İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
16-30 EYLÜL 2019

KÜRESEL GÜNDEM: Dünyanın İlgiyle Takip Ettiği 74’üncü BM Genel Kurulu

Dünyanın İlgiyle Takip Ettiği 74’üncü BM Genel Kurulu

74’üncü BM Genel Kurulu, 17-30 Eylül 2019 tarihleri arasında ABD’nin New York kentinde 193 ülkeden devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla gerçekleşti. “Yoksulluğun ortadan kaldırılması, kaliteli eğitim, iklim değişikliğiyle mücadele ve kapsayıcılık için çok taraflı çabaların canlandırılması” temasıyla düzenlenen 74’üncü BM Genel Kurulu, yıl içerisinde yapılan en önemli zirvelerden biri olması sebebiyle her yıl olduğu gibi bu yıl da tüm dünya tarafından merakla takip edildi.

74’üncü BM Genel Kurulu, küresel gündemin birbirinden farklı konularla son derece yoğun olduğu bir dönemde gerçekleşti. Öyle ki Suudi Arabistan’da devlete ait petrol şirketi Aramco’nun iki büyük tesisine yapılan saldırılar ve İsveçli iklim aktivisti 16 yaşındaki Greta Thunberg’in yelkenliyle Atlas Okyanusu’nu geçerek New York’a gittiği bir ortamdı. 24 Eylül’de başlayan genel tartışmalardan önce yayımlanan ajanda doğrultusunda uluslararası barış ve güvenlik, insan hakları, uluslararası hukuk ve silahsızlanmanın aralarında bulunduğu geniş bir spektrumda birbirinden farklı konuların dünya liderlerinin gündeminde olması bekleniyordu.

74’üncü BM Genel Kurulu, bazı yüksek düzeyli etkinliklere de ev sahipliği yaptı. Bunlar; 23 Eylül’de gerçekleşen İklim Zirvesi ve küresel sağlık sigortasına ilişkin yüksek düzeyli toplantı, 24-25 Eylül’de düzenlenen Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Zirvesi, 26 Eylül’de gerçekleşen kalkınmanın finansmanına ilişkin yüksek düzeyli diyalog ve 27 Eylül’deki küçük ada devletlerinin geliştirilmesine yönelik yarı dönem yüksek düzeyli değerlendirmesiydi.

74’üncü BM Genel Kurulu’nda Liderlerin Hitapları

17-30 Eylül tarihleri arasında gerçekleşen 74’üncü BM Genel Kurulu’nun en çok ilgi çeken kısmı liderlerin hitapları idi. BM Genel Sekreteri António Guterres, Basra Körfezi’nde tırmanan gerilim ve ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşına ilişkin uyarılarda bulundu. Suudi Arabistan’da petrol tesislerine düzenlenen saldırıların büyük bir krizi tetiklemesinin an meselesi olduğunu dile getiren BM Genel Sekreteri, ABD ve Çin arasında uzun süredir devam eden gerilimin dünyayı iki kutuplu bir hale getirmekte olduğuna dikkat çekti.

Sonrasında liderlere seslenen ABD Başkanı Donald Trump’ın konuşması da merakla bekleniyordu. Dünyanın en güçlü ülkesinin ABD olduğunu söyleyerek sözlerine başlayan Trump, küreselleşme yerine vatanseverliği övdü. ABD ile Japonya arasında akdedilmesi muhtemel ticaret anlaşmasına dair sinyaller veren ABD Başkanı, Çin’in DTÖ üyeliğinin yanlış olduğunu ve bunun ABD menşeli firmaların teknolojilerinin çalınmasına sebep olduğunu dile getirdi. Ardından sözlerine İran ile devam eden Başkan Trump, bu ülkeye uygulanan yaptırımlardan, Suudi Arabistan’da petrol tesislerine düzenlenen saldırılarda İran’ın payından ve İran halkının kendileri için çalışacak ve paralarını çalmayacak bir yönetimi hak ettiğinden bahsetti. Donald Trump’ın konuşmasında yer alan diğer konular; Venezuela’daki darbe girişimi, sosyal medya platformlarının gücü ve kadın-erkek eşitliği gibi başlıklardı.

BM Genel Kurulu’nda Türkiye’yi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve AK Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım temsil etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kürsüde kaldığı yaklaşık 35 dakikalık konuşmasında BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesine ilişkin 69’uncu Genel Kurul’da sarf ettiği ve o günden sonra da her mecrada tekrarladığı “Dünya beşten büyüktür” ifadesini yineledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkan diğer başlıklar; Yunanistan’a geçmeye çalışırken bindiği şişme botun batması sonucu 2015 yılında Ege Denizi’nde boğularak hayatını kaybeden üç yaşındaki Aylan bebek, İsrail’in Filistin üzerindeki yasa dışı faaliyetleri ve muğlak sınırları, Suriye’de kurulacak güvenli bölge, Türkiye’de bulunan Suriyeliler ve nükleer silahlanmaydı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ayrıca her fırsatta tekrarladığı Türkiye’nin milli gelire oranla en fazla insani yardım yapan ülke olduğunu da yineledi. Bu noktada Türkiye’de bulunan Suriyeliler için harcanan yüksek meblağa karşın AB tarafından söz verilen desteğin gelmediğini ifade etti. Suriye’ye ilişkin olarak Rusya ve İran liderleri ile 16 Eylül’de Ankara’da beşincisi düzenlenen zirveye değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de Anayasa Komitesi’nin tesisi ve etkin işlemesinin önemine değindi. Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan; Kıbrıs sorunu, Cemal Kaşıkçı cinayeti, Afganistan’da yaşanan terör olayları, İslamofobi, 15 Mart’ta Yeni Zelanda’da iki camiye düzenlenen silahlı saldırı ve popülist siyasetin artması konularına da değindi.

AB kanadında ise her yıl olduğu gibi Konsey Başkanı Donald Tusk, Birliği 74’üncü BM Genel Kurulu’nda temsil etti. 26 Eylül’de bir konuşma yapan AB Konseyi Başkanı, küresellik yerine yurtseverliğin benimsenmesi çağrısında bulunan Donald Trump’a cevaben; ulusal egoizmin benimsenmesini önlemek amacıyla vatan sevgisi ve küreselleşmenin el ele yürümesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca Donald Tusk, kurallara dayanan uluslararası düzenin sürdürülmesi gerektiğini, çevre konusundaki tehlikenin giderek arttığını ve AB’nin Paris Anlaşması’nın uygulanmasında lider rolü üstlendiğini ifade etti. BM Genel Kurulu kapsamında düzenlenen İklim Zirvesi’nde de konuşan Konsey Başkanı Donald Tusk, BM temasları kapsamında Almanya Şansölyesi Angela Merkel, Birleşik Krallık Başbakanı Boris Johnson ve Japonya Başbakanı Shinzo Abe’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda liderle ikili görüşmeler de gerçekleştirdi.

74’üncü BM Genel Kurulu’na Damga Vuran Çıkışlar

Yaklaşık iki hafta süren 74’üncü BM Genel Kurulu’na damga vuran çıkışlar da yaşandı. Bunlardan ilki ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile 25 Temmuz’da yaptığı telefon görüşmesinin BM Genel Kurulu sırasında basına sızması oldu. Söz konusu görüşmede Trump’ın 2020 yılında yapılacak başkanlık seçimindeki rakibi Joe Biden’ın oğlu hakkındaki yolsuzluk iddialarının araştırılmasını dile getirdiği söylentisi dünya basınında geniş yer buldu. Genel Kurul’a damgasını vuran bir diğer çıkış da İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin konuşmasında ABD’nin ülkesine yönelik yaptırımları devam ettirdiği müddetçe Vaşington yönetimi ile Tahran’ın masaya oturmayacağını açıklamasıydı.

74’üncü BM Genel Kurulu’nda vuku bulan bir diğer önemli çıkış ise Suudi Arabistan tarafından İran’a yöneltilen eleştiriler oldu. Suudi Arabistan’ın Dışişlerinden Sorumlu Bakanı Adil el-Cubeyr, ülkenin milli petrol şirketi Saudi Aramco’nun tesislerine düzenlenen saldırıda İran’a ait silahların kullanıldığına ilişkin ellerinde kanıt olduğunu dile getirdi. BM’nin konuya ilişkin incelemelerinin sürdüğünü belirten Bakan, saldırıya karşılık verme konusunda müttefikleriyle istişare halinde olduklarını ve bir sonraki adıma BM’nin inceleme sonuçları açıklanınca karar verileceğini dile getirdi. 74’üncü BM Genel Kurulu’nda dikkat çeken bir diğer demeç de ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ile ülkesi arasındaki ticaret savaşının kısa bir süre içerisinde son bulacağına dair verdiği mesaj oldu. BM Genel Kurulu’nda yankı uyandıran bir başka çıkış ise “Tropiklerin Trump”ı olarak adlandırılan Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun Amazon ormanlarındaki yangınlara yönelik verdiği demeçti. Bolsonaro, Brezilya hükümetinin yangınlarda payı olmadığını, aksine bu konuda oldukça hassas olduğunu dile getirdi.  

Tüm bunların dışında, 17-30 Eylül 2019 tarihlerinde New York’ta düzenlenen 74’üncü BM Genel Kurulu’na damga vuran ve tabiri caizse altın vuruşu yapan 16 yaşındaki İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg’ün 23 Eylül’de düzenlenen İklim Zirvesi’nde yaptığı konuşma oldu. Uçakların karbon salınımını protesto etmek amacıyla New York’a 15 günlük yelkenli yolculuğu ile gelen genç kızın yaptığı konuşma, son derece duygu yüklüydü. Liderlere olan kızgınlığını net bir şekilde ifade eden Greta, onları “rüyalarını ve çocukluğunu çalmakla” suçladı. Konuşmasının ardından ABD Başkanı tarafından “çok neşeli genç bir kıza” benzetilen 16 yaşındaki iklim aktivitisti, aslında Trump’ın kimilerine göre “kendisiyle dalga geçtiği” kadar da neşeli değildi. Nitekim BM Genel Kurulu kapsamında Greta Thunberg ve 14 çocuk, aralarında Türkiye’nin de olduğu beş ülkeyi iklim değişikliğine yönelik adım atmadıkları iddiasıyla BM’ye şikâyet etti. Kim bilir belki de BM Genel Sekreteri António Guterres’in İklim Zirvesi’nin açış konuşmasında belirttiği üzere “derin bir iklim çukurunda olan” dünyanın düştüğü çukurdan çıkabilmesi için siyasetçilerin hissiz ve olanları normalleştiren konuşmalarından ziyade Greta gibi sesi titreyerek ve gözleri dolarak yapılan, gerçeklerin tüm çıplaklığıyla göz önüne serildiği konuşmalara ihtiyaç vardır.

Merve Özcan, İKV Uzman Yardımcısı