İKV E-Bülteni | 2012 » 29 ŞUBAT-6 MART » AVRUPA KOMİSYONU’NUN 2011 YILI TÜRKİYE İLERLEME RAPORU’NA DAİR RAPOR AVRUPA PARLAMENTOSU’NDA OYLANDI

Hollandalı Hıristiyan Demokrat Avrupa Parlamentosu (AP) Üyesi Ria-Oomen Ruijten’in hazırladığı Avrupa Komisyonu’nun 2011 Yılı Türkiye İlerleme Raporu’na ilişkin rapor taslağı, 1 Mart’ta AP Dış İlişkiler Komitesi’nde (AFET) yapılan oylamada, 7 AP üyesinin “hayır” oyuna karşılık, 54 AP üyesinin “evet” oyu ile kabul edildi. Raporun, 29 Mart 2012 tarihinde AP Genel Kurulu’nda oylanması öngörülüyor.                                                                                                                                

Rapor taslağının görüşüldüğü 29 Şubat’taki toplantıya katılan Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Afif Demirkıran, bazı AP üyelerinin sözde Ermeni soykırımı ile ilgili maddeleri metne dahil etmeye çalışmasına tepki gösterdi. Raportör Oomen-Ruijten önde gelen siyasi grupların desteğini alarak hazırladığı uzlaşı metninde bu gibi iddialara yer vermedi.

Raporla ilgili söz alan İngiliz Muhafazakâr AP Üyesi Geoffrey Van Orden, Türkiye’deki tüm siyasi partilere terör örgütü ile aralarına mesafe koymaları çağrısında bulundu. Ayrıca, AB’nin Kıbrıs konusunda taahhütlerini yerine getirmediğini ifade eden Van Orden, Türkiye’ye bu konuda baskı yaparak bir ilerleme sağlanamayacağını belirtti.

İngiliz Liberal AP Üyesi Sarah Ludford ise, KKTC’ye doğrudan ticaret taahhüdünün yerine getirilmesi için AB’ye çağrıda bulundu.

Bulgaristan’dan Türk asıllı Liberal AP Üyesi Metin Kazak ise, Kıbrıs ile ilgili paragrafta daha dengeli olunması çağrısında bulundu.

Tüm bu tartışmalardan sonra, rapor taslağı 1 Mart’ta AP Dış İlişkiler Komitesi’nde yapılan oylamada büyük çoğunlukla kabul edildi.

AP üyeleri söz konusu raporda, Avrupa Komisyonu tarafından Ekim 2011’de sunulan ve Türkiye’nin AB’ye katılım sürecine ivme kazandırmayı hedefleyen “pozitif gündem”i desteklediklerini ifade ettiler. Raporda, Türkiye ekonomisinin son on yıllık dönemde üç kat büyüdüğü ve Türkiye’nin dünyada en hızlı büyüyen ekonomiler arasında olduğu tespiti yer alıyor. Türkiye’nin Kafkasya ve Hazar petrolü ile doğalgazının AB’ye iletimindeki “enerji koridoru” rolüne ve gelişmekte olan Irak ham petrol ve doğal gaz pazarına olan yakınlığına dikkat çekiliyor.

Raporda ayrıca, AB’nin Türkiye ile dış politika ve komşuluk politikası alanında özellikle Ortadoğu, Afganistan ve Pakistan, Afrika Boynuzu, Batı Balkanlar ve Güney Kafkasya bölgelerinde yakın işbirliği yürütmesinden elde edebileceği getirilere de dikkat çekiliyor. Türkiye’nin Ortadoğu’da oynadığı önemli rol de raporda geniş yer tutuyor. Türkiye’nin Suriye’de Esad rejiminin sivil halka uygulamakta olduğu şiddete karşı emin duruşundan, demokratikleşmekte olan Arap ülkeleri için bir ilham kaynağı olduğundan ve İran’ın nükleer programı ile ilgili müzakerelerde üstlendiği arabuluculuk rolünden de övgüyle bahsediliyor.

Komşu Devletler ve Kıbrıs Sorunu

Raporun komşu devletlerle ilişkiler ve Kıbrıs sorunu ile ilgili maddelerinde, Güney Kıbrıslı Rum AP üyeleri ile Türkiye’nin AB üyeliğine sıcak bakmayan AP üyelerinin görüşlerinin etkili olduğu görülüyor. Türkiye’nin Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin müzakereleri desteklediği belirtilirken, adadaki askerlerini çekmesi ve ilgili BMGK kararlarını uygulaması gerektiği ifade ediliyor. Türkiye’nin, GKRY’nin AB Konseyi Başkanlığı’nı devralacağı 2012 yılının ikinci yarısında AB Konseyi ile ilişkileri donduracağını belirten açıklamaları da üzüntüyle karşılanıyor. Raporda, ayrıca, Ermenistan ile ilişkilerin normalleştirilmesi konusunda ilerleme sağlanması çağrısında da bulunuluyor.

Anayasa ve Yargı Reformu

Anayasa ve yargı reformunun hayati öneminin vurgulandığı raporda, Komisyon’un 23 ve 24’üncü başlıkların müzakereye açılması ile Türkiye’nin katılım müzakerelerinde yargı reformu, temel haklar, adalet ve içişleri konularının öncelikli olarak ele alınması önerisi memnuniyetle karşılanıyor.

Ayrıca, 2010 Anayasa reformu paketinin uygulanması ve yeni bir sivil anayasa hazırlanması yönündeki çalışmaların devam etmesi gerektiğine dikkate çekiliyor. Reformların, bağımsız ve tarafsız bir yargı sistemi oluşturacak standartları AB seviyesine çekmekte hayati bir rol oynayacağı belirtiliyor.

Basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğünün kısıtlandığının belirtildiği raporda, uzun tutukluluk süreleri ve basın mensuplarına karşı açılan davaların çokluğunun endişe uyandırdığı belirtiliyor. Haziran 2011 genel seçimlerinin sakin bir ortamda demokratik bir şekilde gerçekleştiği, ancak yüzde 10’luk barajın indirilmesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde siyasi grupların oluşturulmasına engellerin kaldırılması gerektiğine yer veriliyor.

Dini azınlıkların korunması, kadınlara eşit haklar verilmesi, kadın ve çocuklara şiddet uygulanmasına karşı sıfır tolerans gösterilmesi ile eğitime erişimin kolaylaştırılması da raporda yer alan diğer hususları oluşturuyor.

Vize serbestîsi

Türk iş dünyasının, öğrencilerin, sivil toplum temsilcilerinin ve akademisyenlerin AB’ye erişiminin sağlanmasının öneminin altının çizildiği raporda, Türkiye’nin aday ülkeler arasında vize serbestîsinden yararlanmayan tek ülke olduğuna dikkat çekiliyor ve vize serbestîsine yönelik çalışmalara başlanması çağrısında bulunuluyor.

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış AP Raporunu eleştirdi

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış, rapora ilişkin yaptığı açıklamada,  AP raporlarını, Avrupa Komisyonu kadar ciddiye almadıklarını belirtti ve söz konusu raporların bazı AP üyelerinin kinlerini döktükleri bir belgeye dönüştüğünü ifade etti. Raporla ilgili 416 değişiklik önergesi verildiğini hatırlatan Bağış, bunlardan bazılarının aynen kabul edildiğini belirterek raporla ilgili değişiklik önergelerinin onaylanmasındaki süreci tanımlarken “at pazarlığı” ifadesini kullandı.  AB Dönem Başkanı olan ülke yetkilileri ile bir araya gelmelerinin, ancak bir faslı müzakereye açmak veya Ortaklık Konseyi Toplantısı vesilesiyle olabileceğini belirten Bağış, diğer dönem başkanlıklarında Ortaklık Konseyi Toplantısı gerçekleştirmediklerini belirtti. GKRY Dönem Başkanlığı’nda yeni bir fasıl açmak üzere böyle bir davet almaları halinde, yoğun toplantı programları dolayısıyla katılamayacaklarını ve başlığın açılmasını bir sonraki dönem başkanlığına erteleyebileceklerini de sözlerine ekledi.

http://10.0.0.5/ikv_bulten/?ust_id=533&id=1772