İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
16-30 KASIM 2018

AB GÜNDEMİ: AB, İtalya’nın Bütçe Açığını Sıkı Takipte

AB, İtalya'nın Bütçe Açığını Sıkı Takipte

AB, son yıllarda mali durumu gözle görülür bir sorun haline gelen İtalya’ya karşı ciddi önlemler almaya hazırlanıyor. İtalya’nın gözden geçirilmiş taslak bütçe planına ilişkin görüşünü sunan Avrupa Komisyonu, ülkenin 2019 yılı bütçe taslağında, aşırı yüksek kamu borcunu düşürmeye yönelik etkili önlemlere yer verilmediğini belirterek Aşırı Açık Prosedürü sürecini başlatacaklarını açıkladı.

Aşırı Açık Prosedürü, Avrupa Komisyonu tarafından İstikrar ve Büyüme Paktı düzenlemelerinde belirtilen bütçe açığı tavan değerinin aşılması halinde uygulanıyor. İstikrar ve Büyüme Paktı kurallarına göre, üye ülkelerin bütçe açıklarının GSYH’nin yüzde 3'ü, kamu borçlarının da GSYH'nin yüzde 60'ından fazla olmaması gerekiyor. Bu sınırın aşılmaması için ise üye ülkelerden etkin mali tedbirler almaları bekleniyor. Avrupa Komisyonu bu doğrultuda, AB Konseyi ile birlikte üye ülkelerin mali durumlarını takip ederek uyarılarda bulunuyor. Konseyin Aşırı Açık Prosedürünü uygulamaya karar vermesi halinde, öncelikle ilgili üye ülkeye mali durumunu ve açıklarını düzeltmesi amacıyla tavsiye raporu sunuyor ve söz konusu açığı düşürmek için gerekli önlemleri uygulaması için bir takvim belirlemesi isteniyor. Verdiği tavsiyelerin nasıl uygulandığını yakından izleyen Konsey, sorunun aşıldığını değerlendirmesi halinde Aşırı Bütçe Açığı Prosedürünü sonlandırıyor. Söz konusu üye ülkenin taahhütlerini yerine getirmemesi halinde, Aşırı Açık Prosedürünün, aralarında para cezasının da bulunduğu, sonraki aşamalarına geçiliyor.

2019 Yılı Avrupa Sömestri ve İtalya

Bilindiği üzere AB, küresel kriz ve Avro Alanı borç krizinden sonra İstikrar ve Büyüme Paktı’nın güçlendirilmesi ve üye ülkelerin ekonomi ve maliye politikaları arasında eşgüdüm sağlanması amacıyla Avrupa Sömestri adı verilen bir süreç uygulamasını başlattı.  Bu kapsamda üye ülkelerin, yıllık döngüsel bir süreç içerisinde, üye ülkelerin bütçe ve ekonomi politikalarını AB düzeyinde kabul edilmiş hedef ve kurallara uydurmaları gerekiyor. Sömestrin esasını güçlü kamu maliyesi, sürdürülebilir, güçlü ekonomik büyüme ve aşırı makroekonomik dengesizliklerin önlenmesi oluşturuyor.

Avrupa Sömestri, Avrupa 2020 Stratejisi altındaki büyüme ve istihdama odaklı yapısal reformlar ile İstikrar ve Büyüme Paktı (İBP) kapsamındaki mali politikalar ve aşırı makroekonomik dengesizliklerin önlenmesine yönelik politika koordinasyonunu sağlıyor. Avrupa Sömestri’nde, belirli bir zaman çizelgesi ekseninde üye ülkeler, AB düzeyinde oluşturulan tavsiyeler ve rehber ilkeler doğrultusunda politika planlarını içeren ulusal reform programları ve istikrar veya uyum programlarını AB düzeyinde değerlendirilmek üzere sunarlar. Değerlendirmeden sonra, Avrupa Komisyonu ve AB Konseyi, Üye Devletlere, ulusal bütçe ve reform politikalarıyla ve hatta gerekiyorsa makroekonomik dengesizliklerin düzeltilmesi için bir sonraki yılın bütçesiyle ilgili dikkate alacakları özel tavsiyeler oluşturur. Bu aşamalar sonrasında, Üye Devletlerin uygulama sürecine geçilir.

Avrupa Komisyonu, 2019 yılı Avrupa Sömestri kapsamında, Avrupa Sömestri sonbahar paketini 21 Kasım 2018 tarihinde açıkladı. Söz konusu paket 2019 yılına ilişkin, Yıllık Büyüme Araştırması Raporu, Uyarı Mekanizması Raporu, Taslak Ortak İstihdam Raporu, Avro Alanı Ekonomi Politikalarına İlişkin Tavsiyeler ve Avro Alanı Üye Ülkelerine İlişkin Taslak Bütçe Planlarına Yönelik Görüş’ten oluşan raporları içeriyor.

Avrupa Komisyonu’nun 21 Kasım 218 tarihinde yayımladığı, Avro Alanı ülkelerinin taslak bütçe planlarının İstikrar ve Büyüme Paktı kuralları ile uyum durumunu değerlendiren görüş raporları da yayımladı. Bütün bu belgeler arasında, İtalya’ya ilişkin rapor, ülkenin aşırı açık prosedürüne tabi olması gerektiğinin sinyallerini veriyordu.

İtalya’nın Bütçe Planı ve Aşırı Açık Prosedürü

İtalya’nın bu aşamaya nasıl geldiğine göz atacak olursak, ülke ilk olarak 16 Ekim 2018 tarihinde taslak bütçe planını Komisyona sunmuş; 23 Ekim 2018 tarihinde Komisyon, ülkenin İstikrar ve Büyüme Paktı kurallarıyla ciddi uyumsuzluğuna dair görüş kabul etmişti. İtalya’nın reddedilen bütçe tasarısında kamu açığı, 2018 yılı için GSYH’nin %2,4’ü olarak öngörülmüştü. Bu oranın, Maastricht Antlaşması ile belirlenen yüzde 3 sınırının altında kalmasına karşılık, kamu borcunun GSYH’ye oranı %60 sınırının çok üzerinde yer alıyor. 2017’de %131,8 olan bu oran, AB’de geçmişte kurtarma planları yapılan Yunanistan’dan sonra 2’nci en yüksek oran konumunda. Söz konusu borç, yılda kişi başına yaklaşık 37.000 avro yük anlamına geliyor. Ülkede borç servis maliyetleri kamu kaynaklarının büyük bir bölümünün diğer AB üye ülkelerine göre daha fazla oranda tükenmesine sebep olurken üretken harcamalara zarar veriyor. Hâlihazırda İtalya’nın faiz gideri 2017’de GSYH’nin %3,8’i ve 65,5 milyar avro düzeyinde gerçekleşti. Bu tutar kamu harcamalarından eğitime ayrılan pay kadar. Avrupa Komisyonunun bir üye ülkenin bütçe tasarısını reddetmesi ise AB’de yaşanan borç krizinden sonra güçlendirilen İstikrar ve Büyüme Paktı kapsamında ilk defa gerçekleşti. İtalya’nın AB mali kuralları çerçevesinde mali disipline ve kamu borcunun sürdürülebildiğine ilişkin taahhütlerini yerine getirmesi ve gözden geçirilmiş bütçe tasarısını yeniden sunması gerekiyordu.

Geçtiğimiz mart ayında ülkede yapılan genel seçimler öncesi partilerin kampanyalarında popülistlerin vaatlerinin başında işsizlere minimum gelir sağlanması bulunuyordu.  Dört ay önce kurulan yeni koalisyon hükümetinin de vaatleri arasında temel gelirin yanı sıra vergi indirimleri ve emeklilik yaşının uzatılmasında azaltıma gidilmesi geliyordu. İktidardaki koalisyon hükümetinin ortakları, düzen karşıtı Lig Partisi ve aşırı sağ Beş Yıldız Hareketi harcamalarda artışın büyümeye ivme kazandıracağı görüşünde.  Bu amaçla hükümet, gelecek üç yılda GSYİH’nin %2,4’ünü hedefleyen bir açık oranıyla yeni bütçeyi önerdi. Böylelikle, harcamalarla refah seviyesinin artırılması, vergi kesintilerine gidilmesi ve altyapı yatırımlarının gerçekleştirilmesi planlanıyordu.

İtalya'nın gelecek yıl bütçe açığı oranının %1,6 seviyesinde olması hedeflenirken hükümet, uzun müzakereler sonucu işsizlik aylığı, emeklilik yaşını tekrar düşürmeye yönelik reform, banka krizlerinden etkilenenlere yönelik yardım, vergi affı ve sabit vergi oranı gibi vaatlerini gerçekleştirmek amacıyla bütçede fazladan yüzde 0,8 oranında açık verilmesini kararlaştırmıştı. İtalyan Hükümeti, kamu borcu ve kamu açığı projeksiyonlarında azaltıma gidilmesi gereken bütçeyi fazla bir değişiklik yapmadan AB’ye sundu. İtalya Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Matteo Salvini bu konudaki kararlılığını, bütçede genişlemenin ülkenin ekonomik büyümesini artıracağı ve bunun da vergi gelirlerinde artış ve kamu borcunda 2,3 trilyon avro azalma sağlayacağını öne sürerek ortaya koydu.

Komisyon, İtalya’nın 13 Kasım 2018’de sunduğu gözden geçirilmiş taslak bütçe planını değerlendirdikten sonra AB Konseyinin 13 Temmuz 2018’de ülkeye yöneltilen tavsiyelerle ciddi şekilde uyumsuzluk bulunduğunu teyit etti. Yunanistan’dan sonra Avro Alanı’nda en yüksek kamu borcuna sahip ülke konumundaki İtalya ile AB arasında, ülkenin mali durumuna ilişkin bu anlaşmazlık çözümlenmediği takdirde İtalya Aşırı Açık Prosedürü kapsamında GSYH’sinin %0,2’sine kadar bir para cezası ve milyarlarca avro tutarında fonlarının dondurulması tehlikesi bulunuyor.

Avrupa Komisyonunun Ekonomik ve Mali İşler, Vergilendirme ve Gümrüklerden Sorumlu Üyesi Pierre Moscovici, ülkenin İBP kurallarına uyması gerektiğini belirterek AB’nin bu konudaki kararlılığını ortaya koyarken İtalya’nın durumunun çözülebilmesi için “diyalog ve soğuk kanlılığa” her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğunu belirtti.

Sema Gençay Çapanoğlu, İKV Kıdemli Uzmanı