüzdeki günlerde milletvekillerini ve kamuoyunu anlaşmadan yana ikna etmesi için yoğun bir çaba içerisinde olacaktır.

Emre Ataç, İKV Uzman Yardımcısı