İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
1-15 KASIM 2019

AB GÜNDEMİ: AB’nin 2021-2027 Dönemi Bütçesi Belirsizliklere Gebe

AB’nin 2021-2027 Dönemi Bütçesi Belirsizliklere Gebe

AB terminolojisinde Çok Yıllı Mali Çerçeve (Multiannual Financial Framework – MFF) olarak adlandırılan, halk arasında ise uzun dönemli bütçe olarak bilinen, yedişer yıllık dönemler için AB’nin harcama planını ve önceliklerini ortaya koyan çerçevenin 2021-2027 dönemi için nasıl şekilleneceğine bir türlü karar verilemiyor. İlgili dönemden genellikle bir iki yıl önce masaya yatırılmaya başlayan MFF taslağı ve buna ilişkin görüşmeler, Avrupa Komisyonu tarafından teklif verilmesinin ardından başlar. İçinde bulunduğumuz 2014-2020 uzun dönemli bütçesinin sona erip, 2021-2027 bütçesine geçilmesine yaklaşık bir yıl kala, bir sonraki MFF’ye ilişkin AB ülkeleri tarafından yürütülen görüşmelerde fay hatları derinleşiyor.

Komisyonun 2021-2027 Bütçesine İlişkin Önerisi

Söz konusu süreç, Avrupa Komisyonunun 2 Mayıs 2018 tarihinde yayımladığı Birliğin 2021-2027 dönemindeki bütçesine ilişkin verdiği hem reform hem de öneri niteliğindeki tasarısı ile başladı. Söz konusu tasarıda AB’nin 2014-2020 döneminde 1 trilyon 87 milyar avro olan bütçesinin 2021-2027 döneminde 1 trilyon 135 milyar avroya çıkarılması önerildi. Söz konusu meblağ, Birleşik Krallık dışındaki 27 AB üye ülkesinin milli gelirleri toplamının %1,11’ine tekabül etmekte. Avrupa Kalkınma Fonu’nun (European Development Fund) da AB bütçesine entegre olmasıyla Komisyon, bir sonraki MFF için 27 üye ülkenin milli gelirleri toplamının %1,29’u oranında AB bütçesine katkı yapmalarını gündeme taşıdı. 1 trilyon 135 milyar avroluk bütçenin enflasyon, ekonomik büyüme ve Brexit’in gerçekleşmesi durumunda Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılması gibi birtakım faktörler göz önüne alındığında 1 trilyon 279 milyar avro olacağı da ifade edildi.

Tüm bunlar her bir üye ülke için 2021-2027 döneminde daha fazla katkı yapmak anlamına geliyor ve artacak ulusal katkıların sekizde birinin AB için bir kördüğüm haline gelen Brexit’ten kaynaklanacağı ifade ediliyor.  Ülkelerin 2021-2027 MFF’sine sağlayacakları ulusal katkılaradaha yakından bakıldığında; Almanya’nın 32,8 milyar, Fransa’nın 22,5 milyar, İtalya’nın 15,3 milyar, İspanya’nın 12 milyar, Portekiz’in 2 milyar, Yunanistan’ın 1,8 milyar ve Macaristan’ın ise 1,6 milyar avro katkı sağlaması bekleniyor. Bu kapsamda 2014-2020 bütçe dönemi ile kıyaslandığında Almanya’nın payının %7,28, Fransa’nın payının %1,69, İtalya’nın payının %0,32, Yunanistan’ın payının %0,19 ve Macaristan’ın payının %0,52 artması öngörülüyor.

Komisyonun 2 Mayıs 2018 tarihinde sunduğu taslakta Uyum Politikası ve Ortak Tarım Politikası (OTP) önceki dönemlerin bütçelerinde olduğu gibi en büyük iki harcama kalemi olmayı sürdürüyor; ancak paylarının 2014-2020 bütçe dönemine kıyasla azaltılması öneriliyor. Diğer yandan Horizon Europe; komşuluk, kalkınma ve uluslararası iş birliği araçları; Erasmus+; göç ve sınır yönetimi fonları, güvenlik ve savunma fonları ile dijital dönüşümü hızlandırmak için özel bir program mahiyetindeki Dijital Avrupa’nın bütçedeki payının artırılması taslakta yer alan diğer değişiklik önerileri arasında yer alıyor.        

Birliğin 2021-2027 MFF’sindeki diğer değişiklik önerileri incelendiğinde yeni bütçenin dörtte birinin yani yaklaşık 320 milyar avroluk kısmının iklimle ilgili faaliyetlere yatırılması; Uyum Politikası’nda tematik odaklanma adı verilen seçiciliğin ön plana çıkarılması; tarım, araştırma ve altyapı harcamalarında daha yüksek iklim hedeflerinin benimsenmesi göze çarpıyor. Ayrıca sınır güvenliği için ayrılan bütçenin artırılması, Avrupa Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansı’nın kapasitesinin geliştirilmesi, AB’nin periferisinde yer alan bölgelerde küresel gücünün kalkınma yardımları ile dış ve güvenlik politikası gibi araçlar vasıtasıyla artırılması amacıyla bölgeye %30 oranında daha fazla kaynak ayrılması da taslaktaki dikkat çekici diğer öneriler.

Umutlar Bir Sonraki Zirveye Kaldı

Koltuklarını 1 Aralık’ta halefleri Ursula von der Leyen ile Charles Michel’e devretmeye hazırlanan Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ve AB Konseyi Başkanı Donald Tusk’un katıldığı son Liderler Zirvesi, 17-18 Ekim 2019 tarihlerinde Brüksel’de gerçekleşti. Zirve öncesinde Komisyon, devlet ve hükümet başkanlarına 2019 yılı bitmeden 2021-2027 uzun dönemli AB bütçesi üzerinde uzlaşıya varma çağrısında bulunmuştu.

Brexit, Kuzey Makedonya ve Arnavutluk’un AB ile üyelik müzakerelerine başlaması, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetleri ve Suriye’nin kuzeydoğusunda yürüttüğü Barış Pınarı Harekâtı gibi kritik konuların yanı sıra 2021-2027 bütçesine ilişkin tartışmalar da Zirve gündeminin üst sıralarında yerini aldı. Özellikle Brexit’in gerçekleşmesi ile Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılması durumunda Birliğin bir sonraki uzun dönemli bütçesinin nasıl şekilleneceği masaya yatırıldı. Hatırlatmak gerekirse; Birleşik Krallık, AB bütçesine en fazla katkı yapan ülkelerden biri ve Birlikten ayrılması durumunda 12 ila 14 milyar avro değerinde bir bütçe açığının oluşacağı ifade ediliyor. Bu açığı kapatmak için iki seçenek mevcut; ya üye ülkelerin katkıları artırılacak ya da harcamalarda kesintiye gidilecek. Üye ülkelerin de mevcut katkılarını artırmaya çok fazla istekli olmayacakları tahmin etmek çok zor olmayacağına göre hâlihazırda zaten karışık olan bütçe sürecinin daha da içinden çıkılmaz bir hal alması işten bile değil.

Harcamalarda kesintiye gidilmesi senaryosunda ise en fazla kesinti yapılması planlanan kalemlerin OTP ve Uyum Politikası kapsamında bölgesel harcamalar olması bekleniyor. 1 Aralık’ta Berlaymont’un başkanlığını üstlenmesi beklenen von der Leyen; OTP ve Uyum Politikası’ndan kısıp iklim değişikliği, inovasyon, teknoloji ve AB’nin küresel rolü gibi alanlara daha fazla kaynak ayırmayı hedefliyor. Bu kapsamda OTP ve Uyum Politikası fonlarında kesintiye gitme önerisinin en çok duvara çarptığı ülkeler Çekya, Macaristan, Polonya ve Slovakya’dan oluşan ve söz konusu fonlardan en çok faydalanan ülkeler arasında yer alan Visegrad Dörtlüsü oldu. AB liderleri arasında iyice belirginleşen bir diğer fay hattı da AB Konseyi Dönem Başkanı Finlandiya’nın önerdiği ve ajandasının üst sıralarına aldığı Birliğin fonlarından yararlanmak için hukukun üstünlüğüne uyma koşulu. Söz konusu koşul da özellikle bu alanda eksiklikleri bulunan Macaristan ve Polonya’yı finansal açıdan zora sokabilir. Tüm bunlardan dolayı, 17-18 Ekim tarihlerinde gerçekleşen AB Liderler Zirvesi’nde 2021-2027 bütçesine ilişkin yürütülen görüşmelerde ilerleme sağlanamadı ve Dönem Başkanı Finlandiya’ya 12-13 Aralık 2019 tarihlerinde gerçekleşecek bir sonraki Zirve için sayısal göstergeler içeren bir müzakere kutusu hazırlama yetkisi verildi.

Zirve'nin ardından 5 Kasım günü AB’nin 2021-2027 dönemi bütçesi için bir başka önemli gelişme yaşandı ve aralarında 2004 ve sonrasında Birliğe üye olan ülkeler ile İspanya, Portekiz ve Yunanistan’ın da yer aldığı 16 ülke bir bildiri imzaladı. Prag’da toplanan ve kendilerine Uyumun Arkadaşları (Friends of Cohesion) adını veren 16 ülke, özellikle Uyum Politikası kapsamında verilen fonlarda yeni bütçe döneminde kesintiye gidilmemesi konusunda ısrarcı olduklarını ifade etti. Kıssadan hisse, bir sonraki AB Zirvesi ve Komisyonun önerdiği bütçe revizyonunun akıbeti, ulusal katkılardaki artışlar ve OTP ile Uyum Politikası fonlarında kesintiye gidilip von der Leyen’in istediği şekilde kaynakların araştırma ve inovasyon gibi alanlara aktarılması konusundaki tartışmalar nedeniyle belirsizliklere gebe.

Merve Özcan, İKV Uzman Yardımcısı