İKV E-Bülteni | 2014 » 5-11 OCAK » 2013 YILINDA TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİNDE İLERLEME SAĞLANDI

AB Bakanlığı tarafından 3 0cak 2014 tarihinde yayımlanan ve 2013 yılını kapsayan İlerleme Raporu, Türkiye-AB ilişkilerinde geçen yıl elde edilen önemli kazanımlara işaret ediyor. Yeni AB Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, raporla ilgili yaptığı açıklamada “raporun dikkatli incelenmesi halinde tüm sorunlara karşın müzakere sürecinin Türkiye’ye büyük kazanımlar sağladığına” işaret etti.

Türkiye tarafından hazırlanan söz konusu Rapor’un, Avrupa Komisyonu tarafından geçtiğimiz Ekim ayında hazırlanan Türkiye İlerleme Raporu’na bir tepki olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Çavuşoğlu, son İlerleme Raporu’nun “daha önceki raporlara kıyasla daha objektif ve yapıcı bir dille yazılmış olmasının, Türkiye-AB ilişkilerinde olumlu bir hava yarattığını” kaydetti. Hatırlanacağı üzere İlerleme Raporu’nda, “Türkiye’de yapılan siyasi reformların yanı sıra, küresel ekonomik kriz ortamında ekonomik alanda sağlanan büyüme ve AB müktesebatına uyum konusunda kaydedilen ilerlemenin” altı çizilmişti.

Bu çerçevede, AB Bakanlığı’nın hazırladığı İlerleme Raporu’nda, “AB üyeliğinin Türkiye için stratejik bir tercih olduğu” yinelenerek; Türkiye’nin daha iyi bir gelecek ve daha istikrarlı bir AB için kilit rol oynayacağı kaydedilirken, AB üyeliğinin de Türkiye’ye siyasi, ekonomik, toplumsal ve jeostratejik kazanç sağlayacağının tarihi bir gerçek olduğu ifade ediliyor. Raporda ayrıca, AB üyelik sürecinin gerektirdiği reformların katkısıyla, Türkiye’nin sosyo-ekonomik bir dönüşüm süreci geçirmekte olduğu kaydediliyor.

Bunun yanı sıra söz konusu Rapor’da, Ankara Anlaşması’nın 50’nci yıldönümüne denk gelen 2013 yılında, Türkiye-AB ilişkilerinde önemli gelişmelerin gerçekleştiği ve buna paralel olarak “Türkiye’nin reformist karakterinin daha önemli hale geldiği” belirtiliyor. Ayrıca, 5 Kasım 2013 tarihinde,  Bölgesel Politikalar ve Yapısal Araçların Koordinasyonu başlıklı 22’inci faslın açılmasıyla birlikte, enerji ve ulaşım gibi stratejik sektörlerde yüksek seviyede diyalog toplantıları ile işbirliği mekanizmalarının güçlendirilmesi konusunda gelişmeler not ediliyor.

AB Bakanlığı’nın hazırladığı İlerleme Raporu’nda, Türkiye-AB ilişkilerinde 2013 yılında kaydedilen en önemli gelişme olarak 16 Aralık 2013 tarihinde Geri Kabul Anlaşması’nın imzalanması ile resmen başlayan ve Türk vatandaşlarına vizesiz Avrupa yolunu açacak olan Vize Muafiyetine Dair Diyalog süreci gösteriliyor. Bugüne dek açılan fasıl sayısının 14 ve bloke edilmesi nedeniyle henüz açılmamış fasıl sayısının 16 olduğu hatırlatılarak,  müzakere sürecinin başlamasından bugüne geçen sekiz yılda, bazı AB Üye Devletlerinin siyasi engellemeleri nedeniyle Türkiye’nin katılım müzakerelerinde tatmin edici bir seviyeye ulaşamadığı vurgulanıyor.

Bununla birlikte, müzakere sürecinde yaşanan tüm bu olumsuzlukların Türkiye’nin reformları sürdürme kararlılığını engellemediğini altı çiziliyor. Rapor’da değinilen önemli hususlardan bir diğerini ise Türkiye’nin, AB katılım sürecinde siyasi kriterlerin belkemiğini oluşturan Yargı ve Temel Haklar ile Özgürlük ve Güvenlik fasılları üzerindeki blokajların AB tarafından kaldırılması talebi oluşturuyor.

Öte yandan, Avrupa Komisyonu’nun hazırladığı İlerleme Raporu’nun “pozitif ve yapıcı bir dille” yazılmış olması ve AB Bakanlığı’nın hazırladığı İlerleme Raporu’nda 2013 yılında elde edilen önemli kazanımlara işaret edilmesi, Türkiye ve AB arasındaki ilişkilerde ilerleme sağlandığına işaret etmekle birlikte,  son siyasi gelişmeler nedeniyle iki taraf arasında oluşan gergin havanın henüz yumuşamadığı görülüyor.

Nitekim, 27 Aralık 2013 tarihinde Avrupa Komisyonu’nun Genişleme ve Komşuluk Politikasından Sorumlu Üyesi Štefan Füle’nin, son siyasi gelişmeler sonucunda çok sayıda polisin görevden alınmasını endişe ile izlediğini kaydetmesi ve Türkiye’yi “ görevi kötüye kullanma iddialarının ayrımcılık olmaksızın, şeffaf şekilde incelenmesi” konusunda uyarmış; bunu takiben Avrupa Parlamentosu Sosyalist ve Demokratlar Lideri Hannes Swoboda ile Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Ria Oomen-Ruijten’in yaşanan gelişmeleri endişe ile izlediklerini dile getirmişti.

29 Aralık 2013 tarihinde AB tarafından yapılan bu açıklamalara yanıt veren AB Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise Türkiye’deki siyasi nitelikli gelişmeleri yorumlarken AB liderlerinin önyargılı değerlendirme yapmaktan kaçınması gerektiğini kaydederek, Türkiye’nin içinden geçtiği zorlu süreci demokrasinin ve hukukun üstünlüğü ilkelerin rehberliğinde aşacağından şüphe duyulmaması gerektiğini ifade etti.

Öte yandan, katıldığı bir TV programında Türkiye’nin AB ile müzakere sürecinin “yeni bir atılım ve söylem geliştirilerek canlandırılması” gerekliliğine işaret eden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de, Türkiye’de son yıllarda yapılan siyasi reformlarda AB’nin rolünün vurgulanması gerektiğini ifade ederek, Türkiye’nin esas amacının AB üyesi bir ülke seviyesinde gelişmiş bir ülke olmak olduğunu, reform sürecinin hızlandırılması suretiyle, bu sayede gelecekte Norveç gibi AB üyeliğini halkın tercih etmeyeceği bir aşamaya gelinebileceğini belirtti.

http://10.0.0.5/ikv_bulten/?ust_id=2930&id=3059