İKV E-Bülteni | 2012 » 5-12 ARALIK » AB DIŞİŞLERİ BAKANLARI SURİYE, ORTA DOĞU BARIŞ SÜRECİ VE MALİ GÜNDEMİYLE BİR ARAYA GELDİ

10 Aralık 2012 tarihinde Brüksel’de bir araya gelen AB dışişleri bakanlarının gündeminde Suriye’de süren şiddet, Ortadoğu barış süreci, Mısır’da yaşanan olaylar, Batı Balkanlar ve Ukrayna-AB ilişkileri gibi birçok önemli konu yer aldı. AB dışişleri bakanları, Suriye Muhalifleri ve Devrimci Güçleri Koalisyonu lideri Muaz El Hatib ile görüş alış verişinde bulundular.

Suriye                                                      

Suriye muhalefetinin lideri Muaz El Hatib ile bir araya gelen AB dışişleri bakanları, Suriye’de muhalefetin gittiği yeni yapılanmaya verdiği desteği teyit ederek Suriye Ulusal Koalisyonu’nun Suriye halkının meşru temsilcisi olarak gördüklerini belirttiler, ancak yeni oluşumu Suriye halkının “tek” meşru temsilcisi olarak tanımaktan kaçındılar. Dışişleri bakanları Suriye’ye ilişkin kabul ettikleri karar metninde, Ulusal Koalisyon’un çabalarının daha işler ve kapsayıcı bir duruma gelmesinden duydukları memnuniyeti ifade ederken, Ulusal Koalisyon’a insan hakları, kapsayıcılık ve demokrasi ilkelerine bağlı hareket etmesi ve Suriye’deki tüm muhalif gruplarla ve Suriye’deki sivil toplumun tüm kesimleriyle diyalog halinde olması çağrısında bulundular. Avrupa Komisyonunun İnsani Yardım ve Krize Müdahaleden Sorumlu Üyesi Kristaline Georgieva da AB’nin Suriye halkına sağladığı desteği 30 milyon avro artırdığını açıkladı. Böylelikle AB ve Üye Devletlerin Suriye halkına sağladığı insani yardım 300 milyon avroya ulaştı.

Orta Doğu Barış Süreci

AB dışişleri bakanları, Orta Doğu barış süreci konusunda, İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşimlerini genişletme planlarından duydukları derin endişeyi ifade ederek özellikle oluşturulması planlanan E1 alanına şiddetle karşı çıktıklarını belirttiler. E1 planının uygulanması halinde soruna müzakere edilmiş bir çözüm bulunması şansının ciddi anlamda tehlikeye gireceğini kaydeden AB dışişleri bakanları, bir yandan İsrail’in meşru güvenlik ihtiyaçlarını not ederken, diğer yandan İsrail’in bir an önce önkoşulsuz ve daimi olarak Gazze Şeridi’ni insani yardımın, ticari malların ve kişilerin dolaşımına açması çağrısında bulundu.

Mali

AB dışişleri bakanları, başta kuzey Mali olmak üzere Mali’de yaşanan krizden ve ülkenin siyasi geçiş sürecindeki gelişmelerden duydukları endişeyi ifade ettiler. AB dışişleri bakanları Mali Silahlı Kuvvetleri’ne askeri eğitim ve danışmanlık hizmeti vermek üzere Ortak Güvenlik Ve Savunma Politikası (CSDP) kapsamında Mali’de bir AB eğitim misyonu (EUTM Mali) oluşturulmasına ilişkin kriz müdahale konseptini de onayladılar. Dışişleri bakanları, ayrıca Yüksek Temsilci Ashton’ın Sahel bölgesine bir AB Özel Temsilcisi (EUSR) atanması yönündeki teklifini de memnuniyetle karşıladılar.

AB’nin Sahel bölgesi ve Mali’deki duruma yönelik kapsamlı yaklaşımının bir parçası olan EUTM Mali ile Mali Silahlı Kuvvetleri’nin etkinliğinin ve askeri kapasitesinin artırılmasıyla sivillerin denetimi altında, ülkenin toprak bütünlüğünün korunmasını amaçlıyor.

Mısır, Batı Balkanlar ve Ukrayna

AB dışişleri bakanları, 15 Aralık’ta yeni anayasanın onaylanmasına ilişkin referandum öncesinde Mısır’da yaşanan olayları ele aldılar. AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Ashton, Dışişleri Konseyi toplantısından sonra yaptığı açıklamada tüm kesimleri içeren diyalog başlatılması ve gerilimin azaltılması çağrısında bulundu ve Mısır halkının ihtiyaç duyduğu barış ve güvenliğe ulaşmasının ve demokratik geçiş sürecinin devam edebilmesinin ancak güçlü ve kapsayıcı bir süreçle mümkün olabileceğini vurguladı.

Yüksek Temsilci Ashton, AB dışişleri bakanlarına AB arabuluculuğundaki Belgrad-Priştine diyaloğundaki son duruma ilişkin bilgi verdi. Hatırlanacağı gibi, diyalog kapsamındaki son toplantıda Belgrad ve Priştine başbakanları entegre sınır yönetiminin (IBM) uygulanması ve Belgrad ve Priştine’ye birer irtibat sorumlusu atanması konusunda anlaşmışlardı. IBM kapsamında Kosova ve Sırbistan sınırındaki iki sınır kapısı da 10 Aralık 2012 itibarıyla faaliyete geçti.

AB-Ukrayna ilişkilerini ele alan AB dışişleri bakanları, AB’nin Ukrayna ile ekonomik bütünleşme ve siyasi ortaklık hızının Ukrayna hükümetinin şu üç alandaki performansına bağlı olacağının altını çizdi: 2012 seçimlerinin ve seçim sonrası sürecin uluslararası standartlara uyumu, Ukrayna’nın seçici adalet konusunun üzerinden gelmekteki çabaları ve Ortaklık Gündemi’nde belirtilen reformların uygulanması. AB dışişleri bakanları, Kiev’in belirtilen alanlarda somut ilerleme kaydetmesi koşuluyla, 30 Mart’ta parafe edilen AB-Ukrayna Ortaklık Anlaşması’nın Kasım 2013’de Vilnius’te gerçekleştirilecek Doğu Ortaklığı Zirvesi’ne kadar imzalanabileceğini belirttiler.

http://10.0.0.5/ikv_bulten/?ust_id=499&id=1081