İKV E-Bülteni | 2012 » 18-24 TEMMUZ » IMF RAPORLARI GÜNCELLENEREK YAYINLANDI

Uluslararası Para Fonu (IMF) daha önce yayımlamış olduğu üç raporda 16 Temmuz 2012 tarihinde güncellemeler yaptı.

Güncellenmiş Dünya Ekonomik Görünüm raporuna göre küresel büyümenin 2012 yılında yüzde 3,5, 2013 yılında ise yüzde 3,9 olması bekleniyor. Bu oranlar, Nisan ayında yayımlanan rapora göre, bu yılki büyüme beklentilerinin 0,1 puan, gelecek yılki büyüme tahminlerinin de 0,2 puan düşürülmesi anlamına geliyor.

Avrupa’da Haziran ayında gerçekleştirilmiş olan liderler zirvesinde açıklanan tedbirlerin doğru yönde olduğunu açıklayan IMF, bu tedbirlerin zamanında uygulanması, bankacılık ve mali birlik alanında daha fazla ilerleme kaydedilmesinin öncelik olması gerektiğini belirtti. Gerekli önlemler alınmadığı sürece Avro Alanı’ndaki ekonomilerdeki krizin aynı şekilde devam edeceği, dolayısıyla bu ülkelerde kriz yönetiminin çok önemli olduğu açıklandı. Rapora göre, Avro Alanı’nda 2012 yılında ekonominin yüzde 0,3 küçülmesi, 2013 yılında ise yüzde 0,7 büyümesi öngörülüyor.

ABD’nin mali uçurumdan kaçınmasının gerekliliği vurgulanırken, federal hükümet borçlanma tavanının artırılması ve orta vadeli bir mali plan geliştirilmesinin önemine değinildi. Raporda, ABD’de bu yıl büyümenin yüzde 2, 2013 yılında ise yüzde 2,3 olması bekleniyor.

Yükselen ve gelişmekte olan ülkelerde ise, politika yapıcılarının ticaret oranlarında düşüş ve sermaye akışlarındaki değişkenlikle mücadele edebilmek için hazır olmaları gerektiği belirtiliyor. Bu ülkelerde büyümenin 2012 yılında yüzde 5,6, gelecek yıl ise yüzde 5,9 olması bekleniyor. Bu beklentiler, söz konusu ekonomilerin büyüme oranlarının 2012 yılı için 0,1 puan, 2013 için ise 0,2 puan düşürüldüğü anlamına geliyor.

Küresel Finansal İstikrar Raporu

Küresel Finansal İstikrar Raporu’nda ise mali istikrar ile ilgili risklerin Nisan ayından beri arttığı vurgulanıyor. Artan finansman ihtiyacı ve piyasanın uyguladığı baskılar Avro Alanı için ek kesintiler anlamına gelirken, son Avrupa Birliği liderler zirvesinde alınmış olan kararlar, ani krizlerin çözümünde önemli bir adım teşkil ediyor. Destekleyici para ve likidite politikalarının yanı sıra, alınmış kararların zamanında uygulanması ve mali kuruluşların çalışmalarının iyileştirilmesinin bir öncelik olduğu belirtiliyor. Güney Avrupa ülkelerindeki borçlanma faiz oranları arasındaki farkın derinleşmesinin piyasalardaki hassasiyeti etkileyebileceği vurgulanırken gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin önünde büyüme hususunda önemli güçlükler bulunduğuna ve bu güçlüklerin krizle mücadelede olumsuz bir etkiye sahip olduğuna dikkat çekiliyor.

İspanya bankacılık sisteminin istikrara kavuşturulması için alınmış olan önlemlerin henüz piyasada güven ortamı sağlanmasına neden olmadığı belirtiliyor. İspanya’nın 10 Haziran tarihindeki dış yardım talebi yatırımcılar cephesinde yeterli bir rahatlamaya neden olmazken, AB liderlerinin Haziran zirvesinde mali desteğin sermaye artırımı şeklinde uygulanması kararı kaygıların bir ölçüde giderilmesini sağladı.

Haziran ayındaki zirvede politika saptayıcıların, bankaların varlık kalitesi hususundaki belirsizliği çözmeleri ve banka bilançolarının güçlenmesini desteklemeleri gerektiğine dikkat çekilirken, ülkelerin kamu maliyesini güçlendirecek politikaları ve gerekli yapısal reformları uygulamaları gerektiği belirtildi. AB içinde mali performans konusundaki bölgesel farklılıkların güçlü, birleştirilmiş bir gözlem, kriz yönetimi ve ilke kararı çerçevesinin oluşturulması gerektiği açıklandı.

ABD’deki mali görünüm ve federal borç tavan değerinin mali istikrar için önemli bir risk teşkil ettiği belirtilirken, bu durumun eğer gerekli önlemler alınmazsa hem ulusal hem de küresel anlamda bir istikrarsızlığa neden olabileceği öngörülüyor.

Mali Gözlem Raporu                                                                             

 Gelişmiş ekonomilerde mali bütçe açığı ile ilgili mali düzenlemelerin Nisan ayındaki tahminlerle paralel gittiğinin belirtildiği raporda, gelişmiş ülkelerdeki bütçe açığının 2012 yılında yüzde 0,75, 2013 yılında ise yüzde 1 oranında düşmesi beklendiği açıklandı. Bu oranlar mali sürdürülebilirlik ve büyümeyi destekleme hedefleri arasında bir denge bulma çabasını ortaya koyuyor. Ancak, sadece nominal bütçe açığı hedeflerine yönelmek, büyüme zayıfladığında aşırı mali disiplinin zorunlu hale gelmesi tehlikesini oluşturuyor.

Raporda ABD’deki mali uçurum tehlikesine dikkat çekilirken, gelişmiş ülkelerde bütçe açığı hedefleri belirlemek yerine alınacak önlemlerin uygulanma şekilleriyle ilgili bir düzenleme yapmanın daha uygun olduğu belirtiliyor. ABD’nin 2012 yılında mali performansının gelişmesi, ancak 2013 yılının sorunlar getirebileceği bekleniyor. 

http://10.0.0.5/ikv_bulten/?ust_id=513&id=1851