İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
1-15 MAYIS 2020

AB GÜNDEMİ: AB Ekonomisinin COVID-19 Görünümü: Derin Bir Durgunluk, Toparlanmada Belirsizlik

AB Ekonomisinin COVID-19 Görünümü: Derin Bir Durgunluk, Toparlanmada Belirsizlik

Avrupa Komisyonunun 6 Mayıs 2020 tarihinde yayımlanan Bahar Dönemi Ekonomik Tahmin Raporu koronavirüs sonrası dünya ve AB ekonomilerinin içinde bulunduğu zorlu ekonomik koşulları ortaya koyarken gelecek beklentilerinde de belirsizliğin hâkim olduğunu gösteriyor.

Koronavirüs salgını dünya ve AB ekonomilerinde ciddi sosyo-ekonomik sonuçları olan büyük bir şok etkisi yarattı. Gerek AB, gerek ulusal düzeyde üye ülkelerde virüsün ekonomik tahribatına karşı politika önlemleri alınmakla birlikte AB ekonomisinin ciddi bir durgunluk yaşaması bekleniyor.

Üye ülkelerde hükümetlerin izolasyon önlemlerinin ekonomilere olan ağır etkilerini azaltmak amacıyla ekonomik destek paketleri kabul edildi. Bu kapsamda şirket iflaslarının önlenmesi amacıyla likidite desteği ve maaşlarında indirim yapılan ya da izolasyon nedeniyle çalışamayan işçilerin gelir kayıplarının azaltılmasına yönelik gelir desteği ile işsizlik artışının önlenmesinin yanı sıra, özel sektörün ve piyasaların likidite ihtiyacını karşılamak üzere alınacak önlemleri içeriyor. Üye ülkelerin söz konusu önlemlerine ilave olarak, AB düzeyinde de önlemler alındı.  Bu önlemler, yapısal fonların kullanımının tamamen esnekleştirilmesini ve işsizlik risklerini azaltmak amacıyla 100 milyar avroluk bir destek planının oluşturulmasını, KOBİ'ler için 25 milyar avro tutarında bir garanti fonu ve İstikrar Mekanizması kapsamında bir kredi hattı oluşturulmasını içeriyor.

AB’de Ekonomik Daralma Beklentileri

Komisyonun Bahar Dönemi Ekonomik Tahmin Raporu’na göre istisnasız bütün AB üye ülkeleri koronavirüs salgınından etkilendi. Dolayısıyla Avro Alanı ekonomisinin 2020'de %7,7 ile rekor düzeyde daralması ve 2021'de %6,3 büyümesi öngörülüyor. AB ekonomisinin ise 2020'de %7,4 daralacağı ve 2021'de %6 civarında büyüyeceği tahmin ediliyor. AB ve Avro Alanı için öngörüler, 2019 Sonbahar Ekonomik Tahmin raporuna kıyasla yaklaşık %9 oranında revize edildi. Avro Alanı’nın önde gelen ekonomileri de koronavirüsün ağır etkisi altında bulunuyor. Almanya’nın da 2020’de %6,5 daralacağı 2021’de ise %5,9 oranında büyüyeceği tahmin ediliyor. Koronavirüs salgınının en çok görüldüğü ve yıkıcı etkilerinin en fazla hissedildiği ülkelerin başında gelen İtalya’nın da 2020’de %9,5 küçülmesi ve 2021’de %6,5 oranında büyümesi bekleniyor. Benzer şekilde İspanya ekonomisinin de 2020’de %9,4 daralacağı ve 2021’de %7 büyüyeceği tahmin ediliyor.   

Salgının yarattığı ekonomik şok bütün ekonomileri vurmakla birlikte büyümeye olumsuz etkisi ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor. 2020’de öngörülen azalış ve 2021’deki sıçrama niteliğindeki artış oranının da ülkeden ülkeye farlılık göstermesi bekleniyor. Her üye ülkenin ekonomik toparlanması sadece o ülkedeki salgının evrimine değil, aynı zamanda ekonomilerinin yapısına ve istikrar politikalarına yanıt verme kapasitelerine de bağlı olarak kendini gösterecek. Bir üye ülkenin toparlanma süreci diğer üye ülkelerin de toparlanma gücünü etkileyecek.

Koronavirüs salgını tüketici harcamalarını, sanayi üretimini, yatırımları, ticareti, sermaye akışlarını ve tedarik zincirlerini ciddi şekilde etkiledi. Koronavirüsün yayılmasının önlenmesi kapsamında alınan önlemler ve izolasyon tedbirlerinin kademeli olarak hafifletilmesinin toparlanma için zemin hazırlaması bekleniyor. Bununla birlikte, AB ekonomisinin 2020’de uğradığı ekonomik kaybı 2021 sonuna kadar tam olarak telafi etmesi mümkün görünmüyor. Yatırımlar baskı altında kalırken işgücü piyasasının da tamamen toparlanması beklenmiyor. 

AB ve ulusal politika önlemlerinin krize yanıt verme konusundaki etkinliği, ekonominin uğradığı zararın sınırlandırılması ve sürdürülebilir ve kapsayıcı büyümeye doğru yönlendirmek üzere hızlı ve sağlam bir toparlanmayı kolaylaştırması açısından oldukça önem taşıyor.

Çeşitli Ekonomik Önlemlerin Alınmasına Rağmen İşsizliğin Artması

Kısa süreli çalışma planları, ücret destekleri ve işletmelere yönelik teşvikler istihdam kayıplarını sınırlamaya yardımcı olsa da koronavirüs salgınının işgücü piyasası üzerinde ciddi bir etkisi olması bekleniyor. Avro Alanı’nda işsizlik oranının 2019'da %7,5'ten 2020'de %9,6'ya yükselmesi ve 2021'de tekrar % 8,6’ya inmesi öngörülüyor. AB'de işsizlik oranının 2019'da %6,7'den 2020’de %9'a yükselmesi bekleniyor. 2021'de yaklaşık % 7,9'a düşeceği tahmin ediliyor.

2014 yılından bu yana düşüş eğiliminde olan kamu borcunun GSYİH’ye oranında önemli artış kaydedilmesi kuşkusuz şaşırtıcı olmayacak. Avro Alanı için 2019'da %86  olan söz konusu oranın 2020'de %102,7’ye yükselmesi ve 2021'de %98,8’e gerilemesi bekleniyor. İlgili oranın AB'de ise 2019'da % 79,4'ten bu yıl % 95'e yükselmesi, gelecek yıl % 92'ye inmesi öngörülüyor.

Yüksek Belirsizlik ve Aşağı Yönlü Riskler

Bahar Dönemi Tahmin Raporu normalden daha yüksek bir belirsizlik taşıyor. Koronavirüs salgınının ve korunma önlemlerinin gelişimi hakkında bir dizi varsayımlara dayanıyor. Tahmin,  mayıs ayından itibaren koronavirüs önlemlerinin kademeli olarak kaldırılacağı varsayımına dayanırken tahmini çevreleyen riskler de son derece büyük ve olumsuz yönde yoğunlaşıyor.

Şu anda öngörülenden daha şiddetli ve daha uzun süreli bir salgının büyüme tahminin temel senaryosunda varsayıldığından çok daha fazla bir düşüş yaşanması riski bulunuyor. AB düzeyinde güçlü ve zamanında ortak bir toparlanma stratejisinin olmaması halinde, krizin Tek Pazar içinde ciddi bozulmalara ve Avro Alanı üye ülkeleri arasında yerleşik ekonomik, finansal ve sosyal ayrışmalara yol açma riski bulunuyor. Ayrıca salgının uluslararası ticarete bakış açılarında da değişliğe yol açma ihtimali bulunuyor. Bu değişimin dışa açık ve üye ülke ekonomilerinin birbiriyle sıkı bir şekilde bağlantılı olduğu AB ekonomisinin, gelişmiş ve küresel değer zincirleriyle bağlantılarını ve uluslararası işbirliğini zedeleyerek, sert ve kalıcı değişiklikleri tetikleme riski de söz konusu. Öte yandan salgın iş dünyasında da ciddi etkiler yaratarak şirketlerin iflası ve işgücü piyasasında kalıcı değişikliklere yol açması ihtimali de bulunuyor. 

Avrupa Komisyonunun Ekonomiden Sorumlu Üyesi Paolo Gentiloni’nin de belirttiği gibi Avrupa, Büyük Buhran'dan bu yana benzeri görülmemiş bir ekonomik şok yaşıyor. Durgunluğun derinliği ve toparlanmanın gücü belirsiz ve bunu büyük oranda, karantina önlemlerinin kaldırılabilme hızı, turizm gibi hizmetlerin her üye ülkedeki önemi ve her ülkenin finansal kaynakları belirliyor. Üye ülkeler arasındaki bu tür farklar, Tek Pazar ve Avro Alanı için bir tehdit olsa da, bütün üye ülkelerin dayanışma ve ortak eylemde bulunmaları bu krizden çıkışın anahtarını oluşturuyor.

Sema Gençay Çapanoğlu, İKV Kıdemli Uzmanı