İKV E-Bülteni | 2014 » 1-8 MART » AB’DE HER ÜÇ KADINDAN BİRİ ŞİDDET MAĞDURU

AB Temel Haklar Ajansı (FRA) tarafından AB üyesi 28 ülkede, kadına karşı şiddet konusunda yapılan araştırmanın sonuçları 5 Mart 2014 tarihinde açıklandı. Araştırma, AB’de her üç kadından birinin (62 milyon kadın) fiziksel ve cinsel şiddet mağduru olduğunu ve kadına yönelik şiddetin tüm AB üyesi ülkelerde önemli bir insan hakkı ihlali niteliğini taşıdığını gösteriyor.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde açıklanan ve AB’de 18-74 yaş aralığını kapsayan 42 bin kadın ile mülakat yapılarak gerçekleştirilen “Kadına Yönelik Şiddet: AB Düzeyinde Araştırma” adlı araştırma, AB düzeyinde ve dünyada kadına karşı şiddet konusunda, bugüne dek yapılan en kapsamlı çalışma olma özelliğini taşıyor. Bu nedenle, AB’de kadına karşı şiddet karnesinin zayıf olduğunu açıkça ortaya koyan söz konusu araştırmanın, AB ülkeleri tarafından görmezden gelinmesi güç görünüyor.

Araştırmada, kadınlara ev ve işyerinde fiziksel, cinsel ve psikolojik şiddet olayları ile karşılaşıp karşılaşmadıkları; takipçilik ve cinsel taciz mağduru olup olmadıkları ve çocukluk yıllarında şiddete maruz kalıp kalmadıkları soruları yöneltiliyor.

Bu sorulara kadınların verdiği yanıtlar ile şekillenen araştırmanın temel bulguları şöyle:

--AB’de her üç kadından biri şiddet mağduru; diğer bir deyişle her üç kadından biri 15 yaşından itibaren fiziksel ya da cinsel şiddete maruz kalıyor. Bu da AB’de yaklaşık 62 milyon kadının şiddet mağduru olduğu anlamına geliyor.

--AB’de her on kadından biri 15 yaşından itibaren bir şekilde cinsel tacize uğruyor; her yirmi kadından biri de tecavüze uğruyor.

--AB’de her beş kadından biri eski veya birlikte olduğu eşinden cinsel veya fiziksel şiddet görüyor.

--AB’de her on kadından biri, 15 yaş öncesinde bir yetişkin tarafından cinsel şiddete maruz kalmış.

--AB’de kadınların yüzde 22’si, birlikte yaşadıkları kişinin fiziksel veya cinsel şiddetine hedef oluyor; buna karşın bu kadınların yüzde 67 gibi büyük bir çoğunluğu, en ağır ev içi şiddet olaylarını bile polise bildirmiyorlar.

--Alkol kullanımındaki artış, ev içi şiddetin yaşanma olasılığını artıyor.

--Kadınların yüzde 18’i 15 yaşından beri takip edilmekten mağdur oluyorlar.

--Kadınların yüzde 55’i çoğunlukla işyerlerinde cinsel tacize uğruyorlar.

--Özelikle genç kadınlar fiziksel, cinsel ve psikolojik saldırılara hedef olan geniş kitleyi oluşturuyorlar.

--AB içinde kadına yönelik polise bildirilen fiziksel ve cinsel tacizin en yüksek oranda görüldüğü ülkelerin, sırasıyla Danimarka ( yüzde 52) Finlandiya ( yüzde 47) ve İsveç ( yüzde 46), aynı zamanda cinsiyet eşitliği konusunda övülen ülkeler olması dikkat çekici. Bu üç ülkeyi İngiltere ve Fransa (yüzde 44) takip ediyor.

--AB’de kadınların en düşük oranda şiddete mazur kaldığı ülke Polonya ( yüzde 19).

--Bu rakamlar çerçevesinde, kadınlara karşı fiziksel ve cinsel şiddetin AB düzeyinde ortalaması yüzde 33 olarak belirlendi.

Araştırmanın bulgularına dayanarak Avrupa Temel Haklar Ajansı tarafından yapılan öneriler ise şu şekilde:

--Kadına yönelik şiddetle mücadelede AB düzeyinde daha fazla araştırma yapılmalıdır

--Kadına karşı şiddeti önlemeye yönelik kampanyalar, kadınlar kadar erkekleri de kapsamalıdır.

--AB’nin kadın erkek eşitliği konusunda yapacağı düzenlemeler, bu araştırmanın verilerine dayanarak şekillenmelidir.

--AB ülkelerinde özelikle yaygın şekilde yaşanan ev içi şiddet, özel bir sorun olarak değil toplumsal bir sorun olarak değerlendirilmeli ve kadına karşı şiddeti önlemeye yönelik mevcut AB mevzuatı gözden geçirilmelidir.

--Tüm AB Üye Devletleri, Avrupa Konseyi’nin İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen Kadına Yönelik Şiddetin ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi Sözleşmesini onaylamalıdır.

Bazı ülkelerde kadına karşı şiddet konusunun açığa çıkmasına iyi gözle bakılmadığı ve birçok olayın yetkililere bildirilmemesi sonucunda kayıt altına alınamaması nedeniyle, bu araştırmanın bulgularının kadına karşı şiddet sorununun yaygınlığını ortaya koymada, nihai bir değerlendirmede bulunmayı güçleştirdiği söylenebilir. Dolayısıyla, cinsiyet eşitliğinin daha güçlü olduğu ülkelerde, yüksek bilinç seviyesi sayesinde kadına karşı şiddete yönelik şikâyetlerin daha yüksek olmasına karşın, diğer bölgelerde yaşanan ancak yetkililere bildirilmeyen vakalar nedeniyle, bu sorunun AB düzeyinde yaygınlık derecesini söz konusu araştırmanın bulgularına göre tam olarak değerlendirmek güçtür.

http://10.0.0.5/ikv_bulten/?ust_id=5310&id=5317