İKV E-Bülteni | 2010 » 15-21 MART » TÜRK SİVİL TOPLUMU – AP PARLAMENTERLERİ TOPLANTISI BRÜKSEL’DE GERÇEKLEŞTİRİLDİ

16 Mart 2010 tarihinde gerçekleştirilen yemekli toplantıda Türkiye’den gelen sivil toplum heyeti Avrupalı parlamenterler ile görüşmek ve fikir teatisinde bulunmak fırsatını buldu. Türkiye’den gelen heyet farklı kesimleri temsil ediyordu. Heyet şu isimlerden oluşmuştu: İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Başkanı Prof. Dr. Halûk Kabaalioğlu, Türk Ekonomi Bankası Yönetim Kurulu Başkanı ve İKV Yönetim Kurulu üyesi Yavuz Canevi, Devlet eski Bakanı Tayyibe Gülek, TBMM önceki dönem milletvekili Ayşe Gülsün Bilgehan, TOBB AB Dairesi Başkanı Mustafa Bayburtlu, Yazar ve Yeditepe Üniversitesi öğretim üyesi Mario Levi, Hürriyet Gazetesi yazarı ve Zego İletişim Stratejileri Merkezi’nin sahibi Zeynep Göğüş, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu’ndan Şafak Çivici, TOBB Genç Girişimciler Kurulu’ndan Murat Kolbaşı, İKV Genel Sekreter Vekili Doç. Dr. Çiğdem Nas, İKV Brüksel Temsilcisi Haluk Nuray ve TOBB Brüksel temsilcisi Bülent Bilgiç. Medyadan, siyasete, iş dünyasından edebiyata farklı kesimlerden gelen katılımcılar, Avrupa Parlamentosu üyelerine, Türkiye’nin AB süreci ve güncel gelişmeler konusunda kendi görüşlerini iletmek ve onlardan bilgi almak olanağını buldular.

AP’nin bir önceki döneminde görev yapan parlamenterlerle başlatılan bu proje Haziran 2009’da seçilen yeni parlamento üyeleri ile sürdürülüyor. Sivil toplum ve parlamenterler arasındaki diyalog toplantılarına AP tarafından, toplantının ev sahipliğini yapan Sosyalist ve Demokratlar İlerici İttifakı Grubu üyesi Emine Bozkurt’un yanı sıra aşağıdaki Avrupa Parlamentosu üyeleri katıldı: Yunanistan’dan seçilen, Özgürlük ve Demokrasi Avrupası Grubu üyesi ve Başkan Yardımcısı Niki Tzavela,  Hollanda’dan seçilen Avrupa için Liberal ve Demokratlar İttifakı Grubu üyesi Marietje Schaake, Bulgaristan’dan seçilen Avrupa için Liberal ve Demokratlar İttifakı Grubu üyesi Metin Kazak, İngiltere’den seçilen Avrupa için Liberal ve Demokratlar İttifakı Grubu üyesi Sarah Ludford, Romanya’dan seçilen Sosyalist ve Demokratlar İlerici İttifakı Grubu üyesi Ioan Enciu, Almanya’dan seçilen Sosyalist ve Demokratlar İlerici İttifakı Grubu üyesi İsmail Ertuğ ve Polonya’dan seçilen Avrupa Halkları Partisi Grubu üyesi Jaroslaw Leszek Walesa.

Yoğun bir görüş alışverişinin gerçekleştirildiği toplantıda tüm katılımcılar kendilerini tanıtarak, Türkiye’nin AB süreci konusunda dile getirmek istedikleri noktaları ifade etiler. Avrupa Parlamentosu üyesi (APÜ) Emine Bozkurt ve İKV Başkanı Prof. Dr. Halûk Kabaalioğlu toplantıyı açarken bazı bilgiler verdi. Prof. Dr. Kabaalioğlu, Türkiye’de reform sürecinin beklenen dinamizm ile devam etmesi için AB’den gelen sinyallerin çok büyük önem taşıdığına değindi. Hedef tarih belirlenmeden sürdürülen müzakere sürecinin belirsizlik yarattığını ifade eden Kabaalioğlu, özellikle AB ülkeleri tarafından Türk vatandaşlarına uygulanan vizenin yarattığı sıkıntılara değinerek, vize prosedüründe istenen belgelerin özel hayatın gizliliği ve ticari sırların korunması ilkelerini ihlal ettiğini, AB’ye katılım müzakerelerini sürdüren bir ülkeye vize uygulanmasının yanlış olduğunu ve vizenin bir tarife dışı engel etkisi yarattığını belirtti. APÜ Ioan Enciu ise, Türkiye’ye yapmış olduğu ziyarete değinerek, müzakere sürecindeki gecikmenin Türk halkında hayal kırıklığı yarattığını gördüğünü söyledi ve Türkiye’nin üzerine düşenin yılmamak ve reform sürecini tamamlayarak kendi kalkınmasını hızlandırmak olduğunu ekledi.

APÜ Emine Bozkurt, Türkiye’de kadına yönelik şiddet olaylarındaki artışa dikkat çeker ve bu olayların Türkiye’nin AB’deki imajına da zarar verdiğini belirtirken, Gülsün Bilgehan, son yıllarda bu tür olayların daha çok görünür hale geldiğini, şiddet ve namus cinayetleri gibi olayların toplumda tartışıldığını, yavaş da olsa, kadınların durumunda ilerleme sağlandığını ve AB sürecinin Türkiye’de kadınların durumu açısından kritik önemde olduğunu ifade etti. Türkiye’de laikliğin çok önemli ve hassas bir konu olduğuna değinen Tayyibe Gülek,  AB sürecinin Türkiye’de reform süreci açısından önemli bir etmen olduğunu ve 1999 sonrası başlayan reform sürecinin farklı hükümetler ve partiler tarafından desteklendiğini belirtti. APÜ Metin Kazak, Türkiye’de reform süreci çerçevesinde tabu olarak adlandırılabilecek konuların da tartışılmaya açılması ve demokrasi ve özgürlüklerde ilerleme sağlanması gerektiğini belirtti.

Gümrük birliği konusuna değinen Prof. Dr. Halûk Kabaalioğlu, Türkiye’nin dünyanın 16. en büyük ekonomisi olduğunu, Türkiye’nin gümrük birliği içinde olup karar alma sürecinde yer alamamasının olumsuz etkilerine değindi. Mario Levi önümüzdeki dönemde Türkiye ve AB için sloganın “bir şeyler yapmalıyız” olması gerektiğini ifade ederken, Türkiye’deki yoksulluk sorununa dikkat çekti. Türkiye ve AB arasında bir güven bunalımı olduğuna dikkat çeken Gülsün Bilgehan, bu sorunun aşılması gerektiğini ifade etti. Yavuz Canevi, AB üyeliği hedefinden çok sürecin Türkiye için önemli olduğunu savundu ve AB’nin özellikle akıllı büyüme politikaları ve genç nüfusunu teknolojideki gelişmelere ayak uyduracak şekilde eğitme sorunları ile karşı karşıya olduğunu belirtti. AB’nin yeni hazırladığı 2020 stratejisinde Türkiye’nin de dikkate alınması gerekliliğine dikkat çekti. APÜ Marietje Schaake Avrupa’nın içinde bulunduğu sorunlara dikkat çekerken, AB yanlılarının güç kaybetmekte olduğunu, Türkiye ve AB’nin aynı bölgede globalleşmeye uyum sağlamaya çalıştıklarını ve ortak çıkarlar ve fırsatlar arayışı içinde olduklarını ifade etti. İki taraf arasında güvenin tesis edilmesi ve Türkiye ve AB’nin birbirine yardım eli uzatması gerektiğini vurguladı. Marietje Schaake, AB’de Türkiye konusunda da var olan çeşitliliğe dikkat çekerken, AB’de Türkiye için gece gündüz çalışan kişiler olduğunu ve “ortaklaşa neler yapılabilir, ilişkiler nasıl ilerletilebilir” gibi konulara odaklanmanın daha verimli olacağını savundu. Toplantı karşılıklı iyi dilekler ve temasların davet ettirilmesi temennisi ile sona erdi.

Avrupa parlamenterleri ile gerçekleştirilen toplantıdan sonra heyet AP Başkanı Jerzy Buzek ile bir araya geldi. Heyet üyeleri ile tanışan ve İktisadi Kalkınma Vakfı hakkında bilgi alan Buzek, sivil toplumun hem AB, hem de Türkiye’de gelişmekte olduğunu ve her türlü sorunu açıkça tartışabilmemiz gerektiğini belirtti. Kıbrıs konusunun hala çözülememiş olmasına ve Türkiye’nin AB süreci üzerindeki etkilerine değinen İKV Başkanı, Avrupa Parlamentosu Başkanı’nın ilişkilerin geliştirilmesinde daha fazla rolü olabileceğine ve Avrupa Parlamentosu’ndan daha fazla destek beklendiğine değindi. AB ile açık ve samimi bir diyalog sürdürülmesi, Türkiye ve AB için sürecin vazgeçilmezliği, demokrasi ile AB üyeliği bağlantısı gibi konulara Türkiye’den gelen sivil toplum temsilcileri tarafından dikkat çekildi. Heyet tarafından ifade edilen görüşleri dinledikten sonra söz alan Buzek, reform ve müzakere sürecindeki zorluklardan haberdar olduğunu belirterek, Hırvatistan’ın müzakere sürecinin de Slovenya ile sorunları nedeniyle iki yıl bloke edildiğine değindi. AB’ye 2004’te üye olan Polonya’dan gelen Buzek, üye olmaya çalışan aday ülkelerin her şeyi eski üyelerden daha iyi yapmak gibi zor bir konumda olduğunu bildiğini sözlerine ekledi. Şahsen Türkiye’nin AB sürecini desteklediğini, ancak görevi nedeniyle tüm AP’yi temsil etmek durumunda olduğunu ifade eden Buzek, Türkiye ile sürecin devam etmesinin önemine dikkat çekerek sözlerini tamamladı.

Türkiye’deki reform süreci, AB katılım müzakerelerindeki gelişmeler, Kıbrıs konusu, vize uygulaması, gümrük birliği gibi gündemdeki konuların masaya yatırıldığı toplantıda Türkiye sivil toplum temsilcileri AP üyeleri ile bir araya geldiler. İletişim, karşılıklı olarak birbirini tanıma ve anlama açısından önemli bir adım olarak nitelendirilebilecek diyalog toplantısı karşılıklı olarak iyi niyet ve güven ortamının oluşmasında önemli bir katkı sağladı. Diyalog toplantıları Avrupa Parlamentosu üyelerinin Türkiye ziyaretleri ve Türkiye sivil toplum temsilcilerinin Brüksel ziyaretleri kapsamında ikili ve çok taraflı görüşmeler ile önümüzdeki dönemde de devam edecek.

http://10.0.0.5/ikv_bulten/?ust_id=2911&id=2915