İKV E-Bülteni | 2010 » 18-24 EKİM » ALMANYA FEDERAL CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANI WULFF TÜRKİYE’YE RESMİ ZİYARETTE BULUNDU

Almanya Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Christian Wulff, 18-22 Ekim 2010 tarihlerinde Türkiye’ye resmi bir ziyarette bulundu. Ziyaret, Almanya’dan Türkiye’ye on yıl aradan sonra cumhurbaşkanı seviyesindeki ilk resmi ziyaret olması açısından büyük önem taşıyor.

Üst düzey bir heyet ve Alman iş dünyasının önde gelen temsilcilerinin eşlik ettiği Federal Cumhurbaşkanı Christian Wulff Türkiye ziyareti sırasında, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile bir araya geldi, TBMM Genel Kurulu’na hitap etti, Ankara’daki resmi temaslarının ardından Kayseri’de düzenlenen İş Forumu’na katıldı, Göreme, Tarsus ve Adana’yı ziyaret ederek, temas ve incelemelerde bulundu ve İstanbul’da Türk-Alman Üniversitesi’nin temel atma törenine katıldı.

Christian Wulff TBMM’deki konuşmasında çeşitli mesajlar verdi. Türkiye ve Almanya arasındaki olumlu ilişkilere vurgu yapan Wulff, iki ülke arasındaki ilişkilerin giderek daha da derinleşeceğini söyledi ve terör, nükleer tehdit, barışın temini ve bu tür sorunlarla mücadele için iki ülkenin daha yakın işbirliği içinde olması gerektiğine işaret etti. Bölgesel politikalar konusunda Türkiye’nin önemli katkıları olduğunu gördüklerini de sözlerine ekledi.

Almanya Cumhurbaşkanı, Kıbrıs konusuna da değinerek, sorunun çözülmesi gerektiğini, bunun sadece ekonomik açıdan değil, Akdeniz’de istikrara ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlayacağını ifade ederek, Türkiye’nin komşuları ile iyi ilişkiler kurması gerektiğini kaydetti. İsrail konusuna da değinen Wulff, Almanya’nın tarihi gereği İsrail’e karşı özel bir sorumluluğunun bulunduğunu belirterek, İsrail’in var olma hakkı ve güvenliğinin hiçbir zaman tartışılamaz olduğunu söyledi. Demokratik ve yaşayabilir bir Filistin devletinin kurulması ve İsrail’le barış içinde yan yana yaşaması gerektiğini de ekledi. Almanya Cumhurbaşkanı bu konuda Türkiye’ye yönelik mesaj da vererek, hem Almanya’nın, hem de Türkiye’nin, Ortadoğu’daki bu sürece yapıcı katkı sağlaması gerektiğine işaret etti.

İran ile ilişkiler konusunda da konuşan Wulff, İran’ın nükleer programını da açık ve kesin bir dille eleştirdi. Türkiye’nin bu programa karşı durması gerektiğini de, İran’ın nükleer programından en çok etkilenen ülkelerden birinin komşusu Türkiye olduğunu söyleyerek belirtti. Sorunun çözümü için İran’ın harekete geçmesi gerektiğine işaret eden Wulff, İran’ın programında ısrar etmesi halinde ise, bunun tüm Ortadoğu’da bir nükleer yarışa yol açabileceğine dikkat çekti.

Wulff, din ve ibadet özgürlüğü ile ilgili meselelere de değinerek  İslam ülkelerinin, ülkelerinde yaşayan Hıristiyanların dini vecibelerini yerine getirmelerine, ilahiyatçılarını eğitmelerine, kiliselerini yapmalarına olanak verilmesi ve Hıristiyanların aynı haklara sahip olmalarını sağlamaları gerektiğini belirtti. Wulff’un bir başka mesajı ise laiklik konusunda oldu. Türkiye’nin, İslam ve demokrasinin hiçbir şekilde birbirine karşı olmadığını gösterebileceğini, Türkiye’nin, canlı bir İslam'la modern bir demokrasiyi bağdaştırdığını söyledi. Türkiye ve Almanya’nın köktendinciliğe karşı birlikte mücadele etmesi gerektiğine de işaret etti. 

Almanya Cumhurbaşkanı Almanya’da yaşayan Türklere de mesaj vererek, kimsenin kültürel kimliğinden ve aidiyetinden vazgeçmek zorunda olmadığını ancak yurttaşların içinde bulundukları topluma ve yaşam biçimine de uyum sağlamaları gerektiğini belirtti. Türk kökenlilerin Almanya’nın bir parçası olduğunu kaydeden Wulff, pek çoğunun iyi niyetle ve aktif bir katılımla Alman toplumuna entegre olduklarını, ancak sorunların da bulunduğunu belirtti ve bunları, Almanca öğrenmeye direnmek, maço tavırlar, eğitime destek vermemek, kadın-erkek eşitliği konusunda topluma uymamak, yüksek suç oranları şeklinde sıraladı. 

Cumhurbaşkanı Wulff, Türkiye’de son Anayasa değişiklikleri konusunda da görüşlerini dile getirerek, Türkiye’nin Avrupa standartlarına biraz daha yaklaştığını ifade etti.

Wulff, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik sürecine de değindiği konuşmasında, Türkiye’nin Batı’ya dönük yönünü “büyük” sıfatıyla andığı Mustafa Kemal Atatürk’ün tayin ettiğine dikkat çekti. Alman Cumhurbaşkanı, Batı’ya bağlı olan, Doğu’ya karşı da aktif ve istikrarlı bir komşuluk politikası izleyen bir Türkiye’nin Avrupa için bir kıymet olduğunu belirtti. Türkiye’nin AB üyelik sürecinin ise  “ucu açık” olduğunu söyledi.

Federal Cumhurbaşkanı Wulff Türk-Alman İşadamları Forumu’nda yaptığı konuşmasında ise vize kolaylığı, çifte vergilendirme ve serbest ticaret anlaşmaları konularında çalıştıklarını belirtirken Türkiye’nin ticari potansiyelini de değerlendirdi. Türkiye’nin olağanüstü bir hızla Avrupa standartlarına uyumlu hale geldiğini söyleyen Wulff, bunun Türk ekonomisi için olduğu kadar AB ekonomisi için de fırsatlar yarattığına dikkat çekti. 

http://10.0.0.5/ikv_bulten/?ust_id=3317&id=3321